(5237 S. K. m. 7, 188) (5252 S. K. m. 9) (765 S. K. m. 59, 404)
Dava ve Karar: Dosya incelendi:
Gereği görüşüldü:
Hükümlü B. B. hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan cezalandırılması için açılan davada yapılan yargılama sonucunda Beyoğlu 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nce 26.03.2004 tarihinde 2000/364 esas ve 2004/83 karar sayıyla kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan verilen, 765 sayılı TCK'nın 404/2 ve 59 uncu maddeleri gereğince 10 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin mahkumiyet hükmünün infazı sırasında, 5237 sayılı TCK'nın yürürlüğe girmesi nedeniyle, hükümlü hakkında lehe olan kanun hükümlerinin uygulanması için Cumhuriyet savcılığınca yapılan başvuru üzerine, aynı Mahkemece 08.07.2005 tarihinde 2005/335 esas ve 2005/196 karar sayı ile 765 s. Kanun hükümlerinin sanığın lehine olduğu gerekçesiyle yeniden bir hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verildiği anlaşılmıştır.
Kanun yararına bozma talebi ve ihbar yazısında, Dosya kapsamına göre, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7/2 nci maddesiyle 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 9/3 üncü maddesindeki Lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir şeklindeki düzenleme ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27.12.2005 tarihli ve 2005/3-162-173 sayılı kararına nazaran, lehe yasanın saptanıp uygulanması, herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmasını, kanıt toplanmasını, takdir hakkının kullanılmasını gerektiriyorsa ya da cezanın kişiselleştirilmesine ilişkin bir hükmün uygulanması olanağı sonraki yasayla doğmuşsa, hükümde değişiklik yargılamasının duruşmalı yapılmasının zorunlu olduğu gözetilmeden evrak üzerinden karar verilmesinde isabet görülmemiştir. denilerek, Beyoğlu 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 08.07.2005 tarihli ek kararının bozulması istenmiştir.
Sonuç: 5252 s. Kanun'un 9 uncu maddesinin birinci fıkrasında, 1 Haziran 2005 tarihinden önce kesinleşmiş hükümlerle ilgili olarak, 5237 sayılı TCK'nın lehe olan hükümlerinin derhal uygulanabileceği hallerde duruşma yapılmaksızın da karar verilebileceği öngörüldüğünden; somut olayla ilgili olarak, duruşma yapılmaksızın 5237 sayılı TCK'nın hükümlünün lehine olmadığı kabul edilerek yeniden bir hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmesi yasaya aykırı olup, kanun yararına bozma talebine dayanan ihbar yazısında ileri sürülen düşünce bu nedenle yerinde görüldüğünden; Beyoğlu 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 08.07.2005 tarihli 2005/335 esas ve 2005/196 karar sayılı ek kararının 5271 sayılı CMKnın 309 uncu maddesinin 3 üncü fıkrası gereğince BOZULMASINA; aynı Kanunun 309 uncu maddesinin 4 üncü fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için, dosyanın adı geçen Mahkemeye iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine, 21.11.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy