(765 S. K. m. 80) (6762 S. K. m. 700, 702) (YCGK. 27.03.2001 T. 2001/9-32 E. 2001/37 K.)
Dava: 3167 sayılı kanuna aykırılıktan sanık Hasan'ın yapılan yargılan yargılanması sonunda; hükümlülüğüne dair Manavgat Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 22.11.1999 gün ve 1999/430 esas 1999/568 karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığının bozma isteyen 18.02.2001 tarihli tebliğnamesi ile daireye gönderilmekle incelenip gereği düşünüldü:
Karar: Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27.3.2001 gün, 2001/9-32 esas, 2001/37 sayılı kararında açıklandığı üzere daha önceden hürriyeti bağlayıcı ceza ile mahkum olan sanığın bu cezasından dolayı 2.4.1994 tarihinde şartla tahliye edildiği, bihakkın tahliye tarihinin 3.10.19994 olduğu, Adli sicil kaydında öngörülen silinme tarihinden önce 24.2.1999 tarihinde dosyamıza konu suçu işlediği nazara alınarak 4616 sayılı yasadan yararlanma olanağı bulunmadığı görülerek yapılan incelemede;
1- Karşılıksız çek keşide etmek suçunda şikayet hakkı TTK.nun 702. maddesinde açıklandığı üzere çeki ibraz eden yetkili ve yasal hamil ile bunun rücu hakkına sahip bulunduğu anılan yasanın 700. maddesi uyarınca ciro ve teslim yoluyla çeki elinde bulunduran kişilere ait olup şikayet dilekçesini veren Niyazi çeki ibraz eden durumunda olmadığı gibi cirosunun da çek fotokopisinde ciro silsilesinde ibraz edenin imzası ile banka kaşesi arasında sıkıştırılmış biçimde yer aldığı anlaşıldığından dava konusu çekin aslı ile muhatap bankaya ibrazı anında alınmış örneği getirtilerek adı geçenin çeki ne şekilde ve ne zaman eline geçirdiği, çeki alacağın temliki hükümlerince devralıp devralmadığı buna göre şikayet hakkının bulunup bulunmadığı araştırılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayini gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması,
2- Dairemizin 2001/5359 esasında kayıtlı olarak incelenen Manavgat Asliye Ceza Mahkemesinin 99/416 esas, 99/579 karar sayılı dosyasında çeklerin numaralarının birbirini takip ettiği ilk hamillerinin aynı olduğu, keşide tarihlerinin birbirine yakın olduğu nazara alınarak, mükerrer mahkumiyete neden olmamak açısından bu dosya getirtilerek çeklerin aynı borç ilişkisi nedeniyle aynı anda ya da teselsülen verilip verilmediği eylemin tek suç olup olmadığı TCK.nın 80. maddesinin uygulanma şartlarının bulunup bulunmadığının tartışılması yönünden dosyalar birleştirilerek kanıtlar birlikte değerlendirilip sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve taktirinde zorunluluk bulunması, Bozmaya gerektirmiş sanık vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 16.04.2001 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy