(5237 S. K. m. 7, 191, 192)
Dava: Uyuşturucu madde ticareti yapmak ve kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçlarından sanık E. E. ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan sanık C. Z.'in yapılan yargılanmaları sonunda; mahkumiyetlerine ilişkin Muğla 1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 16.08.2006 gün ve 2006/82 esas, 2006/318 karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanıkların müdafi ileri tarafından istenmiş olduğundan dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın Onanma-Bozma isteyen tebliğnamesi ile 21.11.2006 tarihinde Daireye gönderilmekle incelenip gereği düşünüldü:
Karar: A- Müdafiinin 22.08.2006 tarihli temyiz dilekçesinden önce sanık E. E.'in cezaevinden Mahkemeye hitaben gönderdiği 21.08.2006 tarihli dilekçesi ile cezasının tasdik edilmesini istediği ve temyizden vazgeçme iradesi taşıdığı anlaşılmakla; bu sanık yönünden dosyasının tetkiksiz olarak Yargıtay C. Başsavcılığına İADESİNE,
B- Sanık C. Z. hakkında kurulan hükmün incelenmesi;
Sanık hakkında koşulları oluşmadığı halde, 5237 sayılı TCK. nun 192/3 maddesinin uygulanmış olması, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargılama sürecinin kanuna uygun olarak yapıldığı; aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı; eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı; vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı; eyleme uyan suç tipi ile artırma ve indirme nedenleri tartışılarak yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak:
19.12.2006 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 5560 sayılı Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanunla değiştirilen 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191. maddesinde; kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya bulunduran kişi hakkında, cezaya hükmedilmeden önce, tedaviye ve/veya denetimli serbestlik tedbirine karar verilebileceği, tedavinin ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun davranması halinde açılmış olan davanın düşmesine hükmedileceği öngörülmüştür.
Belirtilen bu değişiklik karşısında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7. maddesi uyarınca; sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün istem gibi BOZULMASINA, 24.01.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy