(765 S. K. m. 10, 29, 80, 403)
Dava: Teşekkül halinde uyuşturucu madde ticareti yapmak suçundan sanık Ali Ateş'in yapılan yargılanması sonunda; hükümlülüğüne dair İstanbul 5 nolu Devlet Güvenlik Mahkemesinden verilen 31.10.2003 gün ve 2002/189 esas, 2003/309 karar sayılı hükmün süresi içinde duruşmalı olarak Yargıtay'ca incelenmesi sanık vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığının onanma isteyen tebliğnamesi ile 10.01.2004 tarihinde daireye gönderilmekle yapılan tebligata rağmen duruşmaya vekil göndermeyen sanık yönünden duruşmasız olarak incelenip gereği düşünüldü:
Karar: 1- Türk Ceza Kanunun 3756 sayılı Kanunla eklenen 10/a. maddesinde; bir Türk vatandaşı veya yabancının, yabancı ülkede suç işleyip de bu bap hükümlerine göre Türkiye'de yargılanması halinde; Türkiye zararına işlenmiş suçlar dışında suçun işlendiği ülke kanunu ile Türk Kanunlarından hangisi uygulamada sanığın lehine sonuç verecek ise o kanun göz önünde bulundurulmak suretiyle, yabancı kanunda tanımlanan suça Türk kanunlarına göre verilmesi gereken ceza veya Türk Kanunlarında bulunup yabancı ülke kanunlarındaki cezaya en yakın olan ceza tespit edilerek uygulama yapılacağı; ancak, suçun işlendiği ülke kanunu Türkiye'nin kamu düzenine veya milletlerarası yükümlerine aykırı ise o ülke kanununa itibar edilemeyeceği öngörülmüştür. Böylece, Türkiye'de yapılacak yargılamada münhasıran Türk Ceza Kanunlarının uygulanacağına ilişkin genel kural korunmuş, fakat sanığa suçun işlendiği yer Kanununda öngörülenden fazla ceza verilemeyeceği kabul edilmiştir.
Sanık hakkında Almanya'da işlediği ileri sürülen uyuşturucu madde (kokain ve eroin) ticareti yapmak suçundan kamu davası açılmış olması nedeniyle; aynı olayla ilgili olarak, Almanya'da yargılanan diğer sanıklar hakkında Duisburg, Bochum, Dortmund Asliye Mahkemeleri Ağır ceza dairelerince verilen cezalardaki bu ülkeye ait uyuşturucu maddeler ile ilgili kanun uygulandığı ve sanık hakkında Dortmund Sulh hakimliğince çıkarılan tutuklama emrinde sanığa uygulanabilecek yasa ve maddelere ilişkin olarak bu ülkeye ait uyuşturucu maddeler ile ilgili kanunun 1, 3, 29, 30. ve Ceza Kanunun 25, 52, 53. maddelerinin belirtilmiş olması karşısında, anılan yasalara ilişkin maddelerin tamamını içeren metinlerin dosya içinde bulunmadığı anlaşıldığından; sözü edilen maddelerin tümü ile, Almanya'nın bu suça uygulanabilecek diğer kanun maddeleri metinleri getirildikten sonra, TCK.nın 10/a. maddesine göre uygulama yapılması gerekirken bu madde hükmü dikkate alınıp tartışılmadan ve eksik araştırma ile yazılı biçimde karar verilmesi.
2- Kabul ve uygulamaya göre;
Türk Ceza Kanununun 80. maddesinin, 403/6-7. maddelerinden önce uygulanması gerektiği gözetilmeyerek TCK.nın 29. maddesine muhalefet edilmesi.
Sonuç: Yasaya aykırı, sanık vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün bu sebeplerden dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 10.06.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy