(5237 S. K. m. 2, 5, 7, 20) (765 S. K. Ek m. 2 ) (5252 S. K. m. 12, Geç. m. 1) (5271 S. K. m. 195) (3167 S. K. m. 16)
A- Sanık Kavtaş Metal Demir Çelik Limited Şirketi hakkındaki hükmün temyiz incelemesi:
20.12.2009 günlü Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarih yürürlüğe giren 5941 s. Çek Kanunu ile 3167 s. Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanunun yürürlükten kaldırılmış ve adına karşılıksız çek düzenlenen tüzel kişiler hakkında yalnızca güvenlik tedbiri olarak çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı öngörülmüş ise de; 20.12.2009 gününden önce işlenen karşılıksız çek keşide etme fiilinden dolayı TCKnın 5 ve 20/2. maddeleri ile 5560 s. Kanunla değişik 5252 s.Yasanın geçici 1. maddesi uyarınca tüzel kişiler hakkında yaptırım uygulanmasına olanak kalmaması nedeniyle, sanık şirketin beraatine karar verilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu sebeple yerinde görülmüş olduğundan hükmün istek gibi bozulmasına,
B- Sanık H. K. hakkındaki hükmün temyiz incelemesi:
1- Sanığın sorgusu için CMK'nın 195. maddesine göre düzenlenen uyarılı davetiyenin, Tebligat Kanunu'na uygun olarak tebliğ edilmediği gözetilmeden hüküm kurulması,
2- Sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde; suça konu çek sebebiyle İzmir 3.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2005/488 esas s. dosyası ile menfi tesbit davası açtığını iddia etmesi karşısında; ibraz gününden önce veya sonra açılan menfi tesbit davası sonucu verilen hükümlerin ancak şikayetçiye karşı açılmış davalar yönünden bağlayıcı olduğu dikkate alınarak, sözü edilen davanın tarafları ve sonucu araştırılıp, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gereği,
3- 20.12.2009 günlü Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarih yürürlüğe giren 5941 s. Çek Kanunu ile 3167 s. Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanun yürürlükten kaldırılmış, dava konusu suçun unsurları ve yaptırımları farklı şekilde yeniden düzenlenmiş olduğundan; 5237 s. Türk Ceza Kanununun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, sanığın hukuksal durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
4- Kabule göre; 3167 s. Kanun'un 16/1. maddesinde Verilecek para cezası seksen milyar liradan fazla olamaz. Bu miktar 01.03.1926 günlü ve 765 s. Türk Ceza Kanunu'na ek 2. maddesine göre her yıl artırılır hükmü öngörülmekte ise de, 01.06.2005 gününde yürürlüğe giren 5252 s. Türk Ceza Yasasının Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 12/b maddesinde, 765 s. Türk Ceza Kanunu'nun tüm ek ve değişiklikleri ile birlikte yürürlükten kaldırılmış olduğunun belirtilmesi ve bu durumun sanık lehine olması karşısında; para cezası için ön görülen 80.000 TL.lik üst sınırın, 765 s. Türk Ceza Kanunu'nun ek 2. maddesine göre artırılmasının mümkün olmadığı bütün yıllar için geçerli olduğu dikkate alınarak, 149.920.000.000 TL. tutarındaki çekle ilgili olarak sanık hakkında 80.000 TL. adli para cezasına hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden fazla ceza tayin edilmesi,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu sebeple yerinde görülmüş olduğundan, sair yönler incelenmeksizin hükmün istek gibi bozulmasına, 08.06.2010 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy