(5237 S. K. m. 188, 220)
Dava ve Karar: Suç örgütü kurma ve örgüt faaliyeti çerçevesinde uyuşturucu madde ticareti yapma suçlarından sanık A. R. S. ile suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma ve Örgüt faaliyeti çerçevesinde uyuşturucu madde ticareti yapma suçlarından sanıklar Y. K., M. E., M. D. ve M. Ö. hakkında İzmir 10. Ağır Ceza Mahkemesi 'nce yapılan yargılama sonucu, 09.12.2009 tarihinde 2008/205 esas ve 2009/275 karar sayı ile sanıkların mahkûmiyetlerine karar verildiği; hükümlerin, sanık A. R. S. ve müdafileri ile sanıklar Y. K., M. E., M. D. ve M. Ö. tarafından temyiz edildiği; sanık A. R. S. müdafiince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının talep edildiği; dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının bozma isteyen tebliğnamesi ile 28.09.2010 tarihinde Dairemize gönderildiği anlaşıldı. Dosya sanık A. R. S. hakkında duruşmalı, diğer sanıklar hakkında duruşmasız olarak incelendi. Gereği görüşülüp düşünüldü:
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde tartışılan delillere ve dosya içeriğine uygun gerekçeye göre; yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
5237 sayılı TCKnın 220. maddesinde düzenlenen Suç işlemek için örgüt kurmak suçunun işlendiğinin ve örgütün varlığının kabul edilebilmesi için; üye sayısının en az üç kişi olması, üyeler arasında soyut bir birleşme değil gevşek de olsa hiyerarşik bir ilişkinin bulunması, suç işlenmese bile suç işlemek amacı etrafında fiili bir birleşmenin olması, niteliği itibariyle devamlılık göstermesi gereklidir. Örgütün yapısı, sahip bulunduğu üye sayısı ile araç ve gereç bakımından, amaçlanan suçları işlemeye elverişli olması da aranmalıdır. Örgüt yapılanmasında işlenmesi amaçlanan suçların konu ve mağdur itibariyle somutlaştırılması mümkün, ancak zorunlu değildir. Soyut olarak sanık sayısının üç kişiden fazla olması örgütün varlığının kabulü için yeterli olmayıp bu durumda iştirak ilişkisinden söz edilebilir.
Örgüt üyesi olmamakla birlikte örgütün faaliyeti çerçevesinde suç işleyen kişi, hem işlediği suçtan hem de örgüte üye olmak suçundan ayrı ayrı cezalandırılır.
Somut olaya bakıldığında; sanıkların örgüt oluşturmak için sayısal yeterlikte olduğu anlaşılmakta ise de, suç işleme amacı etrafında somut hiyerarşik bir yapılanma ve bu yapılanma içerisinde suç işleme iradelerinde devamlılık saptanmamıştır.
Açıklanan durum karşısında sanıklar hakkında 5237 sayılı TCKnın 220. maddesinin ve buna bağlı olarak aynı Kanunun 188. maddesinin 5. fıkrasının uygulanmasının koşullarının bulunmadığı gözetilmeden;
a) Sanıklar hakkında örgüt kurma ve örgüte üye olma suçlarından beraat yerine mahkûmiyet hükmü kurulması,
b) Uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan dolayı sanıkların cezalarının TCKnın 188. maddesinin 5. fıkrası uyarınca artırılması,
Sonuç: Yasaya aykırı, sanık A. R. S. ve müdafileri ile sanıklar Y. K., M. E., M. D. ve M.Ö.ın temyiz itirazları ve sanık A. R. S. müdafiinin duruşmadaki sözlü savunmaları bu nedenle yerinde olduğundan, hükümlerin istem gibi BOZULMASINA, 03.02.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy