MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2024/382 E., 2024/482 K.
Dava, vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuki sebebine dayalı tapu iptali ve tescil, olmazsa bedel istemine ilişkindir.
Davacı; dava konusu 1 18... parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, davalı kardeşi ...’un kredi çekmesi için dava konusu taşınmazı ipotek göstermek amacıyla davalı ...’yü vekil tayin ettiğini, anılan vekaletname uyarınca ...’nün taşınmazı bilgisi ve rızası dışında ...’a satış suretiyle temlik ettiğini, kendisine ödeme yapılmadığını, temlik tarihinden yaklaşık bir ay sonra ...’un kredi çekerek taşınmaza ipotek tesis ettirdiğini, vekalet görevinin kötüye kullanıldığını, zararlandırıldığını, ...’un usulsüz ve yolsuz olarak aldığı taşınmazı davalı gelini ...’a devrettiğini, ...’ın da bu durumu bildiğini ileri sürerek tapu kaydının iptali ile adına tesciline, mümkün olmazsa dava konusu taşınmazın rayiç bedelinin fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000 TL'sinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... ve ..., süresinde davaya cevap vermemişler; aşamada taşınmazın, davacının ...’a olan borcuna karşılık olarak temlik edildiğini, davacının başkasına olan borçlarını ... ödediği için davacıya taşınmaz için ayrıca bir ödeme yapılmadığını, diğer mirasçıların da paylarını ...’a temlik ettiğini, 1994 yılında yapılan temlik için 2019 yılında dava açıldığını, davacının iyi niyetli olmadığını belirterek davanın reddini savunmuşlardır. Davalı ...’un 26.02.2021 tarihinde ölmüş mirasçıları davaya dahil edilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin 21.10.2021 tarih ve 2019/263 Esas, 2021/265 Karar sayılı kararıyla; Davacı tarafından davalı ...'ın ihtiyacı sebebiyle kredi kullanmasını sağlamak adına taşınmaz üzerine ipotek tesisi işlemleri yapılması için vekil ...'a verilen vekaletname ile dava konusu taşınmazın, davacının iradesi dışında ...'a devredildiği, yapılan bu devir işlemi nedeniyle davacıya herhangi bir satış bedeli ödenmediği, son kayıt maliki ...'ın gelini olan davalı ...'ın 1985 Tokat ili, Merkez ilçesi, ... köyü doğumlu olduğu, 04.03.2003 tarihinde ...'ın oğlu ... ile evlendiği ve ...'ın 2009 yılında vefat ettiği, ...'ın dava konusu taşınmazın ...'a devredildiği tarihten 19 yıl sonra ... ile evlendiği, evlendiğinde 18 yaşında olduğu, taşınmazın ...'ın ölümünden 8 yıl sonra ...'a devredildiği ve taşınmazda yaşadığı, davalı ...'ın taşınmazın vekalet görevini kötüye kullanarak ...'a devredildiğini bilen veya bilmesi gereken kötü niyetli malik olmadığı, ...'ın dava konusu taşınmazı davacının bilgisi dışında ...'a taşınmaz değerinin çok altında bir bedelle devrettiği, vekalet görevini kötüye kullandığı gerekçesiyle tapu iptali ve tescili talebinin reddine, bedel isteminin ise ... ve ... mirasçıları yönünden kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi'nin 13.02.2023 tarih ve 2023/309 Esas, 2023/446 Karar sayılı kararıyla; İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairenin 05.03.2024 tarih ve 2023/1859 Esas, 2024/1795 Karar sayılı kararıyla; davacının .... Noterliğinin 31.01.1994 tarihli ve ... yevmiye numaralı vekaletnamesi ile ...'ı vekil tayin ettiği, ...'nün de anılan vekaletname uyarınca davacının kayden maliki olduğu 1 18... (eski 502) parsel sayılı taşınmazı 28.06.1994 tarihinde davalı ...'a temlik ettiği, ...'un taşınmazı 20.04.2017 tarihinde davalı gelini ...'a devrettiği, ...'un yargılama devam ederken 26.02.2021 tarihinde öldüğü, mirasçılarının davaya dahil edildiği; İlk Derece Mahkemesince ilk el ...'a yapılan temlikte vekalet görevinin kötüye kullanıldığı, ...'un da el ve işbirliği içerisinde olduğunun kabul edildiği ve bedele hükmedildiği, Bölge Adliye Mahkemesince de bu kabulün benimsendiği, anılan kararlara karşı ... mirasçıları tarafından istinaf ve temyiz kanun yollarına başvurulmadığı ve ... mirasçıları yönünden kararın kesinleştiğinin kuşkusuz olduğu, ...'a yapılan temlik hakkında yapılan değerlendirme kesinleştiğinden, son kayıt malikinin iyiniyetli olup-olmadığı hususunun netleştirilmesi gerektiği, İlk Derece Mahkemesince ilk temlikin 1994 yılında yapıldığı, davalı ...'ın davalı ...'ın oğlu ile temlikten 19 yıl sonra evlendiği, ...'ın eşinin ölümünden 8 yıl sonra taşınmazın ...'a devredildiği ve ...'ın taşınmazda yaşadığı, davalı ...'ın taşınmazın vekalet görevini kötüye kullanarak ...'a devredildiğini bilen veya bilmesi gereken kötü niyetli malik olmadığı belirtilmişse de davalı ...'ın TMK'nın 1023. maddesinin korumasından yararlanması için durumu bilmesinin şart olmadığı, 1024. madde de belirtildiği üzere bilen veya bilmesi gereken konumunda olup-olmadığının önemli olduğu, temlik tarihinden sonra da olsa davalı ...'ın ilk el ...'un gelini olup bu durumu bilmesi gereken konumunda bulunduğu, taşınmazı ediniminin iyiniyetli olmadığı ve TMK'nın 1023. maddesinin koruyuculuğundan yararlanamayacağı sonucuna varıldığı, hal böyle olunca, davacının tapu iptali ve tescili talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmiş olmasının doğru olmadığı, kabule göre de davacının kardeşinin eşi olan vekil ...'nün 2000 yılında öldüğü, eldeki davanın 2019 yılında açıldığı, tarafların yakınlık durumu, ölümün uzun süre önce gerçeklemiş olması hususları bir arada değerlendirildiğinde HMK'nın 124. maddesinin de uygulanmasına imkan olmadığı, 4.5.l978 tarihli l978/4-5 sayılı İçtihatları Birleştirme Kararında da belirtildiği üzere dava tarihinden önce ölen kişinin taraf ehliyetini yitireceği, aleyhine dava açılamayacağı, dava tarihinde şahsiyeti sona ermiş olan kimsenin mirasçılarına ardıllık (halefiyet) kuralı uygulanamayacağından tebligat yapılmak veya dava ıslah edilmek suretiyle davaya devam edilemeyeceği, kendiliğinden (re'sen) gözönünde bulundurulması gereken bu usul kuralı gözetilerek anılan kişi yönünden davanın husumetten reddine karar verilmemesinin isabetsiz olduğu gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; bozmaya uyulmak suretiyle davaya konu Tokat ili, Merkez ilçesi, ... Köyü, 1 18... parsel sayılı taşınmazın davalı ... adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına kayıt ve tesciline, davalı ...'ın davanın açıldığı tarihte ölü olduğu ve davacının da bunu bilecek kişilerden olması sebebiyle HMK m.124 hükümleri uygulanamayacağından davalı ... mirasçıları olarak davaya katılımı sağlanan ..., ..., ... , ..., ... , ..., ... yönünden davanın pasif husumet ehliyeti yokluğu sebebiyle reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden usul ve kanuna ve bozma kararının gereklerine uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı 28.339,36 TL bakiye onama harcının temyiz edenden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.02.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.