MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2013/2 E., 2025/323 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
- K A R A R -
Dava, taşınmazın kıyı-kenar çizgisine göre kıyıda kaldığı iddiasına dayalı tapu iptali-terkin istemine ilişkindir.
Davacı Hazine vekili; Trabzon ili, ... Mahallesinde bulunan dava konusu 15 13... parsel sayılı taşınmazın ilgili kanunlara aykırı olarak özel mülkiyete konu edildiğini ileri sürerek taşınmazın kıyıda kalan kısmının tapu kaydının iptaline, üzerindeki binanın kal'ine karar verilmesini istemiştir.
Davalılar; davanın reddini savunmuşlar, davalılardan ...'in yargılama sırasında ölümü üzerine mirasçıları davaya dahil edilmişlerdir.
Mahkemece; 10 yıllık hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddine dair verilen kararın davacı Hazine vekili tarafından temyizi üzerine Dairece yargılama giderleri yönünden karar bozulmuş, Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş, kararın davacı Hazine vekili tarafından temyizi üzerine bu kez Dairece; 5841 sayılı Yasa'nın, Anayasa Mahkemesinin 12.05.2011 tarihli ve 2009/31 Esas, 2011/77 Karar sayılı kararı ile iptal edildiği, kesin hüküm halini almamış ve kazanılmış hakkın istisnasını teşkil eden bu durum karşısında, Anayasa Mahkemesinin anılan iptal kararından sonra davanın hak düşürücü süreden reddine ilişkin verilen kararın doğruluğundan söz edilemeyeceğine değinilerek işin esası hakkında 28.11.19 97... /3 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı doğrultusunda değerlendirme yapılması ve yargılama masrafları yönünden de 6099 sayılı Kanun hükümleri gözetilmek suretiyle uyuşmazlığın çözüme kavuşturulması gerektiği gerekçesiyle mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde, usul ve yasaya uygun bilirkişi raporuna göre dava konusu taşınmazın kıyıda kaldığının anlaşıldığı gerekçesiyle tapu kaydının iptali ile üzerindeki yapıların kal'ine karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden, özellikle Mahkemece yapılan keşif sonucu düzenlenen 26.06.2025 tarihli heyet raporundan Trabzon ili, Ortahisar ilçesi, ... Mahallesinde yer alan çekişme konusu 15 13... parsel sayılı taşınmazın tamamının kıyı-kenar çizgisi içerisinde kaldığı anlaşılmaktadır.
Hemen belirtilmelidir ki; Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 125/1. maddesi "Davanın açılmasından sonra, davalı taraf, dava konusunu üçüncü bir kişiye devrederse, davacı aşağıdaki yetkilerden birini kullanabilir:
a) İsterse, devreden tarafla olan davasından vazgeçerek, dava konusunu devralmış olan kişiye karşı davaya devam eder. Bu takdirde dava davacı lehine sonuçlanırsa, dava konusunu devreden ve devralan yargılama giderlerinden müteselsilen sorumlu olur.
b) İsterse, davasını devreden taraf hakkında tazminat davasına dönüştürür." hükmünü içermektedir.
Anılan düzenleme, kendiliğinden (re'sen) gözetilmesi zorunlu bir usul kuralı olup, mahkemece davacı tarafa seçimlik hakkı hatırlatılarak davayı ne şekilde sürdüreceği sorulmalı ve sonucuna göre işlem yapılmalıdır.
Somut olaya gelince; dava konusu taşınmazdaki davalı ... adına kayıtlı payın dava tarihinden sonra satış suretiyle dava dışı üçüncü kişilere temlik edildiği anlaşıldığı halde davacı tarafa seçimlik hakkı hatırlatılmaksızın yargılamaya devam edilmiştir.
Öte yandan, Dairenin bozma kararından sonra Mahkemece yapılan keşifler ile alınan raporlarda ve bozma öncesi yapılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazın tamamının kıyı-kenar çizgisi içerisinde kaldığı tespit edilmiş olup yine İdarece belirlenen kıyı-kenar çizgisine göre de taşınmazın tamamının kıyı-kenar çizgisi içerisinde kaldığı belirlenmiş ise de İdarenin belirlediği kıyı-kenar çizgisinin bulunduğu konum ve bilirkişi raporlarında tespit edilen yeni kıyı-kenar çizgilerinin konumlarının birbirinden farklı olduğu ancak bu farklılığın nedenleri ve keşfen tespit edilen kıyı-kenar çizgisi ile idarece belirlenen kıyı-kenar çizgisi arasındaki farkın gerekçesi de bilirkişilerce açıklanmamıştır.
Hâl böyle olunca; dava konusu taşınmazın tüm tedavülleri ile birlikte güncel tapu kaydının dosya arasına alınması, taşınmazdaki davalı ... adına kayıtlı payın yargılama sırasında el değiştirmiş olduğu gözetilerek 6100 sayılı HMK'nın 125/1. maddesi uyarınca gerekli usuli işlemlerin yerine getirilmesi, ondan sonra bilirkişi kurulundan ek rapor alınmak suretiyle önceki bilirkişi raporları da dikkate alınarak raporlar arasındaki farkın nedenlerinin ve keşfen tespit edilen kıyı-kenar çizgisi ile İdarece belirlenen kıyı-kenar çizgisi arasındaki farkın gerekçesinin de bilimsel verilere dayalı ve denetime açık olarak bilirkişilere açıklattırılması, toplanan ve toplanacak tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Taraf vekillerinin açıklanan nedenlerden ötürü yerinde bulunan temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının, 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, Peşin alınan harcın istek hâlinde temyiz eden davalılara iadesine, Temyiz eden davacı Hazine harçtan muaf bulunduğundan bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, Dosyanın Trabzon 2. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
16.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.