(5252 S. K. m. 9) (5237 S. K. m. 188) (5271 S. K. m. 232)
YARGITAY KARARI
Teşekkül halinde uyuşturucu madde ithal etmek suçundan sanık Hurşit Han hakkında İstanbul 4 nolu Devlet Güvenlik Mahkemesince yapılan yargılama sonunda, 07.04.1997 tarih ve 1996/270 Esas, 1997/84 karar sayısı ile teşekkül halinde uyuşturucu madde ithal etmek suçundan 765 sayılı TCK hükümleri uyarınca mahkumiyet kararı verildiği; hükmün sanık vekili tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 10.Ceza Dairesinin 06.11.1997 tarih ve 1997/10482 Esas, 1997/11212 Karar sayılı ilamı ile onanarak kesinleştiği, 5237 sayılı TCK.nun yürürlüğe girmesinden sonra re'sen, CMK.nun 250. maddesi uyarınca davaya bakmakla yetkili İstanbul 12.Ağır Ceza Mahkemesince 23.06.2005 tarih ve 1996/270 Esas 1997/84 Ek Karar sayısı ile uyarlama sonucu Hurşit Han'ın uyuşturucu madde ithal etmek suçundan 5237 sayılı TCK. hükümleri uyarınca mahkumiyetine karar verildiği, kararın C.Savcısı ve hükümlü müdafii tarafından süresi içinde temyiz edildiği; Yargıtay C. Başsavcılığınca bozma isteğiyle dava dosyasının tebliğname ekinde 11/10/2005 tarihinde Dairemize gönderildiği anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/1. maddesi uyarınca lehe yasanın belirlenmesi ve uyarlanmasına ilişkin kararların dosya üzerinden verilebilmesi mümkündür, ancak;
a- Sonraki yasa, suçun unsurlarını veya özel hallerini değiştiriyorsa,
b- Cezanın teşdiden tayini nedeni sayılacak olguların tartışılması, alt ve üst sınırlar arasında bir oran belirlenmesi ya da artırım veya indirim nedenlerinin değerlendirilmesi gerekiyorsa,
c- Cezanın paraya veya tedbire çevrilmesi ya da ertelenmesi hususunda mahkemece takdir hakkının kullanılması ve böylece bireyselleştirme yapılması zorunlu ise,
Duruşma açılmak suretiyle tüm bunların neden ve gerekçeleri de gösterilerek hüküm kurulması gerekir.
5252 sayılı Kanunun 9. maddesi uyarınca verilen uyarlama kararında, 765 sayılı TCK.nun 403/5. maddesinde belirtilen suça ait olarak suçun özel hallerine ilişkin (teşekkül ve topluluk oluşturma gibi) hükümlerin 5237 sayılı yasa ile ortadan kaldırıldığı ancak 5237 sayılı kanunun 188/5. maddesinde belirtilen şekilde örgüt faaliyeti çerçevesinde suç işlendiğinin açıklanarak uygulama yapıldığı, artırım ve indirim maddelerindeki oranların değiştiği belirtilmiş, bunların sonucunda 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK.nun lehe olduğu değerlendirilerek uygulama yapıldığı anlaşılması karşısında bu durumun 5237 sayılı TCK.nun lehe olan hükümlerinin derhal uygulanabileceği haller içerisinde olmayıp hükmün zat ve mahiyetinde değişiklik yapan karar niteliğinde bulunduğu gözetilerek duruşma açılıp bir karar verilmesi gerekirken evrak üzerinde inceleme yapılarak yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- 5271 sayılı CMK.nun 232/2-c. maddesi uyarınca kararda suçun işlendiği yer, tarih ve zaman diliminin gösterilmemesi,
3- 5271 sayılı CMK.nun 232/6. maddesi uyarınca kanun yollarına başvuru, süresi ve merciinin tereddüde yer verilmeyecek şekilde gösterilmesi gereğine uyulmaması,
4- Ek karar ile önceki hüküm geçerliliğini yitirdiği halde, müsadere iade, mahkeme masrafı gibi diğer hususlar yönünden ilk hükme gönderme yapılması,
5- Hüküm tarihinden sonra 08.07.2005 tarihinde Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 5377 sayılı kanunun 7. maddesi ile 5237 sayılı TCK.nun 61. maddesine eklenen 8.fıkra uyarınca; Adli Para Cezası hesaplanırken tayin olunan temel gün üzerinden bireyselleştirmeye yönelik artırım ve indirimler yapıldıktan sonra, adli para cezası, sonuç gün ile kişinin bir gün karşılığı ödeyebileceği miktarın çarpılması suretiyle bulunması gerektiği gözetilerek, temel gün adli para cezasına çevrilmek suretiyle hatalı uygulama yapılması,
Yasaya aykırı, sanık müdafii ve C.Savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün istem gibi BOZULMASINA, 23/11/2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy