(3167 S. K. Geç. m. 1) (7201 S. K. m. 35) (Tebligat Tüz. m. 55)
DAVA VE Karar: 4814 sayılı Yasa ile eklenen 3167 sayılı Yasa'nın geçici 1. maddesinde, bu madde uyarınca çıkarılan davetiyenin, şikayetçinin mahkemeye bildirdiği, mahkemede dinlenmemiş ise, şikayet dilekçesinde belirttiği adresine gönderileceği ve davetiye tebliğine ve tebliğ edilmiş sayılmasına rağmen üst üste iki duruşmaya gelmeyen veya vekil de göndermeyen şikayetçinin şikayetinden vazgeçmiş sayılacağı öngörülmüştür.
4814 sayılı Yasa ile 3167 sayılı Yasa'da yapılan değişiklikle veya öncesinde, yargılama aşamasına ilişkin olarak Tebligat Yasası'nda öngörülen kuralların dışında "adres değişikliğinin mahkemeye bildirilmemiş olması durumunda, davetiyenin tebliğ edilmiş sayılması" hususunu düzenleyen özel bir hükmün öngörülmemiş olması karşısında, söz konusu maddedeki "davetiyenin tebliğ edilmiş sayılması" ibaresinin, tebligat konusunda emredici genel yasa niteliğinde olan Tebligat Yasası'nın "adres değiştirmenin bildirilmesi mecburiyeti" konu başlıklı 35. maddesi ile Tebligat Tüzüğü'nün 55. maddesinde belirtilen "davetiyenin tebliğ edilmiş sayılması"na ilişkin kurallarla birlikte değerlendirilmesi ve bu maddelerde öngörülen tebligat işlemlerinin yerine getirilmesi olarak yorumlanması gerekmektedir.
Belirtilen hususlar ışığında yapılan incelemede; dosya kapsamına göre, katılan vekiline gönderilen davetiyenin, katılan vekilinin şikayet ve katılma istemini içeren dilekçelerinde belirttiği adrese gönderilip, "muhatabın adres bırakmadan gittiği" meşruhatı ile tebligat yapılmadan iade edildiği ve katılan vekilinin yeni adresini de mahkemeye bildirmemiş olması karşısında, adres değiştiren kimse yenisini bildirmediği ve yeni adres tebliğ memurunca da tespit edilemediğinden, davetiyenin, katılan vekilinin daha önce tebligat çıkarılan bilinen adresine Tebligat Yasası'nın 35. maddesi uyarınca tebliğ edilmesinden sonra, katılan vekilinin geçerli bir mazeret sunmaksızın üst üste iki oturuma gelmemesi halinde, şikayetinden vazgeçmiş olduğu kabul edilerek, kamu davasının düşürülmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, anılan madde uyarınca gerekli tebligat yapılmadan, yazılı biçimde hüküm kurulması;
Sonuç: Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün istem gibi "bozulmasına", 15.03.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy