10. Ceza Dairesi 2007/11007 E., 2007/9670 K. BAŞKA SUÇTAN TUTUKLUKTA GEÇEN SÜRENİN MAHSUBU MAHSUP
5237 S. TÜRK CEZA KANUNU [ Madde 63 ] 765 S. TÜRK CEZA KANUNU (MÜLGA) [ Madde 40 ]
"İçtihat Metni"
Uyuşturucu madde ticareti yapmak suçundan hükümlü Ahmet hakkında (Ankara Yedinci Ağır Ceza Mahkemesi)'nin 23.08.2006 tarihli, 2006/407 değişik iş esas, 2007/407 değişik iş karar sayılı hükmü ile 5237 sayılı TCK'nın 188/1 ve 62. maddeleri uyarınca verilen 8 yıl 4 ay hapis cezasının infazı aşamasında, hükümlü müdafii tarafından, hükümlünün 19.07.1997 tarihinde işlediği iddia edilen teşekkül halinde uyuşturucu ticareti yapmak suçundan dolayı 3 yıl hapis ve 10.000.- YTL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin (İstanbul Ondördüncü Ağır Ceza Mahkemesi)'nin 03.11.2006 tarihli ve 1999/7 esas, 2006/221 karar sayılı hükmünün temyiz aşamasında olduğu ve beraat etme olasılığının bulunduğundan bahisle bu dosyadan tutuklu kaldığı 170 günlük sürenin, halen infazına devam edilen Ankara Yedinci Ağır Ceza Mahkemesi'nin anılan hükmü ile verilen 8 yıl 4 ay hapis cezasından mahsup edilmesinin talep edilmesi üzerine, talebin reddine ilişkin Ankara Yedinci Ağır Ceza Mahkemesi'nin 23.03.2007 tarihli ve 2007/32 değişik iş karar sayılı kararına yönelik itirazın reddine dair (Ankara Sekizinci Ağır Ceza Mah-kemesi)'nin 29.03.2007 tarihli ve 2007/53 değişik iş sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığı'nın Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 29.06.2007 gün ve 34759 sayılı kanun yararına bozma talebi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 13.07.2007 gün ve 2007/151961 sayılı tebliğnamesi ile dosya Dairemize gönderilmekle incelenip, gereği görüşülüp düşünüldü:
Kanun yararına bozma talebi ve tebliğnamede, "Dosya kapsamına göre, hükümlünün tutuklu kaldığı ve mahsup edilmesini istediği İstanbul Ondördüncü Ağır Ceza Mahkemesi'nin (CMK 250. madde ile yetkili) 03.11.2006 tarihli ve 1999/7 esas, 2006/221 sayılı kararının temyiz edilmesi sebebiyle henüz kesinleşmemiş olduğu, bu suçun işlenme tarihinin ise, 19.07.1997 olduğu, halen infaz edilmekte olan Ankara Yedinci Ağır Ceza Mahkemesi'nin 23.08.2006 tarihli ve 2006/407 değişik iş, 2006/407 müteferrik sayılı dosyasına konu suçun işlenme tarihinin ise 14.08.2004 olduğu, bu haliyle tutuklu kalınan ve mahsup edilmesi istenen kararın kesinleşmesinden önce işlenmiş bir suçun bulunduğu,
Mülga 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 40 ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 63. maddelerinde belirtildiği üzere, mahsup işleminin yapılabilmesi için tutuklu kalınan suçtan verilen kararın kesinleşme tarihinden önce bir başka suç ya da suçların işlenmesinin yeterli olacağı, tutuklu kalınan suçun beraatle veya mahkumiyetle sonuçlanmasının da mahsup işlemi için önemli olmadığı, keza mahkumiyetle sonuçlanan kararın henüz kesinleşmemiş olması nedeniyle, Yargıtay incelemesi sonucunda beraat etme olasılığının hukuken mümkün bulunduğu, böyle bir durumda ise infazı halen devam eden mahkum için telafisi imkansız sonuçlar doğabileceği cihetle, hükümlünün İstanbul On-dördüncü Ağır Ceza Mahkemesi'nin (CMK 250. madde ile yetkili) 03.11.2006 tarihli ve 1999/7 esas, 2006/221 sayılı dosyasından tutuklu kaldığı sürenin Ankara Yedinci Ağır Ceza Mahkemesi'nin 23.08.2006 tarihli ve 2006/407 müteferrik sayılı ilamından mahsubuna dair karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." denilerek, Ankara Sekizinci Ağır Ceza Mahkemesi'nin anılan kararının bozulması istenmiştir.
Somut olayda çözümlenmesi gereken uyuşmazlık, kesinleşen mahkumiyet ile ilgili hapis cezasından, kesinleşme tarihinden önce başka suç nedeniyle tutuklu kalınan sürenin indirilip indirilmeyeceği noktasında toplanmaktadır.
765 sayılı TCK'nın 40. ve 5237 sayılı TCK'nın 63. maddelerinde, hükmün kesinleşmesinden önce gerçekleşen ve kişisel özgürlüğün sınırlanması sonucunu doğuran bütün haller nedeniyle geçirilmiş sürelerin hükmolunan hapis cezasından indirileceği öngörülmüş olup; somut olaydaki gibi, birden fazla suça ilişkin ayrı ayrı açılmış olan davalarda, diğer davadan mahsup edilecek bu sürelerin, beraatle sonuçlanmış bir suça ilişkin olması gerektiğine dair açık bir hükme yer verilmemiştir.
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Ceza Genel Kurulu'nun 06.03.1940 tarihli ve 5/68 sayılı kararında, "Beraat eden bir kişinin beraat ettiği suçtan dolayı tutuklu kaldığı sürenin beraat kararından önce, beraat kararı kesinleşmeden önce işlemiş olduğu diğer suç için verilen ceza süresinden mahsubunun gerektiği" belirtilmiştir.
Söz konusu İçtihadı Birleştirme Kararında tutuklu kalınan suçtan beraat etmiş olma esas alınmışsa da, bunun nedeni, beraatin zorunlu bir koşul olarak kabul edilmesi değil, sadece karara konu, içtihadı birleştirmeyi gerektiren uyuşmazlığın beraat hükmüne ilişkin olmasıdır. Bu nedenle, mahsup işleminde önemli olan, mahsup yapılacak mahkumiyetin ilişkin olduğu suçun, sanığın tutuklu kaldığı suçtan dolayı verilecek hükmün kesinleşmesinden önce işlenmiş olmasıdır. Tutuklu kalınan suçtan dolayı beraat ya da mahkumiyet hükmü verilmesi sonuca etkili değildir.
Somut olayda, hükümlünün, başka suçtan tutuklu kaldığı ve bu suçla ilgili hüküm kesinleşmeden infaza konu olan suçu işlediği anlaşıldığından, itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesi yasaya aykırı olup, kanun yararına bozma talebine dayanan ihbarnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden, Ankara Sekizinci Ağır Ceza Mahkemesi'nin 29.03.2007 tarihli ve 2007/53 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi uyarınca (BOZULMASINA), aynı Kanun'un 309/4-a maddesi uyarınca, dosyanın müteakip işlemlerin yapılması için anılan mahkemeye gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı makamına tevdiine, 20.07.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy