(3167 S. K. m. 16, 16/B) (6762 S. K. m. 711)
Dava: Karşılıksız çek keşide etmek suçundan şüpheli U. Yılmaz hakkında yapılan soruşturma sonucunda verilen, kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının bile tarih ve 2005/57572 soruşturma, 2006/2727 karar sayılı kararma yönelik itiraz üzerine, itirazın reddine ilişkin Karşıyaka 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 13.03.2006 gün ve 2006/200 müteferrik sayılı karan aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığı'nın Ceza işleri Genel Müdürlüğü ifadeli 05.05.2006 gün ve 19486 sayılı kanun yararına bozma talebi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 01.06.2006 gün ve 2006/103760 sayılı tebliğnamesi ile dosya Dairemize gönderilmekle incelenip, gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Kanun yararına bozma talebi ve tebliğnamede, Dosya kapsamına göre, Cumhuriyet Başsavcılığınca, şikayete konu çek ile ilgili olarak hesap sahibinin Türk Ticaret Kanununun 711. maddesi uyarınca ödemeden men talimatı verdiği, müştekinin çeki ibrazında, keşidecinin vermiş olduğu ödemeden men talimatı nedeniyle, karşılıksız çek işlemlerine tabi tutulmadığı ve 4814 sayılı Kanun'la değişik 3167 sayılı Kanun'un 16/b-2. maddesi uyarınca şikayet hakkının ödeme yasağının kalktığı tarihte doğacağı gerekçesiyle takipsizlik karan verildiği anlaşılmış ise de, keşideci tarafından, Türk Ticaret Kanunu'nun 711. maddesi uyarınca çek hesabının bulunduğu muhatap barka şubesine çekin rızası dışında elinden çıktığı belirtilerek, ödemeden men talimatı verilmesinin, tek başına atılı suçtan ceza sorumluluğunu ortadan kaldırır nitelikte olmadığı, zira, ödemeden men talimatının, sadece muhatap banka şubesinin, keşidecinin beyanının doğru olup olmadığını araştırmaksızın ödeme yasağına uyması sonucunu doğurmakta olup, çek hamilinin alacak hakkını ortadan kaldırmadığı, imzasını taşıyan çekin rızası dışında elinden çıktığını belirterek ödemeden men talimatı veren keşidecinin, ancak söz konusu çekin bankaya ibrazı tarihinde çek bedelini karşılayacak meblağı hesabında bulundurduğunun ve ibraz tarihinden önce açılmış bir menfî tespit veya iptal davasının bulunduğunun ve bu davanın keşidecisi lehine sonuçlanmış olduğunun tespit edilmesi durumunda, 3167 sayılı Kanun'un 16/1. maddesinde öngörülen karşılıksız çek keşide etmek suçundan sorumlu tutulmayacağı, bu hususun Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 20.04.2005 tarihli ve 2005/4306-3777 sayılı ilamı ile kabul edilmiş bulunduğu cihetle, belirtilen hususlar araştırılmadan takipsizlik kararı verilmiş bulunduğu gözetilmeksizin itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir. denilerek, Karşıyaka 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin anılan kararının bozulması istenmiştir.
08.03.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4814 sayılı Kanun ile ekli 3167 sayılı Kanun'un 16b/2 maddesinde Çekin karşılığı bulunmaması nedeniyle şikayet hakkı, 8. maddede belirtilen miktarın yatırılması için öngörülen sürenin dolduğu tarihte; ihtiyati tedbir karan veya ödemeden men yasağı nedeniyle süresi içinde ibrazında çek hakkında işlem yapılmaması halinde, ihtiyati tedbir kararının veya ödeme yasağının kalktığı tarihte doğar. hükmüne yer verilmiştir.
Söz konusu hükümde belirtilen ödeme yasağı kavramı, mahkemelerce verilen ve çek bedelinin bloke edildiği ödeme yasağı kararlarını ifade etmekte olup, keşidecinin, TTK nın 711/3. maddesine dayanarak, mahkemeden karar istemeksizin verdiği ödemeden men talimatlarının, şikayet hakkının doğumuna etki etmeyeceği gibi, tek başına suçun oluşumunun da engelleyemeyeceği gözetilmeksizin, itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesi yasaya aykırı olduğundan,
Sonuç: Kanun yararına bozma talebine dayanan ihbarnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden; Karşıyaka 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 13.03.2006 gün ve 2006/200 müteferrik sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı Kanun'un 309/4-b maddesi uyarınca, dosyanın müteakip işlemlerin yapılması için anılan mahkemeye gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı makamına tevdiine, 07.12.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy