(765 S. K. m. 403, 405)
Dava: Uyuşturucu madde ticareti yapmak ve kullanmak suçundan sanıklar Muttalip Katkay ve Hasan Katkay, Ömer Buyruk'un yapılan yargılanmaları sonunda; sanık Muttalip Katkay'ın uyuşturucu madde ticareti ve uyuşturucu madde kullanmaktan, diğer sanıklar Hasan Katkay ve Ömer Buyruk'un uyuşturucu madde kullanmaktan hükümlülüklerine ilişkin Bakırköy 6. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 27.03.2003 gün ve 2002/205 esas 200351/ karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık Muttalip Katkay ve vekili sanık Hasan Katkay, sanık Ömer Buyruk tarafından istenilmiş olduğundan dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın onama-bozma isteyen tebliğnamesi ile 09.12.2003 tarihinde Daireye gönderilmekle incelenip gereği düşünüldü:
Karar: 1- Sanıklar hakkında kullanmak amacıyla uyuşturucu madde bulundurmak suçundan kurulan hükümlerle ilgili olarak;
Sanık Mutalip'in adının gerekçeli kararda yanlış yazılması, mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak kabul edilmiş, üst arama tutanağında sürücü belgesi olduğu anlaşılan sanık Hasan hakkında 2918 sayılı Yasa'nın 119. maddesinin uygulanma koşullarının araştırılmaması, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerine ONANMASINA,
1- Sanık Muhtalip hakkında uyuşturucu madde satmak suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde;
Süresinden sonra yapılan duruşmalı inceleme isteminin CMUK.nun 318. maddesi uyarınca reddine karar verilerek dosya üzerinde yapılan incelemede;
Ele geçen net eroin miktarı üzerinden TCK.nun 403/6. maddesi uyarınca artırım yapılması sonucu eksik ağır para cezası tayini karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.12.1993 gün ve 1993/301-303 sayılı kararında da açıklandığı üzere TCK.nun 405/2. maddesinin uygulanabilmesi için, sanığın suçun meydana çıkmasına veya suç ortaklarının yakalanmasına hizmet ve yardım etmesi gerektiği, sadece başkalarının suçla ilgilerini açıklamasının yeterli olmadığı nazara alındığında; sanığın suç ortağı olarak adını verdiği sanık Şeyhmus Man'ın beraat etmiş olması karşısında, olayda TCK.nun 405/2. maddesinin uygulama koşulları bulunmadığından tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Sair temyiz itirazlarının reddine ancak,
4806 sayılı Yasa'nın 1. maddesi ile değişik TCK.nın 30/2. maddesi uyarınca suç tarihi itibarıyle temel ağır para cezasının alt sınırının 218.103.000 lira olduğunun gözetilmemesi, bozmayı gerektirdiğinden,
Sonuç: Hükmün CMUK.nun 321. maddesi gereğince BOZULMASINA; ancak, bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun'un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; 4806 sayılı yasanın 1. maddesi ile değişik TCK. nın 30/2. maddesi uyarınca yapılan uygulama neticesi, sonuç ağır para cezasının 181.752.000 Liraya indirilmek suretiyle, hükmün düzeltilerek ONANMASINA, 15.03.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy