(765 S. K. m. 30, 59, 404) (1412 S. K. m. 321)
Dava: Teşekkül halinde uyuşturucu madde ticareti yapmak suçundan sanıklar S.B., N.Y.ve M.K.'ın yapılan yargılanmaları sonunda; Hükümlülüklerine ilişkin İzmir Devlet Güvenlik Mahkemesinden verilen 21.01.2003 gün ve 2002/283 esas, 2003/8 karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay' ca incelenmesi sanıklar vekilleri tarafından istenilmiş sanık S.B. vekili incelemenin duruşmalı olarak yapılmasını talep etmiş olduğundan dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın düzeltilerek onanma isteyen tebliğnamesi ile 15.04.2003 tarihinde Daireye gönderilmekle sanık Serhan yönünden duruşmalı diğer sanıklar yönünden duruşmasız olarak incelenip gereği düşünüldü.
Karar: A) Sanık N.Y. hakkındaki hükmün incelenmesi:
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde tartışılan delillere ve dosya içeriğine uygun gerekçeye göre, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak:
Hükümden sonra 10.02.2003 tarih ve 25020 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 4806 sayılı Kanunun 1. maddesi ile değişik TCK'nın 30/2. maddesi uyarınca para cezasının yeniden değerlendirme yapılarak belirlenmesinde yasal zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün CMUK' nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA; ancak, aynı Kanunun 322. maddesi uyarınca yeniden duruşma yapılmaksızın gerekli değerlendirmenin yapılıp para cezasının düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, 4806 sayılı Kanunun 1. maddesi ile değişik TCK'nın 30/2. maddesi uyarınca sanık hakkındaki temel ağır para cezası 218.103.000 liraya ve..sonuç para cezası 181.752.000 liraya indirilmek suretiyle hükmün istem gibi DUZELTİLEREK ONANMASINA;
B) Sanıklar S.B. ve M.K.hakkındaki hükümlerin incelenmesi:
1- Sanıkların suç konusu 583,647 gramdan ibaret esrarı, kullanma dışında bir amaçla satın aldıklarına ilişkin delil bulunmadığından, lehe bir yorumla kullanmak için aldıkları kabul edilerek TCK'nın 404/2 ve 59. maddeleri uyarınca cezalandırılmaları gerektiği gözetilmeden yazılı biçimde hüküm kurulması,
2- Kabule göre, hükümden sonra 10.02.2003 tarih ve 25020 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 4806 sayılı Kanunun 1. maddesi ile değişik TCK' nın 30/2. maddesi uyarınca para cezasının sanıklar lehine yeniden değerlendirme yapılarak belirlenmesinde yasal zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanıkların vekilleri ile sanık M.'nın temyiz itirazları ve sanık S. vekilinin duruşmalı inceleme sırasındaki savunması bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün kısmen istem gibi BOZULMASINA, bozma nedenine göre sanıkların TAHLİYELERİNE, başka suçtan hükümlü veya tutuklu olmadıkları takdirde salıverilmelerinin sağlanması için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na yazı yazılmasına, 18.09.2003 günü oy birliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy