(6762 S. K. m. 700, 702) (765 S. K. m. 80)
Dava: 3167 sayılı kanuna aykırılıktan sanık Yüksel ...nin yapılan yargılanması sonunda; hükümlülüğüne dair İzmir 9. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 10.10.1996 gün ve 1994/1686 esas 1996/792 karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtayca incelenmesi müdahil Muammer vekili ve sanık vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığının bozma isteyen 2.6.1997 tarihli tebliğnamesi ile daireye gönderilmekle incelenip gereği düşünüldü:
Karar: Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde tartışılan delillere ve dosya içeriğine uygun gerekçeye göre; yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine; Ancak:
1- Karşılıksız çek keşide etme suçunda şikayet hakkı TTK.nun 702. maddesinde saklandığı, üzere çeki muhatap bankaya ibraz eden yetkili ve yasal hamil ile bunun rücu hakkına sahip bulunduğu çek arkasında ciro silsilesi içinde imzaları bulunan ve çeki devralan kişilere ait olduğu bu nedenle anılan yasanın 700. maddesinde bir çek ciro ve teslim yoluyla devredilebilir denilmiş olmasına göre hukuka uygun bu yolla çekte hamil olmayanların (çeki elinde bulundurmayanların) şikayet hakkı olmadığında kuşku yoktur.
Maddi olayımıza gelince, bu dosya ile birleştirilmesine karar verilen İzmir 2.Asliye ceza Mahkemesinin 1995/329 esas numaralı dosyasında müdahil Muammer ...ın şikayetine konu çekle bu dosyada şikayete konu çekin aynı çek olduğu, suça konu çek nedeniyle hamil İsmail ... tarafından 1.Ciranta Muammer ... hakkında icra takibi yapıldığı görülmektedir. Şu hale göre suça konu çekin müdahillerden hangisinin elinde bulunduğu araştırılarak müştekilere yasal anlamda hamil sayılıp sayılmadığı şikayet haklarının bulunup bulunmadığı tartışılmadan eksik soruşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Birleştirilen dosyada müdahil olan Muammer ... karar yerinde gösterilmemesi,
3- Sanık bu dosya ile birleştirilen İzmir 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 1995/329 esas sayılı dosyasında ve temyiz dilekçesinde hakkındaki dosyaların birleştirilmesini talep ettiği cihetle, mükerrer mahkumiyete neden olmamak açısından bahsettiği dosyalar celp edilip incelenerek çeklerin sanık tarafından aynı hukuki ilişki içinde aynı anda aynı kişiye yada parti mal alımı nedeniyle farklı tarihlerde teselsülen verilip verilmediği eylemin tek suç oluşturup oluşturmadığı, TCK.nun 80. maddesinin uygulama şartlarının bulunup bulunmadığının tahkikiyle sonucuna göre sanığın hukuki durumun tayin ve takdir gerektiğinin gözetilmemesi,
Sonuç: Yasaya aykırı sanık ve müdahil Muammer vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 06.10.1997 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy