(2709 S. K. m. 40) (5271 S. K. m. 34, 231, 232) (5252 S. K. m. 9) (5237 S. K. m. 191)
Dava: Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan hükümlü S. B. hakkında Çanakkale 2. Asliye Ceza Mahkemesince duruşma açılmaksızın yapılan uyarlama yargılaması sonunda, 28.06.2005 tarihinde, 2003/443 esas, 2004/195 karar sayı ile 5237 s. TCK gereğince kurulan uyarlama hükmünün kesinleşme şerhi verilerek infaza verildiği; infaz aşamasında, Cumhuriyet savcılığınca hükümlünün tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerini yerine getirmediği gerekçesiyle yapılan başvuru üzerine, dosya üzerinde yapılan inceleme ile verilen aynı Mahkemenin 10.08.2006 günlü ve 2006/134 değişik iş esas, 2006/131 değişik iş karar s. kararı ile 28.06.2005 günlü hükümle verilen 1 yıl 8 ay hapis cezasının infazına karar verildiği ve bu karara yönelik itirazın reddedildiği; 28.06.2005 günlü hükmün hükümlü tarafından temyiz edilmesi üzerine, aynı Mahkemece 23.09.2008 gününde 2003/443 esas, 2004/195 sayı ile temyiz talebinin reddine karar verildiği; ret kararının da hükümlü tarafından süresi içerisinde temyiz edildiği; dava dosyasının Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının onanma isteğini içeren tebliğnamesi ekinde 14.01.2010 gününde Dairemize gönderildiği anlaşıldı. Dosya incelendi. Gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Sanığa tebliğ edilen 28.06.2005 günlü uyarlama hükmünde, Anayasanın 40/2, 5271 s. CMKnın 34/2, 231/2 ve 232/6. maddeleri gözetilmeksizin, başvurulacak yasa yolunun şeklinin ve başvuru süresinin başlangıcının belirtilmemesi nedeniyle, sanığa, söz konusu hususların açıkça belirtilerek yeniden tebliğ edilmesi gerektiğinin gözetilmediği; dolayısıyla, hükmün kesinleşmediği anlaşılmakta olup; kesinleşmeyen söz konusu hükme ait infaz işlemlerinin, bu aşamada verilen 10.08.2006 günlü ek kararı ile bu karara yönelik itiraz mercii kararının konusu bulunmadığından, hukuki geçerlilikten yoksun, böylelikle yok hükmünde olmaları karşısında; sanığın temyiz isteminin, 28.06.2005 günlü hükme ait ve kanuni süresinde olduğu kabul edilerek, ret kararının kaldırılması suretiyle yapılan incelemede;
1- Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27.12.2005 gün ve 2005/ 162-173 s. kararında belirtildiği üzere; 5252 s. Kanunun 9. maddesi gereğince, lehe yasanın saptanıp uygulanması için; herhangi bir inceleme ve araştırma yapılması, kanıt toplanması, takdir hakkının kullanılması gerekiyorsa ya da cezanın kişiselleştirilmesine veya hapis cezasına seçenek yaptırımlara ait bir hükmün uygulanması olanağını sonraki yasa sağlamışsa, duruşma yapılması zorunludur. Sonraki yasanın lehe olduğunun kabul edilerek derhal uygulanması ve buna bağlı olarak duruşma yapılmaksızın da karar verilebilmesi ancak sair durumlarda mümkündür.
5237 s. TCKnın lehe kabul edilmesi halinde; anılan Kanunun karar gününde yürürlükte olan 191. maddesi uyarınca, hapis cezası ve denetimli serbestlik tedbiri ile birlikte tedaviye hükmedilmesi gerekip gerekmediğinin tartışılmasında ve hapis cezasına seçenek yaptırımların değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle, lehe olan hükümlerin derhal uygulanmasının koşulları bulunmadığı halde, duruşma açılması gerekirken duruşmasız olarak yapılan inceleme sonucu karar verilmesi,
2- Ek karar ile önceki hüküm geçerliliğini yitirdiği halde, müsadere ve yargılama giderleri yönünden bir karar verilmemesi,
3- Hükümden sonra 19.12.2006 günlü Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5560 s. Kanunla değişik 5237 s. Türk Ceza Kanununun 191. maddesinde, uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmış olan sanık hakkında, birinci fıkraya göre cezaya hükmedilmeden ikinci fıkra gereğince yalnızca tedaviye ve denetimli serbestlik tedbirine karar verilebileceği gibi altıncı fıkranın yollaması uyarınca birinci fıkradaki ceza ile birlikte ikinci fıkradaki tedaviye ve denetimli serbestlik tedbirine de hükmedilebileceği öngörüldüğünden; sanığın hukuksal durumunun yeniden değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, hükümlünün temyiz itirazları bu sebeple yerinde görülmüş olduğundan, 28.06.2005 günlü uyarlama hükmünün isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 26.04.2010 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy