(765 S. K. m. 78, 516)
Dava: Izrar, konut dokunulmazlığını bozmak ve müessir fiil suçlarından sanıklar Hatice Binbaş, Ayşe Binbaş, Behçet Binbaş, İsmail Binbaş ve Bayram Binbaş'ın yapılan yargılamaları sonucunda; sanık Hatice Binbaş'ın müessir fiil suçundan hükümlülüğüne, konut dokunulmazlığını bozmak suçundan hem beraat ve hem de hükümlülüğüne, ızrar suçundan ise beraatine ve diğer sanıkların ise konut dokunulmazlığını bozmak suçundan beraatlerine ilişkin Uşak Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 05.06.2002 gün ve 2000/342 esas, 2002/339 karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi katılan vekili tarafından istenmiş olduğundan, dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın onama ve bozma isteyen tebliğnamesi ile 24.06.2003 tarihinde Daireye gönderilmekle incelenip gereği düşünüldü:
Karar: 1- Sanıklar Ayşe Binbaş, Behçet Binbaş, İsmail Binbaş ve Bayram Binbaş'ın konut dokunulmazlığını bozmak suçundan beraatlerine ve sanık Hatice Binbaş'ın ise müessir fiil suçundan mahkumiyetine ilişkin hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile hükmün istem gibi ONANMASINA;
2- Sanık Hatice Binbaş hakkında;
a) Konut dokunulmazlığını bozmak suçundan açılan kamu davası sonucunda; kararın gerekçe bölümünde, mahkumiyet hükmü kurulduğu belirtildiği halde, hüküm bölümünde, sanığın hem mahkumiyetine ve hem de beraatine karar verilmesi suretiyle, hükmün kendi içerisinde ve ayrıca gerekçe ile karıştırılması;
b) Izrar suçundan verilen beraat hükmüne yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Gerçek içtima kurallarını düzenleyen TCK'nın 78. maddesi uyarınca, bir kimsenin bir suçu işlemek için başka bir suç işlemesi ve bu suçun, amaçlanan diğer suçun yasal unsuru ya da yasal arttırım nedeni olmaması durumunda, o kimse hakkında her iki suçtan dolayı ayrı ayrı ceza verilir ve bu cezalar içtima ettirilir. Izrar suçu, konut dokunulmazlığını bozmak suçunun yasal unsuru veya yasal arttırım nedeni olmadığı gibi; genel kasıtla işlenebilen bir suç olup, kişinin, davranışının bir başkasına zarar erdiğini bilmesi, bu sonucu öngörmesi ve istemesi halinde kasıt unsurunun oluştuğunu kabul etmek ve özel kasıt aramamak gerekmektedir.
Dosya kapsamına göre; dava konusu olayda, sanık, katılanın evine rızası dışında girebilmek için, evin kapısının camını ve kapısını kırmıştır. Bu durumda, sanığın katılanın evine girebilmesi için, evin kapı camının ve kapısının kırılması bir zorunluluk ise de; bu zorunluluk, amaçlanan suçun gerçekleştirilmesi için gerekli olan, olaya özgü, somut ve fiili bir olgu olup, konut dokunulmazlığını bozmak suçu için yasada tanımlanan tipik fiilin yasal maddi unsuru veya yasal arttırım nedeni olmadığından ve konut dokunulmazlığı bozmak amacı ile işlenmiş olsa dahi, sanığın katılanın bu eylemi nedeni ile maddi zarara da uğrayacağını öngörmüş ve bu sonucu da göze alarak hareket etmiş olması karşısında, ızrar eylemini bilerek ve isteyerek, yani kasıtla işlediğinin kabulü gerektiğinden, TCK'nın 78. maddesinde öngörülen gerçek içtima kuralları uyarınca, sanık hakkında, konut dokunulmazlığını bozmak suçunun yanı sıra, basit ızrar suçundan da aynı yasanın 516/ilk maddesi uyarınca mahkumiyet hükmü kurulması gerektiği gözetilmeksizin; sanığın, katılanın evine rızası dışında girmeyi sağlamak amacıyla kapı camlarını ve kapıyı kırdığı, ızrar özel kastı ile hareket etmediği gerekçesi ile beraat hükmü kurulması;
c) Gerekçeli karar başlığında, sanığın baba adının, nüfus kaydına uygun şekilde Nurettin olarak yazılması gerekirken, Nuruttin olarak yazılması;
Sonuç: Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün istem gibi BOZULMASINA, 04.11.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy