Mahkeme : İSTANBUL 13. Ağır Ceza Mahkemesi
Suç : 1- Uyuşturucu madde ticareti yapma
(sanık ... ve ..... için)
2- Kullanmak için yuşturucu madde bulundurma
(sanık ... için)
Hüküm : a) Sanık ... hakkında: Tedavi ve denetimli serbestlik tedbirib) Sanık ... ve ..... hakkında: Mahkûmiyet
b) Sanık ... ve ..... hakkında: Düzeltilerek onama
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
A- Sanık ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün incelenmesi:
Baro tarafından zorunlu müdafi atandığından haberdar olmayan sanığın yokluğunda verilen hükmün kendisine tebliğ edilmediği, zorunlu müdafiye tebliğ edilmesinin yasa yolu açısından geçerli bir tebliğ olmadığı anlaşıldığından, sanığın öğrenme üzerine verdiği temyiz dilekçesinin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Yargılama sürecindeki işlemlerin yasaya uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içerisindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile aşağıda belirtilen dışında yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Adli para cezasının, 5083 sayılı Kanun'un 1. maddesi ile hükümden sonra 01.01.2009 tarihinde yürürlüğe giren Bakanlar Kurulunun 04.04.2007 tarih ve 2007/11963 sayılı kararının 1. maddesi uyarınca Türk Lirası (TL) olarak belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA; ancak, bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; YTL olarak hükmolunan adli para cezasının TL’ye dönüştürülmesi suretiyle, hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
B- Sanık ... hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararına yönelik kanun yolu talebinin incelenmesi:
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 20.03.2012 tarihli ve 2011/785-2012/101 sayılı kararında açıklandığı üzere; “kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alma, kabul etme veya bulundurma” suçundan dolayı, TCK'nın 191. maddesinin 2. fıkrası gereğince verilen “tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına” ilişkin kararın, sözü edilen fıkraya 6217 sayılı Kanunla eklenen cümlenin yürürlüğe girdiği 14.04.2011 tarihinden önce ya da sonra verilip verilmediğine bakılmaksızın, temyiz değil itiraz kanun yoluna tabi olması nedeniyle, itirazla ilgili gerekli kararın yetkili ve görevli itiraz merciince verilmesi için, dosyanın incelenmeksizin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na İADESİNE,
C- Sanık ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün incelenmesi:
Sanık hakkında verilen mahkûmiyet kararının müdafii tarafından temyiz edilmesinden sonra, dosyadan el çekildiği halde yeniden ele alınmak suretiyle sanığın ölmesi nedenine dayanılarak kamu davasının düşmesine dair verilen ek kararın hukuki geçerliliği bulunmadığından, sanık müdafiinin mahkûmiyet hükmüne yönelik temyiz isteğinin yapılan incelenmesinde;
Hükümden sonra çıkarılarak dosyaya konulan nüfus kaydında sanığın 22.06.2005 tarihinde öldüğü belirtildiğinden, sanık ...'ün ölüp ölmediği kesin olarak belirlenip sonucuna göre hüküm kurulmasında zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeksizin, CMUK'nın 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA,
06.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.