(765 S. K. m. 2, 81, 181, 188, 119, 308, 522) (647 S. K. m. 4) (1412 S. K. m. 268, 321, 322)
Dava: Izrar, şartlı tehdit ve iftira suçlarından sanıklar Muhittin Akçakoca ve Ahmet Akçakoca'nın yapılan yargılanmaları sonunda; sanık Ahmet Akçakoca'nın şartlı tehdit suçundan ve sanık Muhittin Akçakoca'nın ise ızrar ve iftira suçlarından hükümlülüklerine ilişkin Baskil Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 05.06.2003 gün ve 2002/80 esas, 2003/61 karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanıklar tarafından istenmiş olduğundan, dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın bozma isteyen tebliğnamesi ile 17.02.2004 tarihinde Daireye gönderilmekle incelenip gereği düşünüldü:
Karar: A- Sanık Ahmet Akçakoca hakkında şartlı tehdit suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Temel cezanın tayini sırasında uygulanan yasa maddesinin, TCK'nın 188. maddesi yerine 181. maddesi olarak belirtilmesi, mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak kabul edilmiştir.
647 sayılı Yasanın 4. maddesinin uygulanması sırasında hesap hatası nedeni ile sonuç cezanın eksik tayin edilmesi karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile hükmün istem gibi ONANMASINA;
B- Sanık Muhittin Akçakoca hakkında;
1) İftira suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine; ancak;
15.01.2003 tarih ve 24994 Mükerrer sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 4786 sayılı Yasa ile 647 sayılı Yasa'nın 5. maddesine eklenen 5. fıkrasında öngörülen gecikme zammı uygulanmasına ilişkin hükmünün suç tarihinde yürürlükte olmaması nedeni ile TCK'nın 2. maddesi uyarınca sanık aleyhine uygulamayacağının gözetilmemesi;
Yasaya aykırı olduğundan, hükmün CMUK'nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA; ancak, bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun'un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; "647 sayılı Yasa'nın 5/5. maddesi uyarınca gecikme zammı uygulanmasına" ilişkin ibarenin çıkarılması suretiyle, hükmün tebliğnamedeki düşünceye uygun olarak düzeltilerek ONANMASINA;
2) Izrar suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde tartışılan delillere ve dosya içeriğine uygun gerekçeye göre; yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazların reddine; ancak:
a) Dosya kapsamına göre; sanığın müşteki kardeşi Ahmet Akçakoca ile müştereken malik oldukları taşınmaz üzerinde yapmış oldukları rızai taksim nedeni ile kendi kullanımına tahsis edilen taşınmazın yukarısında bulunan ve üzerinde sulama havuzunun bulunduğu araziye geçmek amacıyla kullandığı, ayrıca bu taşınmazının aşağısında bulunan yola ulaşmak için geçiş yaptığı yerlere, müşteki tarafından bu geçişe engel olmak amacıyla dikilen çeper ve elma fidanlarını sökmek şeklinde gerçekleşen eyleminde, müştekiye zarar vermek kastıyla hareket etmediği; müşteki Ahmet Akçakoca'nın iddia ettiği şekilde Baskil Asliye Hukuk Mahkemesine açılan bir dava sonucunda, sanık ve müştekinin hissesi ve yerlerinin belirlenmiş ve söz konusu çeper ve elma fidanın da müştekinin hissesine düşen bölüme dikilmiş olduğunun saptanması halinde, sanığın eyleminin geçit hakkını elde etmek için adli mercilere başvurmak yerine, eşya üzerinde kuvvet sarfı suretiyle hakkını kendiliğinden almaya çalışmak olup, TCK'nın 119. maddesi kapsamında ön ödemelik suçlardan olan aynı yasanın 308/1. maddesinde öngörülen kendiliğinden hak almak suçuna eksik teşebbüs olacağı; müştekinin iddia ettiği şekilde bir mahkeme kararının bulunmayıp, tarafların müştereken malik oldukları taşınmaz üzerinde karşılıklı anlaşmalarına dayanarak, sanık Muhittin tarafından, suça konu elma fidanı ve çeperlerin üzerinde dikilmiş olduğu geçiş yerleri üzerinde süregelen bir kullanımının söz konusu olması halinde, sanığın eyleminin kendisinin de müştereken malik olduğu arazideki kullanımına vaki müdahaleyi önlemek olacağından, suç teşkil etmeyip, taraflar arasındaki durumun hukuki ihtilaf niteliğinde olacağı göz önünde bulundurularak, dava konusu taşınmaza ilişkin tapu kaydı ve varsa ölçekli krokisi ile müştekinin iddia ettiği biçimde bir davanın ve kesinleşmiş bir mahkeme hükmünün bulunup bulunmadığı araştırılıp, varsa ilgili dosya da getirtilerek, taşınmaz başında mahalli ve tapu fen elemanı teknik bilirkişiler refakatinde keşif yapıldıktan ve taşınmaz başında, varsa tarafların kullanıma ilişkin tanıkları da dinlenerek; sonucuna göre, sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik inceleme ile yazılı biçimde hüküm kurulması;
b) Kabule göre;
aa) Suçtan kaynaklanan zarar miktarının pek hafif değerde olduğu kabul edilerek, sanığın cezasından yapılan indirim sırasında uygulanan yasa maddesinin (TCK 522) gösterilmemesi sureti ile CMUK'nın 268/4. maddesine aykırı davranılması;
bb) TCK'nın 81. maddesi uyarınca yapılan arttırım sırasında, sanığın tekerrüre esas alınan önceki mahkumiyet ilamındaki içtimanın çözülerek, TCK'nın 81/3. maddesinde öngörülen azami arttırım sınırının bulunması gerektiği gözetilmeksizin, içtima sonucu bulunan miktar kadar arttırım yapılarak sanık hakkında fazla ceza tayini;
cc) 15.01.2003 tarih ve 24994 Mükerrer sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 4786 sayılı Yasa ile 647 sayılı Yasa'nın 5. maddesine eklenen 5. fıkrasında öngörülen gecikme zammı uygulanmasına ilişkin hükmünün suç tarihinde yürürlükte olmaması nedeni ile TCK'nın 2. maddesi uyarınca sanık aleyhine uygulamayacağının gözetilmemesi;
Sonuç: Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün istem gibi BOZULMASINA, 24.05.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy