MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/2747 E., 2025/3045 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Alaçam Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/274 E., 2025/191 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ve tereke temsilcisi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
- K A R A R -
Dava, yolsuz tescil hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Davacı; dava konusu ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesindeki eski 1516 parsel (yeni 5 79... parsel) sayılı taşınmazın 908/1536 hissesinin dedesi ...’a ait olduğunu, 1995 yılında dayısı ... ’ın Hazineye ait hisseyi satın alırken tapu müdürlüğünce isim benzerliği nedeniyle yapılan hata sonucunda dayısı ile dedesinin paylarının tevhid edilerek dayısı adına yolsuz olarak tescil edildiğini ileri sürerek bu payın tapu kaydının iptali ile murisi ... mirasçıları adına tescilini istemiş, aşamada muris ... terekesine ... temsilci olarak atanmıştır.
Davalılar vekili, cevap süresinden sonra ancak 01.02.2023 tarihli ön inceleme duruşmasından önce sunduğu 31.01.2023 tarihli beyan dilekçesiyle; kaydın hatalı olması durumunda davayı kabul ettiklerini ancak tapu müdürlüğünün hatasından kaynaklanan yolsuz tescil durumunda Tapu Sicil Tüzüğü'nün 75. maddesi gereğince idareye zorunlu başvuru yapılmadan açılan davanın usulden reddi gerektiğini, davanın açılmasında davalılar ve murislerinin kusuru bulunmadığından HMK'nın 312. maddesi uyarınca davalılar aleyhine yargılama giderine hükmedilmemesi gerektiğini belirtmişlerdir.
İlk Derece Mahkemesince; davacıların murisi ... oğlu ... 908/1536 payı, Hazine'nin de 174/1536 payı varken, davalıların murisi (davacının dayısı) ... oğlu ...'ın Hazine'nin hissesini 05.01.1995 tarihli işlemle satın aldığı sırada sehven Hazine hissesinin davacının murisi ... oğlu ... hissesi ile tevhid edilerek davalıların murisi ... oğlu ... adına tescil edildiği, beyanlar hanesinde de tevhit işlemindeki hatanın belirtildiği, davalılar murisi ... oğlu ... adına kaydedilen dava konusu 908/1536 payın elbirliği halinde davalılara intikâl ettiği gerekçesiyle davanın kabulüne, ... ... mirasçıları adına 908/1536 payın iptali ile muris ... mirasçıları adına payları oranında tesciline, davalılar ön inceleme duruşması öncesi davayı kabul ettiklerinden Harçlar Kanunu'nun 22. maddesi uyarınca 1/3 oranında bakiye karar ilam harcının davalılardan alınmasına, davalıların ön inceleme duruşması öncesi davayı kabul ettiği ve davanın açılmasına sebebiyet vermedikleri için HMK'nın 312/2. maddesi uyarınca yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 168.500,40 TL vekâlet ücretinin davalılardan alınarak davacılara ödenmesine karar verilmiştir.
Karara karşı davalılar vekilinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, davalılar tarafından esasa ilişkin itiraz ileri sürülmeyerek davanın ön inceleme duruşmasından önce kabul edildiği, İlk Derece Mahkemesince davanın açılmasına davalıların sebebiyet vermedikleri gerekçesiyle yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verildiği halde harç ve vekâlet ücreti yönünden davalılar aleyhine karar verilmesinin isabetsiz olduğu gerekçesiyle başvurunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurmak suretiyle davanın kabulüne, Harçlar Kanunu'nun 22. maddesi uyarınca bakiye harcın davacıdan alınıp Hazine'ye iradına, HMK'nın 312/2. maddesi gereğince davalılar davanın açılmasına sebebiyet vermediklerinden yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına ve davacı lehine vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden; kadastro sonucunda dava konusu ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesinde bulunan 1516 parsel sayılı ahşap ev ve tarla vasıflı 5.120 metrekarelik taşınmazın tapu kayıtlarına istinaden 908/1536 payının tarafların ortak kök murisi ... oğlu ... adına, 174/1536 payının Hazine adına, 227/1536'şar paylarının dava dışı ... ve ... adlarına tespit edildiği, beyanlar hanesinde taşınmaz üzerindeki ahşap evin ortak kök muris ... oğlu ... tarafından yapıldığının belirtildiği, ortak muris ...'in itirazının Komisyon Kararı ile reddi üzerine tespitin 07.07.1968 tarihinde kesinleştiği, paydaş kök muris ...'in 20.03.1981 tarihinde öldüğü ve payının mirasçılarına intikâl etmediği, Hazine'nin mevcut 174/1536 payının 30.12.1994 tarihinde kök muris ...'in oğlu/davalılar murisi ... ...'a ihale edildiği, 05.01.1995 tarihli ve 3 yevmiye sayılı satış ve tevhid işlemiyle davalılar murisi ...'ın bizzat hem Hazine'nin 174/1536 payını satın aldığı, hem de Hazine'den aldığı payı, babası olan kök muris ...'in 908/1536 payı ile tevhid ettirdiği, böylelikle kök muris ... payının mirasçı taraflara hiç intikâl etmeden doğrudan davalılar murisi ... adına tescil edilmiş olduğu, davalılar murisi ...'ın da 17.10.2016 tarihinde ölümüyle tevhiden maliki göründüğü payların 20.01.2017 yılında mirasçı davalılara elbirliği hâlinde intikâl ettiği, beyanlar hanesinde halen taşınmaz üzerindeki evin ortak kök muris ... tarafından yapıldığı belirtmesinin bulunduğu, 06.04.2017 tarihinde davalılar murisi ... hissesindeki tevhid işleminde hata yapıldığına ilişkin şerh verildiği, davalılar murisi ...'ın tevhit isteyen kişi olarak dava konusu 908/1536 payın babası ortak kök muris ...'e ait olduğunu bilmesi, kök muris ... adına muhdesat beyanı bulunduğu halde davalıların intikâl işlemini yapması, dava öncesinde de tevhit işleminde hata yapıldığına dair şerh verilmesi göz önüne alındığında davalıların HMK'nın 312/2. maddesi anlamında davanın açılmasına kendi hâl ve davranışıyla sebebiyet verdikleri anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca; dava, ön inceleme duruşması ve keşif öncesinde kabulle sona erdiğine göre, Mahkemece keşfen belirlenen değer değil, dava dilekçesinde belirtilen 15.000 TL değer üzerinden davalılar aleyhine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 6. maddesi gereğince hesaplanacak nispi ücreti vekâletin yarısına, Harçlar Kanunu'nun 22. maddesi gereğince karar ve ilam harcının 1/3'üne hükmedilmesi ve kabul beyanından önceki yargılama giderlerinden davalıların sorumlu tutulması, kabul beyanından sonraki yargılama giderlerinden sorumlu tutulmaması gerekir iken, HMK'nın 312/2. maddesine dayanılarak bakiye karar ilam harcının davacı üzerinde bırakılması, davacılar lehine vekâlet ücreti takdir edilmemesi, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılması doğru değildir.
Davacı ve tereke temsilcisi vekilinin açıklanan nedenden ötürü yerinde görülen temyiz itirazının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan harçların istek halinde temyiz edene iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.