(5320 S. K. m. 8) (765 S. K. m. 404) (647 S. K. m. 4) (5271 S. K. m. 169) (5252 S. K. m. 9) (5237 S. K. m. 7, 191)
Dava: Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan sanık Fırat Yıldırım hakkında Ankara 13. Asliye Ceza Mahkemesince yapılan yargılama sonunda, 22.12.2004 gününde 2004/1039 esas, 2004/986 karar sayı ile mahkumiyet kararı verildiği; hükmün sanık tarafından süresi içerisinde temyiz edildiği ve Yargıtay C. Başsavcılığınca 5320 s. Kanun'un 8/2. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak 03.06.2005 gün ve 10/2005-53541 s. yazı ile 5237 s. Türk Ceza Yasasının genel ve özel kısımlarında yer alan yeni ve değişik düzenlemelerin mahkemesince değerlendirilmesi için dosyanın mahalline iade edildiği, iade üzerine yeniden duruşma açılarak yapılan yargılama sonucunda 02.12.2005 tarihinde, 2005/919 esas, 2005/1126 karar sayı ile 765 s. TCK. nun sanığın lehine olduğu gerekçesi ile, 765 s. TCK. nun 404/2 ve 647 s. Kanun'un 4. maddelerinin sanık hakkında uygulanmasına karar verildiği, kararının süresinde sanık tarafından temyiz edildiği; Yargıtay C. Başsavcılığınca bozma isteğiyle dava dosyasının tebliğname ekinde 21.03.2006 gününde Dairemize gönderildiği anlaşıldı. Dosya incelendi. Gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Yargılama sürecinin yasaya uygun olarak yapıldığı; aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan bütün delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı; eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı; vicdani kanının dosya içerisindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı; eyleme uyan suç tipi ile artırma ve indirme nedenleri tartışılarak yaptırımların doğru şekilde belirlendiği anlatıldığından, sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak:
1- Hükme dayanak alınan ve fotokopi niteliğinde olan yakalama, üst arama, zaptetme ve teslim tutanağının, aslına uygunluğunun onaylanmaması suretiyle 5271 s. CMK. nun 169. maddesine aykırı davranılması;
2- 5252 s. Kanun'un lehe olan hükümlerin uygulanmasında usul başlıklı 9. maddesinin 3. fıkrasındaki lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili tüm hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir hükmü karşısında, sanık lehine olan cezanın belirlenebilmesi, mahkemesince her iki yasa hükümlerinin tüm halinde olaya uygulanmasıyla mümkün olacaktır. Bu nedenle;
Lehe olduğundan bahisle, 765 s. TCK. nun 404/2 ve 647 s. Kanun'un 4. maddeleri uyarınca sanığın mahkumiyetine karar verilmiş ise de; 5237 s. TCK. nun 191/2. maddesi uyarınca uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişi hakkında tedaviye ve denetimli serbestlik tedbirine, kullanmamakla birlikte kullanmak için uyuşturucu ya da uyarıcı madde bulunduran hakkında denetimli serbestlik tedbirine hükmolunacağı, 191/5. maddesinde ise tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun davranmama halinde cezanın infaz edileceğinin belirtilmesi karşısında, tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine hükmedildiği takdirde, tedavi ve tedbirin gereklerine uymanın sanığın lehine bir düzenleme olduğu anlaşıldığından, sanık hakkında daha lehe sonuç doğuran 5237 s. Kanun'un 191/1 ve 2. fıkraları hükmü gereğince uygulama yapılması yerine yazılı biçimde hüküm kurulması;
3- 19.12.2006 günlü Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 5560 s. Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Ait Kanunla değiştirilen 5237 s. Türk Ceza Kanunu'nun 191. maddesinde; kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya bulunduran kişi hakkında, cezaya hükmedilmeden önce, tedaviye ve/veya denetimli serbestlik tedbirine karar verilebileceği, tedavinin ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun davranması halinde açılmış olan davanın düşmesine hükmedileceği öngörülmüştür.
Belirtilen bu değişiklik karşısında, 5237 s. Türk Ceza Kanunu'nun 7. maddesi uyarınca; sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu sebeple yerinde görülmüş olduğundan, hükmün istek gibi BOZULMASINA, 29.01.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy