MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/16 E., 2024/230 K.
Mahkeme kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
-KARAR-
Dava, tapusuz taşınmazın tescili istemine ilişkin olup taşınmazın ihdasen mera olarak sınırlandırılması üzerine tapu iptali ve tescil istemine dönüşmüştür.
Kadastro sonucu Bingöl ili, Merkez ilçesi, ... Köyü çalışma alanında bulunan çekişmeli taşınmaz bölümü tescil harici bırakıldıktan sonra yargılama sırasında ihdasen 881 parsel numarası ile sınırlandırılıp mera olarak özel siciline kaydedilmiş, yenileme kadastrosu sonucunda 1 30... parsel numarasını almıştır.
Davacı vekili; davacının dava konusu taşınmazda zilyetlikle iktisap koşullarını sağladığını ileri sürerek adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili, davanın reddini savunmuş; davalı Köy Tüzel Kişiliği davaya cevap vermemiştir.
Mahkemenin 30.06.2015 tarih ve 2011/68 Esas ve 2015/400 Karar sayılı kararıyla; davacı lehine zilyetlikle edinim koşullarının oluştuğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, kararın davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay ( Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 16.11.2018 tarih ve 2016/3599 Esas, 2018/6731 Karar sayılı kararıyla Mahkemece yapılan araştırmanın eksik olduğu belirtilerek hava fotoğraflarından da yararlanılmak suretiyle taşınmazla ilgili mera ve zilyetlik araştırması yapılması gereğine değinilerek karar bozulmuş, Mahkemece bozma sonrasında yapılan yargılama sırasında dava konusu taşınmazın bir kısmının 881 parsel sayılı taşınmaz içerisinde kaldığı, bir kısmı hakkında ise kadastro tutanağı düzenlendiği anlaşıldığından, 881 parsel sayılı taşınmaz içerisinde kalan dava konusu taşınmaz bölümlerine ilişkin davanın tefrikine karar verilmiş ve temyize konu dava dosyası oluşmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararı ile; dava tarihi ve idarenin mera olarak tescil işlem tarihine kadar davacının 20 yıldan fazla süre ile nizasız ve fazılasız bir şekilde davaya konu B2 ve G1 parseli kullanıldığı gerekçesi ile davanın kabulüne, Bingöl ili, Merkez ilçesi, ... Köyünde bulunan 1 30... parsel sayılı taşınmazın 05.04.2024 tarihli fen bilirkişisi raporunda (B2) ile gösterilen 1372, 07... 'lik kısmının ve (G1) ile gösterilen 97, 71... 'lik kısmının mera özel sicilindeki kaydının terkini ile davacı adına tesciline karar verilmiştir.
Ne var ki; Mahkemece yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de dava konusu taşınmaz bölümleri üzerinde sürdürülen zilyetliğin süre ve niteliği kesin olarak belirlenmemiş, taşınmazlar hakkında usulünce mera araştırması yapılmamış, çekişmeli taşınmaz bölümlerine komşu olup kadastro Mahkemesinde dava konusu olmaları nedeniyle Kadastro Mahkemesine aktarılan davada yapılan araştırma ve inceleme gözönünde bulundurulmamış, dosya arasında bulunan bilirkişi raporuna göre çekişmeli taşınmazın bir kısmında imar-ihya olmadığı bildirilmesine rağmen bu husus gözardı edilmiştir.
Hal böyle olunca; doğru sonuca varılabilmesi için Mahkemece öncelikle Harita Genel Müdürlüğü WEB sitesinin hava fotoğrafı sorgulama sayfasına girilerek dava konusu taşınmaz bölümlerinin bulunduğu köyü kapsayacak şekilde hangi yıllara ait hava fotoğrafı bulunduğu araştırılıp belirlenmek ve denetimin sağlanması bakımından ilgili sayfanın çıktıları dosya içerisine konulmak suretiyle buradan elde edilen verilere göre dava tarihinden 15-20-25 yıl öncesine (bulunmadığı takdirde bu tarihlere en yakın tarihlere) ait farklı dönemlerde çekilmiş en az üç adet stereoskopik hava fotoğrafı tarihleri açıkça yazılmak suretiyle Harita Genel Müdürlüğünden getirtilerek dosya arasına konulmalı; bundan sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek, taşınmazın bulunduğu köyde ve komşu köylerde ikamet eden yerel bilirkişiler ve taraf tanıkları ile teknik bilirkişi, jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişi, jeolog bilirkişi ve 3 kişilik ziraat mühendisi bilirkişi kurulunun katılımıyla yeniden keşif yapılmalıdır.
Yapılacak keşifte dinlenilecek yerel bilirkişi ve tanıklardan dava konu taşınmazın öncesinin ne olduğu, kime ait bulunduğu, kimden kime nasıl intikal ettiği, kim ya da kimler tarafından hangi tarihten itibaren ne şekilde kullanıldığı, taşınmazın imar-ihya edilip edilmediği, edilmişse ihyanın hangi tarihte bitirildiği, evvelinin mera olup olmadığı hususları etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, yerel bilirkişi ve tanık beyanlarının çelişmesi halinde gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle çelişki giderilmeye çalışılmalı; jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişiye gerek dosya arasında mevcut ve gerekse dosya arasına alınacak hava fotoğrafları üzerinde stereoskopik inceleme yaptırılarak dava konusu taşınmaz bölümlerinin önceki ve şimdiki niteliğinin ne olduğunu, arazilerin ekonomik amaca uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle kullanılıp kullanılmadığını, kullanımın hangi tarihten itibaren olduğunu, taşınmazlarda kullanım sınırlarının oluşup oluşmadığını, imar-ihya tamamlanmış ise hangi tarihte tamamlandığını ve üzerlerindeki zilyetliğin hangi tasarruflarla sürdürüldüğünü belirtir şekilde rapor alınmalı ve dava konusu taşınmazların konumunu hava fotoğrafları üzerinde göstermesi istenmeli; ziraat mühendisi bilirkişi kurulundan dava konusu taşınmaz bölümlerinin komşu taşınmazlarla karşılaştırmalı şekilde niteliğini, toprak yapısını, eğimini, bitki desenini ve kullanım durumunu belirten, önceki ve mevcut niteliklerinin ne olduğunu, mera vasfında olup olmadıklarını, üzerlerinde meraya özgü bitkiler bulunup bulunmadığını, dava konusu taşınmazların öncesinin sınırda bulunan meranın devamı niteliğinde olup olmadığını, mera parseli ile dava konusu taşınmaz arasında ayırıcı unsur bulunup bulunmadığını açıklayan, taşınmazların değişik yönlerden çekilmiş fotoğrafları ile desteklenmiş, somut verilere dayalı ayrıntılı rapor alınmalı; jeolog bilirkişisine taşınmaz bölümlerinin dere yatağı olup olmadığı ya da dereden kazanılıp kazanılmadığına ilişkin rapor düzenlettirilmeli; teknik bilirkişiden keşfi takibe elverişli rapor istenmeli; Kadastro Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca davacı adına dava konusu taşınmazın bulunduğu çalışma alanında kadastro sırasında belgesiz zilyetlik nedeniyle tespit edilen taşınmaz bulunup bulunmadığı (senetsiz defteri) Tapu Müdürlüğü ve Kadastro Müdürlüğü ile Hukuk Mahkemeleri Yazı İşleri Müdürlüğünden sorulmalı, varsa hükmen tescil edilen taşınmazlara ilişkin dosyalar dosya arasına getirilmeli, senetsizden edinilen taşınmaz varsa bu taşınmazlara ait kadastro tutanaklarının kesinleşip kesinleşmediklerini gösterir şekilde onaylı örnekleri getirtilerek sulu ve susuz olarak kazanılmış toprak miktarı belirlenmek suretiyle Kanun'un getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı saptanmalı; dava konusu taşınmaza komşu olup Kadastro Mahkemesine aktarılan davaya dosyasındaki keşif ve bilirkişi raporları değerlendirilmeli; bundan sonra, toplanmış ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Mahkemece, değinilen hususlar göz ardı edilerek eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesisi doğru değildir.
Davalı ... vekilinin açıklanan nedenlerden ötürü yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, Davalı ... harçtan muaf olduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, Dosyanın Bingöl 2. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, 1086 sayılı HUMK’un 440/III-1. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 11.02.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.