MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/1450 E., 2025/1383 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kahramanmaraş 7. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/77 E., 2025/102 K.
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
2613 sayılı Kadastro ve Tapu Tahriri Kanunu uyarınca yapılan tapulama sonucunda; Kahramanmaraş ili, Onikişubat ilçesi, ... Mahallesindeki dava konusu 5 67... parsel sayılı taşınmazın kadimden beri mezarlık olduğu, 20 yıldır metruk olduğu, belediyeye ait olup 28 yıl önce ... oğlu ... 'nin temel duvarıyla işgal ettiği, özel mülke konu olmadığı, arsa vasfında olduğu gerekçesiyle Kahramanmaraş Belediyesi adına 18.12.1969 tarihinde tespit edildiği, dava dışı ... 'in tespite itirazının 18.03.1971 tarihli komisyon kararı ile reddedildiği, ... 'in komisyon kararına karşı Kahramanmaraş 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1971/525 Esasına kayden dava açtığı, Kahramanmaraş 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 30.06.1973 tarihli ve 1971/525 Esas, 1973/537 Karar sayılı kararıyla; 28.12.1972 tarihli celseye tarafların gelmemesi sebebiyle HUMK 409. madde gereği davanın ortadan kaldırıldığı, 6 ay geçmesine rağmen yenilenmediğinden dosyanın muameleden kaldırılmasına karar verildiği, 08.05.1973 tarih ve 14529 sayılı Resmi Gazetede yayımlandıktan 30 gün sonra 07.06.1973 tarihinde yürürlüğe giren 1711 sayılı Kanun ile; 1086 sayılı HUMK'un 409. maddesinin 5. fıkrasına "..İşlemden kaldırılma tarihinden itibaren 1 yıl içinde yenilenmeyen dâvalar açılmamış sayılır ve mahkemece bu hususta kendiliğinden karar verilerek kayıt kapatılır." şeklinde 5. fıkranın eklendiği, aynı 1711 sayılı Kanun'un Geçici maddesinin 2. fıkrasına göre bu Kanun'un yürürlük tarihinde (07.06.1973) tarihinde mevcut davalar bakımından değişik 409. madde hükmündeki sürelerin, Kanun'un yürürlük tarihinden itibaren 3 ay sonra işlemeye başlamak suretiyle uygulanacağının düzenlendiği, buna göre 30.06.1973 tarihinde muameleden kaldırılan 1971/525 Esas sayılı davanın kanunen açılmamış sayılması için gereken 1 yıllık sürenin 07.09.1973 tarihinde başladığı, 1711 sayılı Kanun'un 1. maddesi ile değişik 1086 sayılı HUMK'un 409/5. hükmü ve 1711 sayılı Kanun'un Geçici maddesi uyarınca 07.09.1974 tarihi itibariyle kanunen açılmamış sayıldığı, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 1996/19-461 Esas, 1996/607 Karar sayılı kararıyla da kanunen açılmamış sayılma kararının derdestlik yönünden kesinleştirilmesine gerek olmadığı, neticeten dava konusu taşınmazın kadastro tespitinin o zamanki mer'i mevzuat hükümleri uyarınca 07.09.1974 tarihinde kesinleştiği, 3402 sayılı Kanun'un Geçici 4/3. maddesine göre 2613 sayılı Kanun uyarınca tespiti yapılan taşınmaz hakkındaki ek 1 yıllık hak düşürücü sürenin de 09.10.1988 tarihinde dolduğu, taşınmazın ilk defa 04.02.1992 tarihinde hükmen tescil edildiği, eldeki davanın hak düşürücü süreden sonra 01.04.2022 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır.
Davacı; Kahramanmaraş ili, Onikişubat ilçesi, ... Mahallesindeki dava konusu 5 67... parsel sayılı taşınmaz üzerinde 1967 yılında babası ... tarafından ev yapılarak kullanıldığını, babasından kendisine intikâl ettiğini, 30-40 yıldır davasız, aralıksız ve malik sıfatıyla zilyetliğinde bulunduğu hâlde taşınmazın 2022 yılında davalı Hazine adına tescil edildiğini, evinin yıkılarak yerine muhtarlık binası inşa edildiğini ileri sürerek irsen intikâl ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedenlerine dayalı olarak tapu kaydının iptali ile adına tescilini, muhtarlık binasının yıkımını istemiştir.
Davalılar Hazine ve Belediye; dava konusu taşınmazın 1992 yılında hükmen Kahramanmaraş Belediyesi adına tescil edildiğini, sonradan trampa yoluyla Hazineye devredildiğini, hak düşürücü sürenin geçtiğini belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
İlk Derece Mahkemesince, dava konusu taşınmazın kadastro tespitinin kesinleştiği 1970 yılı ile davanın açıldığı 2022 yılı arasında hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle davanın hak düşürücü süreden reddine karar verilmiş, karara karşı davacı tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; taşınmazın Kahramanmaraş Belediyesi adına tespitine dair 18.11.1969 tarihli kadastro tutanağına itiraz edilmesi üzerine Kadastro Komisyonunun 18.03.1971 tarihli kararıyla bu taşınmaza yönelik itirazın reddine karar verildiği, Komisyon kararına karşı açılan dava sonucunda Kahramanmaraş 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 30.06.1973 tarihli ve 1971/535 Esas, 1973/537 Karar sayılı kararıyla, 28.12.1972 tarihli celsesine taraflar gelmediğinden davanın HUMK'un 409. maddesi gereğince ortadan kaldırıldığı, aradan 6 ay geçmesine rağmen yenilenmediğinden muameleden kaldırılmasına karar verildiği, kararın kesinleşme şerhinin bulunmadığı bildirilmiş ise de 30.06.1973 tarihli kararın esasa ilişkin olmayıp davanın açılmamış sayılmasına ilişkin olduğu, açılmamış sayılma kararının temyizi kabil olsa dahi HGK'nın 18.09.1996 tarihli ve 1996/19-461 Esas, 1996/607 Karar sayılı kararıyla derdestlik yönünden kararın kesinleşmesini aramaya gerek olmadığı, işlemden kaldırıldıktan 3 ay sonra davanın kanunen açılmamış sayılacağı ve kadastro tutanağının da kesinleşmiş sayılması gerektiği, kadastro tutanağının 1973 yılında kesinleştiği halde 01.04.2022 tarihinde açılan davada Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesindeki 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
- K A R A R -
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 116,60 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.02.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.