MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/508 E., 2024/475 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : KDZ.Ereğli 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/319 E., 2021/58 K.
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Kadastro sonucu Zonguldak ili, Ereğli ilçesi, ... köyü çalışma alanında bulunan 1 01... parsel sayılı 10275,28 metrekare yüz ölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... adına tespit edildikten sonra ... ve müşterekleri adına kayıtlanmıştır.
Asıl davada davacı ..., irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak; birleştirilen davada davacı ..., irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak tapu iptali ve tescil istemiyle dava açmışlardır.
Davalılar ... ve müşterekleri aşamada; çekişmeli taşınmazın hatalı olarak adlarına tespit edildiğini, başından itibaren hata yapıldığını söylediklerini, murisleri ... ’ın dava konusu taşınmazın ..., ..., ... ve ... ailelerinin malı olduğunu, uzun yıllardır onlar tarafından kullanıldığını söylediğini, bu yüzden taşınmazın bu ailelere ait olduğunu düşündüklerini, kendi aralarında yaptıkları devir sonucu ...'e kalmış diye duyduklarını, davaya bir diyeceklerinin olmadığını beyan etmişlerdir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu 1 01... parsel sayılı taşınmazın ..., ... ve ... sülaleleri tarafından dönüşümlü olarak kullanıldığı, bu şekilde dönüşümlü olarak gezek usulü kullanılan dava dışı iki taşınmaz daha olduğu, dava dışı taşınmazlardan 1 01... parsel sayılı taşınmazın 6/9 hissesinin ... ailesinden ... adına tespit gördüğü, diğer 3/9 hissenin dava dışı kişiler adına kayıtlı olduğu, 1 05... parsel sayılı taşınmazın ise ... ailesi adına tespit gördüğü, ailelerin taksim konusunda anlaşamadıklarından taksimin yapılamadığı, bu haliye taksim olgusunun net olarak ispatlanamadığı, davalıların kabul beyanları da gözetilerek ... sülalesinin taşınmazın 1/3'ünde hak sahibi olduğu, asıl dava bakımından taşınmazdaki hakların ... sülalesince kendi aralarında yapılan taksim neticesinde davacıya bırakıldığı gerekçesi ile asıl davanın kısmen kabulüne, dava konusu taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının 1/3'ünün iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline, birleştirilen dava bakımından ise dava dilekçesinde davacının, taşınmazın babası ...'dan kendisine intikal ettiğini belirterek kendi adına tapu iptali ve tescil istemli olarak dava açtığı, birleştirilen dava davacısına taşınmazın murisinden ne şekilde intikal ettiğini açıklaması için süre verildiği, davacı tarafından 17.02.2021 tarihli beyan dilekçesinde taksim olgusuna dayanılarak taşınmazın kendisine intikal ettiği belirtilmesine rağmen taksimi ispatlar herhangi bir delil sunulmadığı ve taşınmazın davacıya usulen intikal etmediği gerekçesi ile birleştirilen davanın reddine karar verilmiş, kararın asıl dava davacısı vekili ve birleştirilen dava davacısı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu 1 01... parsel ile birlikte dava konusu olmayan 1 05... parsel ve 1 01... parselin yöreye has gezek usulü ile gezek müşterekleri olan ..., ... ve ... sülaleleri tarafından dönüşümlü olarak kullanılan taşınmazlar olduğu, bu taşınmazlar üzerinde adı geçen ailelerin kadastro tespit çalışmalarına kadar zilyetliklerini müştereken kesintisiz ve nizasız devam ettirdikleri, kadastro çalışmaları esnasında aileler arasında anlaşma sağlanamadığı ve kullanım durumuna göre dava konusu olmayan 1 05... parselin ... ailesi adına, 1 01... parselin ... ailesi adına tespitinin yapıldığı ancak dava konusu taşınmazın ise gezek usulü kullanımı olmayan ve davayı da ilk celsede kabul eden davalılar murisi ... adına tespit edildiği, bu durumda gezek usulü üç taşınmaza zilyet olan ... ve ... ailesi adına ayrı ayrı müstakil olarak 1 01... ve 1 05... parselin tespitinin yapılmış olduğu, bu durumda ... ailesi adına müstakil bir taşınmazın tespitinin yapılmadığı, esasen bu taşınmazın da tüm anlatımlara göre dava konusu 1 01... parsel sayılı taşınmaz olduğu, bu parselin asıl dosya davacısının babası ve ... ailesi tarafından etrafının çitle çevrildiği, davacının babasının ölümünden sonra her ne kadar mirasçılar arasında taksim yapılmamış ise de dinlenen mirasçıların bir kısmının davacının açtığı davada tanık olarak dinlendikleri ve aralarında taksim ile taşınmazı davacı ...'e verdikleri, diğer mirasçıların murisin mirasını ret ettikleri, dolayısıyla asıl dava davacısının TMK’nın 6. maddesi uyarınca iddiasını ispat ettiği, birleştirilen dava davacısı yönünden ise Mahkemenin de gerekçesinde belirttiği üzere kendisi adına tescili hususunda iddiasını ispatlayamadığı, bu yönü ile Mahkemenin değerlendirmesinin yerinde olduğu, ancak asıl dava yönünden kabul beyanları ile birlikte dava konusu olmayan ve gezek usulüne konu olan diğer parsellerin müstakil olarak diğer aileler adına tespit ve tescilinin yapıldığı gözetildiğinde eldeki davada taşınmazın tamamı yönünden asıl davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği açıklanarak birleştirilen dava davacısı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine, asıl dava davacısı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasına, asıl davanın kabulü ile Zonguldak ili, Ereğli ilçesi, ... köyü 1 01... parsel sayılı taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline, birleştirilen davanın reddine karar verilmek suretiyle yeniden hüküm kurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı birleştirilen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
- K A R A R -
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un/HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 304,40 TL bakiye onama harcının temyiz eden birleştirilen davada davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.02.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.