Mahkeme: CEYHAN 1. Sulh Ceza Mahkemesi
Suç: Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
Karar: a) Tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri
b) Mahkûmiyet
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Sanığın yokluğunda verilen 22.07.2009 tarihli tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararının, gerekçeli kararın tebliğ için sanığın infaz kurumundan tahliyesi sırasında bildirdiği adrese ilk gönderildiğinde adreste oturan Mahmut Anık'ın, sanığın kendisinin yeğeni olduğunu ve tahliyesinden sonra askerlik hizmeti nedeniyle Erzurum'a gittiğini belirtmesi karşısında, ilgili askerlik şubesine yazı yazılarak sanığın asker olup olmadığının ve asker ise birliğinin sorulması gerekirken, bu yapılmayarak söz konusu adreste Tebligat Kanunu'nun 35. maddesi uyarınca tebliğinin usulsüz olması nedeniyle kesinleşmediği; bu durum karşısında, tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine uyulmaması üzerine verilen 20.06.2012 tarihli mahkûmiyet hükmünün hukuki değer taşımadığı anlaşıldığından, sanığın 31.08.2012 tarihli dilekçesinin 22.07.2009 tarihli tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararına yönelik kanun yolu talebinin öğrenme üzerine ve süresinde olduğu olduğu kabul edilmiştir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun Dairemiz çoğunluğu tarafından da benimsenen 20.03.2012 tarih ve 2011/785-2012/101 sayılı kararında açıklandığı üzere; “kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alma, kabul etme veya bulundurma” suçundan dolayı, TCK'nın 191. maddesinin suç ve karar tarihinde yürürlükte bulunan 2. fıkrası gereğince verilen “tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına” ilişkin kararın, sözü edilen fıkraya 6217 sayılı Kanunla eklenen cümlenin yürürlüğe girdiği 14.04.2011 tarihinden önce ya da sonra verilip verilmediğine bakılmaksızın, temyiz değil itiraz kanun yoluna tabi olması nedeniyle, itirazla ilgili gerekli kararın yetkili ve görevli itiraz merciince verilmesi için, dosyanın incelenmeksizin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na İADESİNE, 25.12.2014 tarihinde Başkan Vekili ...'nın karşı oyu ve oyçokluğuyla karar verildi.
Karşı Oy Gerekçesi
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2011/785-2012/101 ve Dairemizin 2011/10681-2012/7975 sayılı kararlarına yazdığım karşı oy gerekçelerimde açıkladığım nedenlerle;
TCK'nın 191. maddesinin 2. fıkrasına 6217 sayılı Kanunla eklenen cümlenin yürürlüğe girdiği 14.4.2011 tarihinden önce, belirtilen fıkra gereğince verilen “tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına” ilişkin hüküm niteliğindeki karara karşı başvurulacak kanun yolunun, hüküm tarihi itibarıyla “itiraz” olmayıp “temyiz” olduğu ve hükmün incelenmesi gerektiği kanısı taşıdığımdan, çoğunluğun aksi yöndeki görüşüne katılmıyorum. 25.12.2014
Full & Egal Universal Law Academy