Mahkeme :Ağır Ceza Mahkemesi
Suç : Uyuşturucu madde ticareti yapma
Hüküm : Mahkûmiyet
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :
A) Sanık ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün incelenmesi:
Sanığın vekaletnameli müdafii Av. ...'ın, mahkemeye gönderdiği 05.06.2007 tarihli dilekçesiyle sanığın vekilliğinden çekildiğini belirttiği, CMK'nın 147. maddesi uyarınca yasal hakları hatırlatılan ve sorgusu yapılan sanığın da, kendisine müdafii tayin edilmesi yönünde bir talepte bulunmadığı anlaşıldığından, sanık hakkındaki tebliğnamedeki (1) numaralı bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipi ile aşağıda belirtilen dışında yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Sanık hakkında gün olarak saptanan adli para cezasının, para cezasına çevrilmesine karar verilirken CMK'nın. 232/6. maddesine aykırı olarak uygulanan kanun ve maddesinin gösterilmemesi,
2- Hükmolunan adli para cezasının; 5083 sayılı Kanun'un 1. maddesi ile hükümden sonra 01.01.2009 tarihinde yürürlüğe giren Bakanlar Kurulunun 04.04.2007 tarih ve 2007/11963 sayılı kararının 1. maddesi uyarınca Türk Lirası (TL) olarak belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
3- TCK’nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrası uygulanırken, sanığın bu fıkranın (c) bendinde yazılı olan "velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri" açısından yoksunluğunun, sadece kendi altsoyu üzerindekiler yönünden koşullu salıverilmesine, diğer kişiler yönünden ise hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar süreceği gözetilmeden, tümü için koşullu salıverilmesine kadar sürmesine karar verilmesi,
4- 5237 sayılı TCK’nın 5 ve 53. maddeleri ile 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un geçici 1. maddesi hükmü gereğince sanık hakkında 2918 sayılı Kanun'un 119. maddesinin uygulanmasına olanak bulunmadığının gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, CMUK’nın 321. maddesi gereğince hükmün BOZULMASINA; ancak bu aykırılıkların yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan;
1- Hüküm fıkrasının 3. parağrafında yer alan "BİR GÜNLÜĞÜ 60 YTL OLMAK ÜZERE" ibaresinden önce gelmek üzere "5237 sayılı TCK'nın 52. maddesinin 2. fıkrası uyarınca" ibaresinin eklenmesi,
2- YTL olarak hükmolunan sonuç adli para cezasının TL'ye dönüştürülmesi,
3- Sanık hakkında TCK’nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili bölümün hüküm fıkrasından çıkarılması ve yerine “Sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin 1 ve 2. fıkraları ile 3. fıkrasının birinci cümlesinin uygulanmasına“ ibaresinin yazılması,
4- Sanığın sürücü belgesinin geri alınması ile ilgili bölümün hüküm fıkrasından çıkarılması suretiyle, hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
B) Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan mahkûmiyet hükümlerinin incelenmesi:
Sanıklar ..., ..., ... ve...'ın vekaletnameli müdafii Av. ....'ın, mahkemeye gönderdiği 05.06.2007 tarihli dilekçesiyle sanıkların vekilliğinden çekildiğini belirttiği, vekillikten çekilme dilekçesinin 20.06.2007 tarihli 1. oturumda okunduğu, bu oturumda hazır bulunan ve CMK'nın 147. maddesi uyarınca yasal hakları hatırlatılan sanıklar..., ... ve ...'ın “müdafiinin çekildiğinden haberdar olduklarını, kendilerine yeni bir vekil tutmayacaklarını, ayrıca baro tarafından müdafii görevlendirilmesini istemediklerini, haklarında karar verilmesini istediklerini” beyan ettikleri, 15.08.2007 tarihinde sorgusu yapılan sanık ...'nin ise, CMK'nın 147. maddesi uyarınca yasal hakları hatırlatılan sonra, kendisine müdafii tayin edilmesi yönünde bir talepte bulunmadığı anlaşıldığından, bu sanıklar yönünden tebliğnamedeki (1) numaralı bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipi ile aşağıda belirtilen dışında yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Sanıklar ... ve ...'in vekaletnameli müdafii Av. ...'ın, 05.06.2007 tarihli dilekçesiyle sanıkların vekilliğinden çekilmesine ve 06.09.2007 tarihli oturumda hazır bulunan sanıkların, CMK'nın 147. maddesi gereğince yasal haklarının hatırlatılmasından sonra; müdafii huzurunda savunma yapacaklarını beyan etmelerine karşın, sanıklara CMK'nın 150/1. maddesi uyarınca müdafi atanmadan yargılamaya devam edilerek hüküm kurulması suretiyle savunma haklarının kısıtlanması,
2- Soruşturma aşamasındaki beyanlarıyla, sanıklar ... ve ...'ın suçlarının ortaya çıkmasına hizmet ve yardımda bulunan sanıklar ..., .., ..., ..., ... ve ... hakkında, TCK'nın 192. maddesinin 3. fıkrasında düzenlenen etkin pişmanlık hükmünün uygulanması gerektiğinin gözetlimemesi,
3- Gün olarak saptanan adli para cezalarının, para cezasına çevrilmesine karar verilirken CMK'nın. 232/6. maddesine aykırı olarak uygulanan kanun ve maddesinin gösterilmemesi
4- Hükmolunan adli para cezalarının; 5083 sayılı Kanun'un 1. maddesi ile hükümden sonra 01.01.2009 tarihinde yürürlüğe giren Bakanlar Kurulunun 04.04.2007 tarih ve 2007/11963 sayılı kararının 1. maddesi uyarınca Türk Lirası (TL) olarak belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
5- TCK’nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrası uygulanırken, sanıkların bu fıkranın (c) bendinde yazılı olan "velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri" açısından yoksunluklarının, sadece kendi altsoyları üzerindekiler yönünden koşullu salıverilmelerine, diğer kişiler yönünden ise hapis cezalarının infazı tamamlanıncaya kadar süreceği gözetilmeden, tümü için koşullu salıverilmelerine kadar sürmesine karar verilmesi,
6- 5237 sayılı TCK’nın 5 ve 53. maddeleri ile 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un geçici 1. maddesi hükmü gereğince sanıklar ..., ..., ... ve...hakkında 2918 sayılı Kanun'un 119. maddesinin uygulanmasına olanak bulunmadığının gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafii ve sanıkların temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin BOZULMASINA, 17.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy