(3167 S. K. m. 4) (6762 S. K. m. 693, 708)
3167 sayılı Yasa'ya aykırı davranmak suçundan sanık Süleyman'ın yapılan yargılanması sonunda; hükümlülüğüne ilişkin GÖLBAŞI/ ANKARA Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 10.06.2003 tarih ve 2003/261 esas, 2003/398 karar sayılı hükmün süresi içersinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığının bozma isteyen tebliğnamesi ile 14.01.2004 tarihinde daireye gönderilmekle incelenip gereği düşünüldü.
I- Hükmün esasını oluşturan kısa kararda suça konu her iki çek hakkında 3167 sayılı Yasa'nın 16/1. maddesi gereğince ayrı ayrı para cezasına hükmedilip, sanığa verilen aynı neviden para cezalarının TCK'nın 72. maddesi uyarınca içtima ettirilerek, sanığın 9.000.000.000.TL. ağır para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği halde, gerekçeli kararda sanığın 5.000.000.000.TL. ağır para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi suretiyle hükmün karıştırılması;
II- Kabule göre;
Çekin keşidesinden itibaren belli bir süre içersinde ödenmek üzere muhataba ibrazı gerekmekte olup, ödeme için ibraz süreleri TTK'nın 708. maddesinde ayrıntılı bir şekilde hüküm altına alınmıştır. Bu madde gereğince, bir çek keşide edildiği yerde ödenecekse 10 gün, keşide edildiği yerden başka bir yerde ödenecekse 1 ay içersinde muhataba ibraz edilmelidir. Çekin keşide edileceği yerde ödenecek olmasından maksat, çek hesabının bulunduğu muhatap bankanın ve keşide yerinin aynı ilçe idari birim sınırları içersinde olmasıdır. Çekin keşide edildiği yerden başka bir yerde ödenecek olması ise, çekin keşide edildiği yer ile çekin işleyen hesabının bulunduğu banka şubesinin farklı ilçe veya ilde olmalarıdır. Burada muhatap banka sözünden kast edilen yer, çekle işleyen hesabın bulunduğu yer olup, çekin ibrazı üzerine karşılığını sormak suretiyle çek bedelini ödeyen şubenin bulunduğu yer değildir. Yani çekin yabancı bir şubeye ibraz edilmiş olması, ibraz sürelerini etkilemez. Zira; yabancı şube çek bedelini 3167 sayılı Yasa'nın 4. maddesi gereğince ve müşterilerine hizmet etmek amacıyla ödemekte ve daha sonra muhatap banka ile hesaplaşmaktadır. Yine keşide ve ödeme yerlerinin aynı yer sayılmasında ve ibraz sürelerinin hesaplanmasında, il sınırı değil, ilçe sınırının esas alınacağı, ancak; Büyükşehir Belediyesinin bulunduğu yerlerde, Büyükşehir Belediyesi sınırları içersinde kalan yerlerin aynı yer sayılacağı hususu da gözden uzak tutulmayacaktır.
Bu açıklamalar ışığında somut olay irdelendiğinde; sanığın, T.C. Ziraat Bankası Gemlik şubesi nezdinde bulunan hesabından keşide edilen ve keşide yeri Gemlik olan 0142190 seri nolu ve 18.09.2000 keşide tarihli suça konu çekin, muhatap banka ile keşide yerinin aynı ilçe idari birim sınırları içersinde bulunması nedeniyle 10 günlük ibraz süresine tabi olduğu halde, süresinden sonra 29.09.2000 tarihinde T.C. Ziraat Bankası Gölbaşı/Ankara şubesine ibraz edildiğinin anlaşılması karşısında; bu çek yönünden karşılıksız çek keşide etme suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, söz konusu çekin hükme esas alınması;
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün istem gibi BOZULMASINA, 24.02.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy