(5237 S. K. m. 7, 191, 192) (5230 S. K. m. 8)
Dava: Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan sanık Mustafa K.'ın yapılan yargılanması sonunda; 765 sayılı TCK. hükümleri uyarınca mahkumiyetine ilişkin G. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 15.02.2005 gün ve 2004/261 esas, 2005/28 karar sayılı hükmün süresi içinde sanık tarafından temyiz edildiği, Yargıtay C. Başsavcılığının 08.06.2005 tarih ve 2005/71934 tarihli yazısı ile yeniden değerlendirme amacıyla dava dosyasının iade edildiği, Mahkemece duruşma açılarak 5237 sayılı TCK. hükümleri uyarınca verilen 11.10.2005 tarih ve 2005/151 esas. 2005/275 karar sayılı mahkumiyetine ilişkin kararın da Yargıtay'ca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının BOZMA isteyen tebliğnamesi ile 14.02.2006 tarihinde Dairemize gönderildiği anlatıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Karar: Koşulları oluşmadığı halde sanık hakkında 5237 sayılı TCK. nun 192/3 maddesinin uygulanmış olması, karsı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargılama sürecinin kanuna uygun olarak yapıldığı; aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı; eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı; vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı; eyleme uyan suç tipi ile artırma ve indirme nedenleri tartışılarak yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak:
1- 19.12.2006 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 5560 sayılı Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanunla değiştirilen 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191. maddesinde; kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya bulunduran kişi hakkında, cezaya hükmedilmeden önce, tedaviye ve/veya denetimli serbestlik tedbirine karar verilebileceği, tedavinin ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun davranması halinde açılmış olan davanın düşmesine hükmedileceği öngörülmüştür.
Belirtilen bu değişiklik karşısında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7. maddesi uyarınca; sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Kabule göre de;
2- 5271 sayılı CMK. nun 232/2-c maddesine aykırı olarak gerekçeli karar başlığına suçun işlendiği yer ve zaman diliminin yazılmaması,
3- Yargıtay C. Başsavcılığınca 5320 sayılı Kanunun 8/2 maddesi uyarınca Mahkemesine iade edilen ve sadece sanık tarafından temyiz edilen önceki kararda; sanık hakkında tayin olunan hürriyeti bağlayıcı cezanın paraya çevrilip taksitlendirilmesine karar verilmesine göre; bu uygulamanın sanık lehine kazanılmış hak oluşturduğunun gözetilmemesi,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün istem gibi BOZULMASINA, 24.01.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy