(5237 S. K. m. 7, 50, 191) (5252 S. K. m. 9) (647 S. K. m. 4) (5271 S. K. m. 232) (5395 S. K. m. 23)
Dava: Uyuşturucu madde ticareti yapmak ve kullanmak amacıyla uyuşturucu madde bulundurmak suçlarından sanıklar Selçuk Demirbozan ve Gökhan Onur Gırnatacı hakkında Tekirdağ Ağır Ceza Mahkemesince yapılan yargılama sonunda, 31.10.2005 tarih ve 2005/157 esas, 2005/257 karar sayı ile mahkumiyet hükmü kurulduğu; hükmün sanıklar müdafileri tarafından temyiz edildiği; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık Selçuk hakkındaki hükmün onanması, sanık Gökhan ile ilgili hükmün ise bozulması isteğiyle dava dosyasının 07.04.2006 tarihli tebliğname ve 22.02.2007 tarihli ek tebliğname ekinde 02.03.2007 tarihinde Daireye gönderildiği anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Karar: A- Sanıklar hakkında uyuşturucu madde ticareti yapmak suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde:
Sanıklardan Selçuk'a ait sigara şeklindeki uyuşturucu maddeyi birlikte içme şeklinde gerçekleşen sanıkların eylemlerinin bir bütün halinde kullanmak amacıyla uyuşturucu madde bulundurmak suçunu oluşturduğu gözetilmeden, üzerlerine atılı uyuşturucu madde ticareti yapmak suçundan beraatleri yerine, yazılı şekilde mahkumiyetlerine karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, hükmün BOZULMASINA,
B- Sanıklar hakkında kullanmak amacıyla uyuşturucu madde bulundurmak suçundan kurulan hükümlere yönelik itirazların incelenmesi:
5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/3. maddesi hükmüne aykırı olarak; kullanmak amacıyla uyuşturucu madde bulundurmak suçları yönünden 5237 sayılı TCK. lehe kabul edilerek uygulama yapıldığı halde, sanıklar hakkında anılan Kanun'un 50. maddesi yerine, 647 sayılı Kanunun 4. maddesinin uygulanması, karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargılama sürecinin kanuna uygun olarak yapıldığı; aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı; eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı; vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı; eyleme uyan suç tipi ile artırma ve indirme nedenleri tartışılarak yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- 19.12.2006 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 5560 sayılı Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanunla değiştirilen 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191. maddesinde, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya bulunduran kişi hakkında;
a- Birinci fıkraya göre cezaya hükmedilmeden önce;
aa- Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişi hakkında, tedaviye ve denetimli serbestlik tedbirine,
bb- Kullanmamakla birlikte, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya bulunduran kişi hakkında denetimli serbestlik tedbirine,
Karar verilebileceği,
b- Tedavinin ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun davranması halinde açılmış olan davanın düşmesine hükmedileceği,
öngörülmüştür.
Belirtilen bu değişiklik karşısında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7. maddesi uyarınca; sanıkların kullanmak amacıyla uyuşturucu madde bulundurmak suçu ile ilgili olarak hukuki durumlarının yeniden değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
2- Çocuğa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonucunda belirlenen ceza, en çok 3 yıla kadar (3 yıl dahil) hapis veya adli para cezası ise, mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir hükmünü içeren 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 23/1. maddesinin, suç tarihinde 18 yaşından küçük olan sanık Gökhan hakkında uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
3- Gerekçeli karar başlığında suçun işlendiği yer ve zaman dilimi gösterilmeyerek, CMK. nun 232/2-c maddesine aykırılık oluşturulması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, hükmün istem gibi BOZULMASINA, 21.03.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy