(3167 S. K. m. 7) (5584 S. K. m. 17) (765 S. K. m. 80)
Dava: 3167 sayılı kanuna aykırılıktan sanık Ü.nün yapılan yargılanması sonunda; Hükümlülüğüne dair Kadıköy 1. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 28.05.1998 gün ve 1998/22 esas 1998/561 karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığının bozma isteyen 30.06.1999 tarihli tebliğnamesi ile daireye gönderilmekle incelenip gereği düşünüldü:
Karar: 1-) İddianamede ve savunmasının tespiti sırasında tutanağa geçen kimlik bilgilerinde sanığın ... ili, .. İlçesi,... köyü nüfusuna kayıtlı ve 1954 doğumlu olduğu belirtildiği halde, gerekçeli karara esas alınana nüfus kaydında .. İli, Bahçesaray İlçesi Ulubeyli köyü nüfusun kayıtlı ve 1956 doğumlu olduğu görülmekle dosyadaki mevcut nüfus kaydının sanığa ait olup olmadığı tespit edilerek, sanığa ait olduğunun anlaşılması durumunda iddianamedeki sanığın doğum tarihi ve kimlik bilgilerinin düzeltilip buna göre yargılamaya devamla yazılı şekilde karar verilmesi,
2-) Düzeltme hakkı ile ilgili olarak banka tarafından gönderilen ihtar mektubunun tebliğ edildiği şahsın 5584 sayılı Posta Kanunun 17.maddesinde belirtilen iadeli taahhütlü mektup almaya yetkili olup olmadığı araştırılarak, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
3-Müşteki vekilinin dosyada mevcut 17.2.1998 havale tarihli dilekçesinde sanık tarafından keşide edilen diğer çekler nedeniyle vaki şikayetleri üzerine İstanbul C.Savcılığının 1997/62929 hazırlık sayısı üzerinden soruşturma yapıldığını belirtmesi, sanık vekilinin de temyiz dilekçesinde dava konusu çek haricinde başka çeklerinde karşılıksız çıktığını açıklaması karşısında mekerrer mahkumiyete neden olmamak bakımından sözü edilen hazırlık evrakının akıbeti araştırılıp dava açılmışsa celp ve tetkik edilerek davalara konu çeklerin ayni borç ilişkisi nedeniyle ayni anda yada teselsülen keşide edilip edilmediği, eylemin tek suç oluşturup oluşturmadığı, TCK.nın 80.maddesinin uygulanma şartlarının bulunup bulunmadığı saptanarak dava sonuçlanmamış ise birleştirme hususunun düşünülmesi sonuçlanmamış ise davanın reddi veya TCK.nın 80.maddesinin tatbiki gerekip gerekmeyeceğinin tartışılıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiğinin düşünülmemesi,
Sonuç: Yasaya aykırı sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 05.10.1999 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy