(3167 S. K. m. 16/b) (2709 s. Anayasa. m. 141) (1412 S. K. m. 32, 268)
Karşılıksız çek keşide etmek suçundan sanık Hüseyin'in yapılan yargılaması sonucunda; hükümlülüğüne ilişkin KARTAL 3. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 30.06.2003 gün ve 2001/806 esas, 2003/713 karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık vekili tarafından istenmiş olduğundan, dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın bozma isteyen tebliğnamesi ile 27.01.2004 tarihinde Daireye gönderilmekle incelenip gereği düşünüldü:
1- 4814 sayılı Yasa ile 3167 sayılı Yasaya eklenen 16b/4 maddesinde, karşılıksız çek keşide etmek suçundan yapılan yargılamalarda CMUK'nın 225. maddesinin uygulanabileceği öngörülmekte olup; bu hüküm uyarınca, sanık hakkında hapis cezası verilemeyeceği durumlarda (4814 sayılı Yasa ile değişik 3167 sayılı Yasanın 16. maddesinin 1. fıkrasının son cümlesinin uygulanmadığı, yani bu yasanın yürürlüğe girdiği tarihten sonra işlenen suçlarda aynı suçtan mükerrir olunmadığı durumlarda) CMUK'nın 225/son maddesinde belirtildiği şekilde, sanığa gönderilecek davetiyede "kendisi gelmese dahi duruşmanın yapılarak, yokluğunda karar verilebileceği" meşruhatını içeren davetiyenin sanığa Tebligat Yasası hükümlerine uygun olarak tebliğ edilip, sanığın yokluğunda duruşma yapılarak karar verilmesi mümkündür. 4814 sayılı Yasanın yürürlüğe girdiği tarihten önce işlenen suçların tümünde ise, bu yasa ile 3167 sayılı Yasaya eklenen Geçici 1. madde uyarınca, aynı yasanın 16. maddesinin 1. fıkrasının son cümlesinin uygulanması mümkün olmadığından, CMUK'nın 225. maddesinin uygulanması olanaklıdır.
Bu açıklamalara göre, mahkemece sanığa tebliğ edilen davetiyede CMUK'nın 225/son maddesinde belirtilen açıklamanın yer almaması karşısında, yasaya uygun bir çağrının yapıldığının kabul edilmesi mümkün olmadığından, sanığa usulüne uygun olarak düzenlenmiş bir davetiyenin tebliğ edilmesi sağlandıktan sonra, yokluğunda karar verilebileceği gözetilmeksizin, yazılı şekilde hüküm kurulması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması;
2- Ortaklaştırılıp çoğaltılmış basılı gerekçeli karar kullanılması suretiyle, Anayasa'nın 141, CMUK'nın 32 ve 268. maddelerinde yer alan yargılamanın ve cezanın şahsileştirilmesi ve kanıtlama ilkelerine aykırı davranılması;
Yasaya aykırı, sanık vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 15.03.2004 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy