(5237 S. K. m. 5, 20, 43, 52, 53, 60, 61) (5252 S. K. Geç. m. 1) (3167 S. K. m. 16)
Karşılıksız çek keşide etmek suçundan sanıklar Yılmaz
.. ve Muhammet
.. hakkında Antalya 6. Asliye Ceza Mahkemesince yapılan yargılama sonucu, 21.12.2006 tarihinde 2005/452 esas ve 2006/1001 karar sayı ile kurulan mahkumiyet hükmünün sanıklar tarafından temyiz edilmesi üzerine, dava dosyasının Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının onama isteyen tebliğnamesi ile 12.06.2007 tarihinde Dairemize gönderildiği anlaşıldı. Dosya incelendi.
Gereği Görüşülüp Düşünüldü:
Yargılama sürecinin yasaya uygun olarak yapıldığı; delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı; eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı; vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı; eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün istem gibi ONANMASINA, 26.01.2009 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY GEREKÇESİ
5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 5. maddesinin birinci fıkrasında Bu Kanunun genel hükümleri, özel ceza kanunları ve ceza içeren kanunlardaki suçlar hakkında da uygulanır ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun geçici 1. maddesinde Diğer kanunların, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun Birinci Kitabında yer alan düzenlemelere aykırı hükümleri, ilgili kanunlarda gerekli değişiklikler yapılıncaya ve en geç 31 Aralık 2008 tarihine kadar uygulanır denmesine, sözü edilen kanunların kabul edildiği tarihten sora 3167 sayılı Çekle Ödemelerin ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanunda değişiklik yapılmamasına göre; 3167 sayılı Kanunun karşılıksız çek keşide etmek suçuna ilişkin 16. maddesindeki yaptırımlarla ilgili hükümlerinin, 5237 sayılı TCKnın 20, 43, 52, 53, 60 ve 61. maddelerinde yer alan genel hükümlerine aykırı olduğu, aykırı olan hükümlerin yerine 5237 sayılı TCKnın genel hükümlerinin uygulanmasında ve buna bağlı olarak sanıkların hukuksal durumunun yeniden değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunduğu, bu nedenle hükümlerin bozulması gerektiği kanısını taşıdığımdan, çoğunluğun onama yönündeki görüşüne katılmıyorum. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy