MAHKEMESİ: Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/563 E., 2025/2236 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: Antalya 13. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/166 E., 2023/590 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
-KARAR-
Dava, bağıştan rücu hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Davacı; dava konusu 202 29... parseldeki payını imar planındaki amacına uygun kullanılması şartıyla davalı belediyeye bağış suretiyle devrettiğini, her ne kadar bağış işlemi resmi akitte kayıtsız ve şartsız ise de bağışın şartlı olduğunun Belediyece hazırlanan belgelerden ve Tapu Müdürlüğüne gönderilen tescil istem yazısından anlaşıldığını, aradan geçen uzun sürede davalının bağış amacına uygun herhangi bir eylemde bulunmadığını, bağıştan rücu şartlarının oluştuğunu ileri sürerek tapu kaydının iptali ile payı oranında adına tescilini istemiştir.
Davalı ... vekili; davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, taşınmazın kayıtsız, şartsız ve bedelsiz olarak davalı Belediyeye devredildiğini, bağıştan rücu şartlarının oluşmadığını, bağış tarihinden bugüne kadar taşınmazda plandaki amacına aykırı bir kullanım bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davalı ... tarafından tapu müdürlüğüne gönderilen tescil istem yazısından taşınmazın imar planındaki amacında kullanılmak üzere hibe edildiğinin anlaşıldığı, imar planında rekreasyon alanı olan taşınmazda yapılan keşif sonucunda plandaki amacı doğrultusunda herhangi bir faaliyette bulunulmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacının imar planındaki amacına uygun olarak kullanılmak şartı ile hibe ettiği taşınmazda aradan geçen uzun süreye rağmen amacı doğrultusunda herhangi bir yapılaşmaya gidilmediği, davacının bağış amacına uygun olarak kullanılmayacağını daha önce öğrendiğine ilişkin davalı tarafça bir delil de sunulmadığından davanın hak düşürücü süre içerisinde açıldığının kabulünün gerektiği, davanın kabulü yönünde verilen kararda usul ve yasaya aykırı bir husus bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; davacının dava konusu 202 29... parseldeki 148/18506 payını 30.05.2012 tarihinde davalı ...'ye bağış suretiyle devrettiği, ... Emlak ve İstimlak Müdürlüğünün 24.05.2012 tarihli yazısında, davacının dava konusu taşınmazdaki payını plandaki amacında kullanılmak üzere hibe etmek istediğinin bildirildiği, dava konusu taşınmazın imar planında rekreasyon alanı olarak planlı olduğu anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere, bağıştan dönme (rücu), bağışlayanın tek yanlı, bağışlanana varması gereken beyanıyla geriye etkili (makable şamil) olarak hukuki ilişkiye son veren yenilik doğurucu bir haktır. Bağışlayan koşullu veya mükellefiyetli şekilde bağışta bulunmuşsa, bağışlanandan hukuka, ahlaka aykırı veya imkansız olmadığı sürece 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 291. maddesi uyarınca koşul veya mükellefiyetin yerine getirilmesini isteyebilir. Haklı bir neden olmaksızın yerine getirilmemesi halinde de TBK'nın 295. maddesine dayanarak bağıştan dönme hakkını kullanıp verdiğini geri isteyebilir.
Hemen belirtmek gerekir ki, bağış sözleşmesindeki koşul veya mükellefiyetin niteliğinin ve kapsamının yerine getirilme zamanının tam olarak tespiti büyük önem taşır. Bu itibarla salt kullanılan sözlerin değil, tarafların gerçek iradelerinin ve bağışlayanın asıl amacının ortaya çıkarılması gerekir. TBK'nın 297. maddesine göre bağışlayan, geri alma sebebini öğrendiği günden başlayarak bir yıl içinde bağışlamayı geri alabilir.
Somut olaya gelince; dava konusu taşınmazın imar planındaki amacında kullanılmak şartıyla davalı belediyeye bağışlandığının anlaşıldığı, dava konusu taşınmazların 1/1000 ölçekli uygulama imar planında "rekreasyon alanı" içinde kaldığı, yapılan keşif sonucunda dava konusu taşınmaz üzerine herhangi bir yapı bulunmadığı ve boş olduğu belirlenmiş ise de taşınmazın imar planında rekreasyon alanı olduğu gözetildiğinde bağış amacına aykırı herhangi bir durumun bulunmadığı, taşınmazın mevcut durumda halen rekreasyon alanı olarak kullanılabileceği anlaşılmakla, anılan yasal düzenlemeler uyarınca bağıştan rücu şartlarının oluştuğunu söyleyebilme olanağı bulunmamaktadır.
Hâl böyle olunca, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir.
Davalı ... vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenden ötürü yerindedir. Kabulü ile, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan harcın istek hâlinde temyiz edene iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.