MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2024/244 E., 2025/286 K.
Dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde tenkis istemine ilişkindir.
Davacılar; murisleri ...'in 10 54... parsel sayılı taşınmazdaki 7 numaralı bağımsız bölümü kız çocuklarından mal kaçırmak amacıyla muvazaalı olarak tek oğlu olan davalıya devrettiğini, murisin şirketleri ve yüklü bir mal varlığı olduğunu ileri sürerek taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının miras payları oranında iptali ile adlarına tesciline, olmadığı takdirde faizi ile birlikte tenkise karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı; murisin paraya ihtiyacı olduğu için taşınmazı devrettiğini ve devir ile kredi temin edilerek taşınmaza ipotek tesis edildiğini, bu paranın murisin ihtiyaçları ve şirketi için kullanıldığını, muris ile arasının açık olduğunu, kendisine karşılıksız mal vermesinin mümkün bulunmadığını, muvazaalı bir devirin söz konusu olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemenin 24.05.2016 tarihli ve 2013/635 Esas, 2016/179 Karar sayılı kararı ile; murisin davacıları zararlandırma kastı bulunmadığı, yapılan tasarrufun tenkise tabi olmadığı gerekçeleri ile davanın reddine karar verilmiş, kararın taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 17.02.2021 tarihli ve 2021/371 Esas, 2021/881 Karar sayılı kararı ile; davacı tarafın bildirdiği tanıkların HMK'nın 243. maddesinde gösterilen şekilde dinlenilmesi, toplanan ve toplanacak deliller birlikte değerlendirilerek varılacak sonuç çerçevesinde bir hüküm kurulması gerektiği gerekçesiyle karar bozulmuş, Mahkemece bozmaya uyularak davanın reddine karar verilmiş, kararın taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 31.10.2023 tarihli ve 2022/7571 Esas, 2023/6060 Karar sayılı kararı ile; 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 30. ve 32. maddeleri uyarınca, dava konusu taşınmazların dava tarihindeki değeri ve davacıların miras payları gözetilerek karşılık değer üzerinden harcın tamamlattırılması, ondan sonra Anayasa'nın ve HMK'nın aradığı anlamda gerekçe oluşturulmak suretiyle karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile karar bozulmuş, Mahkemenin tarih ve sayısı yukarıda belirtilen kararı ile; tarafların ortak murisi ...'in ölümünden 1 yıl önce davalıya sattığı bağımsız bölümü davalı oğluna düşük bedelle sattığı sabit ise de murisin tereke dosyasında tespit edilen aktifleri nazara alındığında davacıları zararlandırma kastı bulunmadığı, murisin gerçek iradesiyle yapılan tasarrufun tenkise tabi olmadığı gerekçesi ile ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
Karar davacılar vekili tarafından süresinde temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
- K A R A R -
Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı, özellikle iddianın HMK'nın 190. ve TMK'nın 6. maddeleri uyarınca usulünce kanıtlanamadığı anlaşılmakla, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden usul ve kanuna ve bozma kararının gereklerine uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı 116,60 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, Dosyanın İstanbul 23. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 16.02.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.