MAHKEMESİ : Van Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1510 E., 2025/1260 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bulanık 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/104 E., 2023/296 K.
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Dosya içeriğinde yer alan bilgi ve belgelerden; dava konusu 638 parsel sayılı taşınmazın Muş ili, Bulanık ilçesi, ... köyünde bulunan 33 parsel sayılı taşınmazın hükmen ifrazı neticesinde oluştuğu, Tapulama Komisyonunun 29.02.1984 tarih ve 1984/33 Karar sayılı kararının incelenmesinde 33 parsel sayılı taşınmazın tespitine Hazine tarafından itiraz edildiği, Komisyonca itirazın reddedildiği, Hazine tarafından Kadastro Mahkemesinde açılan davada, yapılan tespitin iptali ile taşınmazın Hazine adına tapuya kayıt ve tescilinin talep edildiği, Bulanık Kadastro Mahkemesinin 26.04.1996 tarih ve 1984/123 Esas, 1996/150 Karar sayılı kararıyla dava konusu 33 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydı kapsamında kalan 180.000, 00... 'lik bölümünün davalılar ... vd. adına, teknik bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen miktar fazlası kısmının 158.6 00... 'lik kısmının mera olarak sınırlandırılmasına karar verildiği, kararın davacı Hazine tarafından temyizi üzerine kararın Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 28.01.1997 tarih ve 1997/128 Esas, 1997/104 Karar sayılı kararıyla onandığı, dosya içerisinde yer alan tescil bildirim evrakına göre de anılan (A) harfi ile gösterilen kısmın 638 parsel numarasıyla 13.09.2002 tarihinde hükmen tarla ve çayır vasfıyla Hazine adına tescil edildiği, eldeki davanın ise 16.02.2023 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.
Davacı vekili; 638 parselde yer alan taşınmazın mera vasfında olmadığını ileri sürerek Muş Valiliği İl Mera Komisyonunun tespite ilişkin 25.11.2022 tarih ve 2022/39 Karar sayılı kararı ile tahsise ilişkin 06.01.20 23... /1 sayılı parselin mera parseli dahilinde tespit ile sınırlandırılan Muş İl Mera Komisyon kararının iptaline, dava konusu yerin mera olmadığının tespitine ve taşınmazın müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Hazine vekili; Devletin hüküm ve tasarruf alanında bulunan taşınmazın şahıslar tarafından işgal edilerek kullanılmasının davacılara taşınmaz üzerinde hak sahipliği doğurmayacağını ileri sürerek açılan davanın reddi ile taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Köy Tüzel Kişiliği; etrafı özel mülkiyete konu tarla vasfında olan taşınmazlar arasındaki taşınmazın mera olarak tespitinin köyün aleyhine olduğunu, zira bu taşınmazlara hayvan otlatma zamanında etrafı tarla olup ekili olduğundan girilemeyeceğini, dolayısıyla bu taşınmazlardan mera olarak köyün yararlanmasının mümkün olmadığını, keşif yapılarak bu hususun tespit edilmesini ve mera komisyon kararının iptalini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu taşınmazın Hazinenin mülkiyetinde olduğu, dava konusu taşınmazda mera tahsis kararının alınmadığı, Muş Valiliği İl Tarım ve Orman Müdürlüğü Mera Komisyonu Başkanlığının yazısında ve mera tahsis raporunda yer almadığı gerekçesiyle davanın hukuki yarar (dava şartı) yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu parselin tapu kaydının mahkeme kararına dayalı olarak oluştuğu, diğer yandan bu parsele ilişkin bir mera tahsis kararı olmadığı gibi taşınmazın mera da olmadığı, bunun yanında mera tahsis kararının iptaline karşı köy sakinlerinin dava açma ehliyetlerinin de bulunmadığı, davacının talebinin davaya konu taşınmazın mülkiyetine yönelik olduğu, buna karşın taşınmazın tapu kaydının 13.09.2003 tarihinde Mahkeme kararı ile oluştuğu, davacının veya o soy isimde birinin kadastro tespit tutanağında ve Mahkemede davalı tarafta yer almadığı, bu haliyle davacının dava konusu taşınmazın kadastro tespitine itiraz etmediği ve Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesi uyarınca hak düşürücü sürenin de geçtiği; davacının köy sakini olarak herhangi bir mera tahsis kararına karşı dava açmakta hukuki ehliyetinin de olmadığı, İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten, Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 116,60 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.02.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.