MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/105 E., 2025/1051 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Espiye 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2024/50 E., 2024/238 K.
Dava, kadastro tespiti öncesi hukuki sebebe dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Kadastro sonucu; Giresun ili, Yağlıdere ilçesi, ... köyü çalışma alanında bulunan 1 28... parsel sayılı taşınmazın (39, 48... , fındık bahçesi) davalı adına senetsizden tespit edildiği, kadastro tespit tutanağının itiraza uğramadan 24.09.009 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Davacı; davalı ile kardeş olup muris babaları ...'un ölmeden önce taşınmazlarını çocukları arasında taksim ettiğini, daha sonra erkek kardeşlerin kendi aralarında ayrıca rızai ve fiili bir taksim yaparak taşınmazları kullanmaya başladıklarını, kadastro tespiti sırasında da bu fiili ve rızai taksimin esas alındığını ancak 20 yılı aşkın zamandır nizasız, fasılasız zilyetliğinde olup adına tespit edilen 1 28... parsel sayılı taşınmazın bir parçasının ifraz edilerek 1 28... parsel numarası ile davalı adına tespit ve tescil edildiğini ileri sürerek tapu iptali ve tescil istemiştir.
Davalı; hak düşürücü sürenin geçtiğini, muris babalarının kadastrodan yıllar önce yaptığı rızai ve fiili taksim uyarınca dava konusu taşınmazın kendisine bırakıldığını belirtip davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla hak düşürücü süre yönünden davanın reddine karar verilmiş; karara karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla
; dava konusu taşınmazın askı ilanlarının 25.08.2009-23.09.2009 tarihleri arasında yapıldığı, askı ilan süresi içerisinde dava açılmaması üzerine kadastro tespitinin kesinleşerek taşınmazın tapuya tescil edildiği, eldeki davanın açıldığı 07.02.2024 tarihi itibarıyla 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesinde yazılı on yıllık hak düşürücü sürenin dolduğu, davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istekli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, duruşma isteğinin değerden reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
- K A R A R -
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 116,60 TL
bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.02.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.