Mahkeme : Ağır Ceza Mahkemesi
Suç : Uyuşturucu madde ticareti yapma
Hüküm : Mahkûmiyet (Tüm sanıklar hakkında)
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
A) Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz isteğinin incelenmesi:
Hükmün sanık müdafii tarafından temyiz edilmesinden sonra, sanık tutuklu bulunduğu ceza infaz kurumundan gönderdiği 20.12.2013 tarihli dilekçesi ile temyiz isteğinden vazgeçtiğinden, CMK'nın 266. maddesi gereğince bu sanık hakkındaki hükmün İNCELENMESİNE YER OLMADIĞINA,
B) Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan mahkûmiyet hükümlerinin incelenmesi :
Yargılama sürecindeki işlemlerin yasaya uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içerisindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile aşağıda belirtilenler dışındaki yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
TCK’nın 53. maddesinin (3). fıkrası uyarınca 53/1-c bendindeki “velayet hakkından; vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksunluğun” sanıkların sadece kendi altsoyları yönünden koşullu salıverme tarihine kadar süreceği, altsoyu haricindekiler yönünden ise hapis cezalarının infazı tamamlanıncaya kadar devam edeceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanıkların müdafilerinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan CMUK’nın 321. maddesi gereğince hükümlerin BOZULMASINA; ancak, bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun'un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan;
TCK'nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili bölümün hüküm fıkrasından çıkarılması ve yerine "Sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin 1 ve 2. fıkraları ile 3. fıkrasının birinci cümlesinin uygulanmasına" ibaresinin yazılması suretiyle, hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, sanık ... yönünden Başkan Vekili ...'nın karşı oyu ve oyçokluğuyla diğer sanık hakkında oybirliğiyle
18.02.2014 tarihinde karar verildi.
KARŞI OY GEREKÇESİ
(Sanık ... hakkında)
5237 sayılı TCK'nın birinci kitabının ikinci kısmının dördüncü bölümünde "suça iştirak" düzenlenmiş; "fail, azmettirme ve yardım etme" olmak üzere üç iştirak biçimi kabul edilmiştir.
TCK'nın 37. maddesinin 1. fıkrasında "suçun kanuni tanımında yer alan fiili birlikte gerçekleştiren kişilerden her biri, fail olarak sorumlu olur" denilerek "fail" tanımlanmıştır.
Aynı Kanunun 39. maddesinde ise, suçun işlenmesine yardım edenin cezasından indirim yapılması öngörülmüş ve "suçun işlenmesine yardım etme" kapsamındaki hareketler "suç işlemeye teşvik etmek veya suç işleme kararını kuvvetlendirmek veya fiilin işlenmesinden sonra yardımda bulunacağını vaat etmek, suçun nasıl işleneceği hususunda yol göstermek veya fiilin işlenmesinde kullanılan araçları sağlamak, suçun işlenmesinden önce veya işlenmesi sırasında yardımda bulunarak icrasını kolaylaştırmak" şeklinde sayılmıştır.
Somut olayda sanık ...'in, TCK'nın 188. maddesinin 3. fıkrasında seçimlik olarak sayılan hareketlerden herhangi birini gerçekleştirdiğine; bu bağlamda suç konusu uyuşturucu maddenin temini, yüklenmesi, paketlenmesi, taşınması gibi bir fiile katıldığına ya da uyuşturucu maddeye ortak olduğuna ilişkin hiçbir delil bulunmamaktadır. Sabit olan fiili, diğer sanıklar...ve ... tarafından suç konusu esrarın nakledilmesi sırasında, başka bir araçla önden giderek yol kontrolü yapmaktan ibarettir.
Böylece, uyuşturucu madde nakletme suçunun işlenmesine yardım eden sanığın cezasından TCK'nın 39. maddesi uyarınca indirim yapılmamış olması yasaya aykırıdır.
Sanık ... hakkındaki hükmün, açıkladığım ve TCK'nın 53. maddesinin uygulanmasındaki aykırılık nedenleriyle bozulması gerektiği düşüncesinde olduğumdan, çoğunluğun düzelterek onama görüşüne katılmıyorum. 18.02.2014
Full & Egal Universal Law Academy