(3167 s. Çek K. m. 8, 16, 16/a) (765 S. K. m. 72)
3167 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanık Recep'in yapılan yargılanması sonucunda hükümlülüğüne ilişkin DÜZCE 1. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 13.05.2003 tarih ve 2003/173 esas 2003/276 karar sayılı hükmün süresi içersinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığının bozma isteyen tebliğnamesi ile 09.12.2003 tarihinde daireye gönderilmekle incelenip gereği düşünüldü.
Dosya içersindeki adli sicil kaydına göre, sanık hakkında Düzce Ağır Ceza Mahkemesinin 24.03.1998 gün ve 22-27 esas ve karar sayılı ilamı ile TCK'nın 308/3-4,647 sayılı Yasa'nın 4/1, TCK'nın 72. maddeleri gereğince tayin edilen 530.000.TL. ağır para cezasının 14.07.1998 tarihinde infaz edildiğinin anlaşılması karşısında, söz konusu ilamın kesinleşme ve infaz tarihini içerir onaylı örneklerinin mahkemesinden celp edilerek, sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.Ancak;
1-İncelenen dosya içeriği itibariyle; suça konu çekin A.. Petrol Pazarlama Dağıtım Nakliye İç ve Dış Ticaret Limitet Şirketine ait hesaptan sanık tarafından keşide edildiği ve dosya içersindeki yetki belgesi örneğinin okunamayacak derecede silik olduğunun anlaşılması karşısında; hesap sahibi şirketi temsile ilişkin yetki belgesinin denetime elverişli şekilde okunaklı örneğinin getirtilerek, sanığın hesap sahibi şirket adına çek keşide etme yetkisinin bulunup bulunmadığının tespiti ile sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi;
2-Kabule göre;
a) 08.03.2003 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren 4814 sayılı Yasa'nın geçici 2. maddesinde öngörülen 3 aylık yasal süre beklenip, bu süre içersinde çek tutarının ve karşılıksız kalan kısmının %10 tazminatı ve 3167 sayılı Yasa'nın 16/a maddesine göre hesaplanacak gecikme faizi ile birlikte ödenip ödenmediği ve 8. maddesine göre düzeltme hakkının kullanılarak hamilin zararının karşılanıp karşılanmadığı araştırılıp, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri yerine, sözü edilen yasal süre beklenmeden ve eksik incelemeye dayanılarak karar verilmesi;
b) 4814 sayılı Yasa ile değişik 3167 sayılı Yasa'nın 16. maddesinin 1. fıkrasıyla "Yeterli karşılığı bulunmadığı için kısmen de olsa ödenmeyen çeki keşide edenlerin, çek bedeli tutarı kadar ağır para cezasıyla cezalandırılacakları, ancak verilecek para cezasının 80.000.000.000. TL dan fazla olamayacağı" ve yine; aynı maddenin son fıkrasıyla "Kısmen veya tamamen karşılıksız çıkan her çek yaprağının ayrı bir suç oluşturacağı" hüküm altına alınmış olmakla birlikte; suç tarihi itibariyle (2002 yılı) aynı ticari ilişki nedeniyle, aynı anda düzenlenen birden fazla çekin karşılıksız çıkması halinde eylemin tek suç kabul edilip, çek bedellerinin toplamı kadar para cezasına hükmedilebileceği ve verilen ceza miktarının da 80.000.000.000.TL. geçemeyeceği nazara alınarak; keşide tarihleri ve seri numaraları itibariyle aynı ticari ilişki nedeniyle aynı anda düzenlendikleri anlaşılan suça konu çeklerin toplam bedeli üzerinden tek bir para cezasına karar verilmesi gerekirken, suça konu her bir çek nedeniyle ayrı ayrı para cezasına hükmedilip, verilen aynı türden para cezalarının TCK'nın 72. maddesi gereğince içtimasına karar verilmesi;
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün istem gibi BOZULMASINA, 10.02.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy