10. Ceza Dairesi 2007/4750 E., 2007/5507 K.
"İçtihat Metni"
Uyuşturucu madde ticareti yapmak suçundan sanık Veli ve uyuşturucu madde kullanmak suçundan sanık Gökhan hakkında ANKARA 9. Ağır Ceza Mahkemesi'nce yapılan yargılama sonunda, 04.12.2006 tarih ve 2006/253 esas, 2006/395 karar sayı ile mahkûmiyet kararı verildiği; hükmün sanıklar müdafiileri ve sanık Veli tarafından süresi içinde temyiz edildiği; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca bozma ve düzeltilerek onama isteğiyle dava dosyasının tebliğname ekinde 20.03.2007 tarihinde Dairemize gönderildiği anlaşıldı.
DOSYA İNCELENDİ, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
5271 sayılı CMK'nın 232/2-c maddesi uyarınca kararda suçun işlendiği yer ve zaman diliminin gösterilmemesi mahallinde giderilmesi mümkün eksiklik olarak kabul edilerek bozma sebebi yapılmamıştır.
A- Sanık Veli hakkında kurulan hükme ilişkin incelemede;
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine ancak;
1-)TCK'nın 188/3 maddesi gereğince 5 yıl hapis cezasına hükmedildikten sonra "50 gün adli para cezası"na hükmedilmesi gerekirken "50 gün hapis cezası"na hükmedilmesi ve 08.07.2005 tarihinde Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 5377 sayılı Kanunun 7. maddesi ile 5237 sayılı TCK.nın 61.maddesine eklenen 8. fıkra uyarınca adli para cezası hesaplanırken tayin olunan temel gün üzerinden bireyselleştirmeye yönelik artırım ve indirimler yapıldıktan sonra sonuç gün ile kişinin bir gün karşılığı ödeyebileceği, TCK'nın 52/2. maddesi gereğince belirlenecek miktarın çarpılması suretiyle adli para cezasının bulunması gerektiği gözetilmeden fazla adli para cezasına hükmedilmesi ,
2-)TCK'nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrası uygulanırken, sanığın bu hakları kullanmaktan yoksunluğunun "hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar" sürmesine karar verilerek, sözü edilen maddenin (3) numaralı fıkrasına aykırılık oluşturulması,
Yasaya aykırı, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, hükmün CMUK'nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA; ancak, bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan;
5237 sayılı TCK'nın 188/3, 62. maddesi ile yapılan uygulama neticesi, sonuç adli para cezasının 820.00 YTL'ye indirilmesi,
TCK'nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili bölümün metinden çıkarılması ve yerine "sanık hakkında TCK'nın 53. maddesinin 1, 2 ve 3. fıkralarının uygulanmasına" ibaresinin yazılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA.
B-Sanık Gökhan Çoban hakkında kurulan hükme ilişkin incelemede;
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine ancak;
1-)19.12.2006 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 5560 sayılı "Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun"la değiştirilen 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191. maddesinde, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya bulunduran kişi hakkında;
Birinci fıkraya göre cezaya hükmedilmeden önce;
a-) Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişi hakkında, tedaviye ve denetimli serbestlik tedbirine,
b-) Kullanmamakla birlikte, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya bulunduran kişi hakkında denetimli serbestlik tedbirine
Karar verilebileceği,
Tedavinin ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun davranması halinde açılmış olan davanın düşmesine hükmedileceği
Öngörülmüştür.
Belirtilen bu değişiklik karşısında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7. maddesi uyarınca; sanığın hukukî durumunun yeniden değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
2-)Kabule göre;
TCK'nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrası uygulanırken, sanığın bu hakları kullanmaktan yoksunluğunun "hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar" sürmesine karar verilerek, sözü edilen maddenin (3) numaralı fıkrasına aykırılık oluşturulması,
Yasaya aykırı, sanık müdafinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün istem gibi BOZULMASINA, 09.05.2007 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.