(765 S. K. m. 503/1)
Dava: 3167 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanık Y. Akman' ın bozma üzerine yapılan yargılanması sonunda; TCK. nun 503/1. maddesi gereğince 1 yıl hapis ve 21.000.000 lira ağır para cezasıyla hükümlülüğüne dair İstanbul 4. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 10.07.1997 gün ve 1997/508 Esas, 1997/662 karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığının bozma isteyen 09.10.1998 tarihli tebliğnamesi ile daireye gönderilmekle incelenip gereği düşünüldü:
Karar: Bozma üzerine, yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde tartışılan delillere ve dosya içeriğine uygun gerekçeye göre; yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine;
Ancak;
Bir kimseyi kandırabilecek nitelikte hile ve desiseler yaparak hataya düşürüp onun veya başkasının zararına kendisine veya bir başkasına haksız yarar sağlaması suçun maddi unsurudur.
Hile ve desisenin kandıracak nitelikte olması lazımdır. Söz edilen niteliğin tayini izafi olması itibarıyla mağdurun durumu nazara alınmalıdır ve olaya göre takdir edilmelidir. Hataya düşürmek ve bilmezlik her zaman yeterli değildir sanığın kastı son derece önemlidir. Kaldı ki hile ve desisenin kullanılması ile mağdurun hataya düşürülmesi arasında nedensellik bağının bulunması şarttır.
Bu nedenle hile ve desisenin neler olduğu somut şekilde gösterilip tartışılmadan sadece tek başına çek keşide etmek yetkisi olmadığı halde çek keşide etmiş olması sebebine dayanılarak dolandırıcılık suçundan sanığın hükümlülüğüne karar verilmesi,
Sonuç: Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 24.11.1998 günüde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy