MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/229 E., 2024/40 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve geri çevirme kararı ile getirtilen evrakla birlikte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
- K A R A R -
Dava, tapusuz taşınmazın tescili isteğine ilişkindir.
Şanlıurfa ili, Birecik ilçesi, ... Mahallesinde 21.10.1976 tarihinde kesinleşen kadastro çalışması sonucunda fen bilirkişisi raporu ve krokisinde (C) harfliye gösterilen 27.541,16 metrekare ve (D) harfliye gösterilen 72.251,16 metrekarelik dava konusu alanların taşlık olarak tescil harici bırakıldığı, dava sırasında 18.09.2014 tarihinde idari yoldan ihdasen Hazine adına oluşan 101 parsel sayılı 605.365,31 metrekare yüz ölçümlü hali arazi içinde kaldıkları, 19.06.2019 tarihli ifrazen taksim işlemi sonucunda 101 parselin 604,985 metrekare yüz ölçümlü olarak kaldığı anlaşılmaktadır.
Davacı; kadastro çalışması sırasında tescil harici bırakılan 99.951,69 metrekare yüz ölçümlü tapusuz taşınmaz bölümünü imar-ihya etmek suretiyle tarım arazisine çevirdiğini, 30 yılı aşkın zamandır nizasız, fasılasız ve malik sıfatıyla malik olduğu komşu 13... parsel sayılı taşınmazlarla birlikte kullandığını ileri sürerek adına tescilini talep etmiş, bozma kararı sonrası ... Büyükşehir Belediye Başkanlığını davaya dahil etmiştir.
Davalı Hazine vekili; dava konusu taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu, sınırlarında dere, yol ve tescil harici yerler bulunduğunu, taşınmazın engebeli ve taşlık olup tarım elverişli hale getirilmediğini, imar-ihya edilmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Dahili davalı ... vekili; zilyetlikle kazanım şartlarının oluşması yasal hasım olduğundan davanın kabulü haline yargılama giderinden sorumlu olmaması gerektiğini, taşınmazın imar planı kapsamında olup-olmadığının araştırılması gerektiğini, davada taraf sıfatı olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı İlçe Belediye Başkanlığı vekili; zilyetlikle kazanım şartlarının oluşmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemenin 24.12.2015 tarihli kararıyla davanın kısmen kabulüne-kısmen reddine karar verilmiş, davalı Hazine vekilinin temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 18.06.2019 tarihli ve 2016/8738 Esas, 2019/4590 Karar sayılı kararıyla; ... dahil edilmeden taraf teşkilinin sağlanmadığı gerekçesiyle Mahkeme kararı bozulmuştur.
Mahkemenin 27.01.2021 tarihli kararıyla; davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine, 27.02.2015 havale tarihli bilirkişi raporunda (D) harfli 72.251,16 metrekarelik tapulama harici kısmın tarım arazisi vasfıyla davacı adına tesciline, (C) harfli 27.541,16 metrekarelik kısım hakkında şartları oluşmadığınından davanın reddine karar verilmiş, davalı Hazine temsilcisinin temyizi üzerine Dairenin 08.02.2023 tarihli ve 2021/5638 Esas, 2023/669 Karar sayılı kararıyla; keşfe katılan jeodezi bilirkişisi tarafından rapor düzenlenmediği, hava fotoğraflarına ilişkin değerlendirmenin bu konuda uzmanlığı bulunmayan iki ziraat mühendisi ve bir jeoloji mühendisinden oluşan bilirkişi kurulunca yapıldığı, bu raporun hüküm kurmaya elverişli olmadığı, öte yandan mahkemece keşif tutanağına yazıldığı üzere dava konusu taşınmazın toplulaştırma işlemine tabi tutularak tapu kaydının oluştuğu, davanın tapu iptali ve tescil davasına dönüştüğü gözetilmeksizin yazılı şekilde tescil kararı kurulmasının hatalı olduğu, hal böyle olunca taşınmazın imar planı kapsamında kalıp kalmadığının araştırılması, uzman jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişiden hava fotoğraflarının yöntemince incelemek suretiyle taşınmazın kullanım şekli ve imar-ihya çalışmalarının tamamlanıp-tamamlanmadığına ilişkin ayrıntılı rapor alınması, sonrasında mevcut bilirkişi kurulundan ek rapor alınarak Kadastro Kanunu'nun 14... . maddelerindeki şartlar yönünden yeniden değerlendirme yapılması, davanın tapu iptali ve tescile dönüştüğü gözetilerek HMK'nın 297. maddesi uyarınca bir karar verilmesi gerektiği belirtilip Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemenin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; bozma ilamına uyularak tarımsal işleme yapılan 73.792,33 metrekarelik dava konusu alanın çevre parsellerden ve işlenmemiş alanlardan ayrıldığı, sınırlarının belirgin olduğu, mera, yaylak, kışlak olmadığı, Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden bulunmadığının belirlendiği, dava konusu arazinin değerinin 126.369,37 TL olduğu, 30.06.2015 tarihli bilirkişi ek raporunda dava konusu 72.251,16 metrekare alanın kültür arazisi olduğu, değerinin 211.334,64 TL olduğunun bildirildiği, bozma sonrası alınan jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişinin 22.11.2023 tarihli raporunda 19 85... tarihli hava fotoğraflarında dava konusu (D) harfli kısımda tarımsal kullanım olduğunun, imar-ihyasının tamamlandığının, (C) harfli kısımda kullanım olmadığının, sınırlarının belirgin olmadığının, imar-ihya işlemlerinin tamamlanmadığının bildirildiği, dinlenen mahalli bilirkişi ve tanıkların taşınmazın yaklaşık 30-40 yıldır davacı tarafından tarımsal amaçlı kullanıldığını beyan ettikleri, dosya kapsamından davacının (D) harfli 72.251,16 metrekarelik bölümde 20 yılı aşkın süredir tarımsal faaliyet yürüterek nizasız, fasılasız zilyet olduğu, TMK'nın 713. maddesi uyarınca davacı lehine tescil şartlarının oluştuğu, ancak (C) harfli kısımda tarımsal faaliyet bulunmadığından iktisap şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne-kısmen reddine, 27.02.2015 havale tarihli jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişi raporunda (D) harfli 72.251,16 metrekarelik tescil harici kısmın davacı adına tesciline, (C) harfli kısım yönünden davanın reddine, davalılar yasal hasım olduğundan davacı lehine vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına, yargılama giderlerinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmiştir.
Hemen belirtilmelidir ki; bozma ilamına uyulmakla taraflar lehine usuli kazanılmış hak oluşacağından, bu hakkın ihlal edilmemesi için bozma gereklerinin tam ve eksiksiz olarak yerine getirilmesi gerekeceği açıktır.
Ne var ki; Mahkemece bozma ilamına uyulduğu halde, bozma ilamının gerekleri tam olarak yerine getirilmediği, bozma ilamında davanın tapusuz taşınmazın tescili davasından tapu iptali ve tescil davasına dönüştüğü, hükmün buna göre HMK'nın 297. maddesi gözetilerek kurulması gerektiği, 18.02.2015 havale tarihli bilirkişi heyeti raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığı, hava fotoğrafları hakkında uzman jeodezi ve fotogrametri mühendisinden rapor alındıktan sonra mevcut (iki ziraat mühendisi ve bir jeoloji mühendisi) bilirkişi kurulundan imar ihya ve kazandırıcı zamanaşımı şartları bakımından yeniden ek rapor alınması gerektiği belirtildiği ve Mahkemece bozma ilâmına da uyulduğu hâlde HMK'nın 297. maddesine aykırı şekilde tapu iptali ve tescil hükmü yerine yine tescil hükmü kurulduğu, hüküm kurmaya elverişli olmadığı belirtilen 18.02.2015 havale tarihli bilirkişi heyeti raporunun yeniden hükme esas alındığı, mevcut ziraat mühendisleri ve jeoloji mühendisi bilirkişileri heyetinden bozma doğrultusunda Kadastro Kanunu'nun 14... . maddelerindeki şartların oluşup oluşmadığına, imar-ihyanın tamamlanma ve bitiş tarihlerine, dava konusu taşınmazların durumuna ilişkin yeniden ek rapor alınmadığı, davanın (C) harfli bölüm yönünden kısmen reddine hükmedildiği halde tapu maliki davalı Hazine lehine karşı vekâlet ücretine hükmedilmediği, dava sırasında taşınmazın ihdasen tescil edilmesiyle birlikte TMK'nın 713/3. maddesi anlamında yasal hasımlık sıfatı kalmayan davalı ... Belediye Başkanlığı ve dahili davalı ... yönünden pasif husumet yokluğundan ret kararı verilmediği anlaşılmaktadır.
Hâl böyle olunca; belirtilen eksiklikler giderilerek ek bilirkişi raporları ile tüm deliller toplandıktan sonra HMK'nın 297. maddesi uyarınca infazı kabil bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Davalı Hazine vekilinin açıklanan nedenden ötürü yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, Temyiz eden davalı Hazine harçtan muaf olduğundan bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, Dosyanın Birecik 1. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, 1086 sayılı HUMK'un 440/III-1. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 24.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.