(5237 S. K. m. 2, 5, 7, 20) (3167 S. K. m. 16) (5083 S. K. m. 1) (5941 S. K. m. 9) (7201 S. K. m. 35) (5252 S. K. Geç. m. 1)
Dava: Karşılıksız çek keşide etmek suçundan sanıklar K. Ç. ve Çiftçioğulları Doğal Gaz Mühendislik İnşaat Taahhüt Limited Şirketi hakkında ANKARA 17. Asliye Ceza Mahkemesi'nce yapılan yargılama sonucu, 12.04.2006 tarihinde 2005/1072 esas ve 2006/185 karar sayı ile kurulan mahkumiyet hükümlerinin sanıkların müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine, dava dosyasının Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının bozma isteyen tebliğnamesi ile 28.11.2007 tarihinde Dairemize gönderildiği anlaşıldı. Dosya incelendi.
Karar: Gereği görüşülüp düşünüldü:
Suça konu 1146852 seri nolu çek bedelinin 2.415 YTL olduğu gözetilmeden anılan çeke ilişkin olarak yazılı biçimde eksik ceza tayini karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Ancak;
1- Sanık K.Ç.'nın sorgusu için CMKnın maddesi gereğince düzenlenecek uyarılı davetiyenin; sanığın öncelikle bilinen son adresine (sanığın Mahkemeye bildirdiği veya daha önce kendisine geçerli bir tebligat yapılmış olan ya da Tebligat Kanunu'nun 35/son maddesinde sayılan kurum ve kuruluşlara sanık tarafından bildirilmiş bulunan adrese) gönderilmesi; tebligat memurunca, sanığın adresini değiştirmesi ve yeni adresinin belirlenememesi nedeniyle davetiyenin tebliğ edilemeyerek iade edilmesi durumunda, bu kez Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre tebliğ edilmesi gerektiği gözetilmeden; doğrudan sözü edilen 35. maddeye göre yapılan usulsüz tebligata dayanılarak mahkumiyet hükmü kurulması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
2- a) 20.12.2009 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5941 Sayılı Çek Kanunu ile 3167 sayılı Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanun yürürlükten kaldırılmış, dava konusu suçun unsurları ve yaptırımları farklı biçimde yeniden düzenlenmiş olduğundan; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, sanığın hukuksal durumunun bu kapsamla tekrar değerlendirilip belirlenmesinde
b) 20.12.2009 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5941 sayılı Çek Kanunu ile 3167 sayılı Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanunun yürürlükten kaldırılmış ve adına karşılıksız çek düzenlenen tüzel kişiler hakkında sadece güvenlik tedbiri olarak çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı öngörülmüş ise de; 20.12.2009 tarihinden önce işlenen karşılıksız çek keşide etme fiilinden dolayı TCK'nın 5 ve 20/2. maddeleri ile 5560 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Kanunun geçici 1. maddesi uyarınca tüzel kişiler hakkında yaptırım uygulanmasına olanak kalmaması nedeniyle, sanık şirketin beraatına karar verilmesinde zorunluluk bulunması,
3- Kabule göre;
a) Hükmolunan adli para cezalarının; 5083 sayılı Kanun'un 1. maddesi ile hükümden sonra 01.01.2009 tarihinde yürürlüğe giren Bakanlar Kurulunun 04.04.2007 tarih ve 2007/11963 sayılı kararının 1. maddesi uyarınca Türk Lirası (TL) olarak belirlenmesi gereği,
b) Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 3167 sayılı Kanun'un 4814 sayılı Kanun'la değişik 16. maddesinin son fıkrasında kısmen veya tamamen karşılıksız çıkan her çek yaprağı ayrı bir suç oluşturur hükmüne yer verilmiş olması nedeniyle, her çek için ayrı ayrı çek hesabı açtırmaktan yasaklama kararı verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
c) Suç tarihinde yürürlükte olan 5237 sayılı TCK.'ya aykırı olarak adli para cezaların toplanmasına karar verilmesi,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün istem gibi BOZULMASINA, 13.01.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy