Mahkeme : İZMİR 10. Sulh Ceza Mahkemesi
Suç : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
Karar : Tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararı
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Anayasa’nın 40/2, 5271 sayılı CMK’nın 34/2, 231/2 ve 232/6. maddeleri uyarınca, hüküm fıkrasında, başvurulacak kanun yolunun, merciinin, süresinin, başvuru şeklinin ve bu sürenin başlangıcının açıkça gösterilmesi gerekmekte olup, sanığın yüzüne karşı verilen 17.07.2008 tarihli, 2008/1230 esas ve 2008/5903 karar sayılı tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararında, kanun yoluna başvuru şekli ve bu sürenin başlangıcının gösterilmediği anlaşıldığından; tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararının geçerli bir biçimde kesinleşmediği, buna bağlı olarak tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine uyulmadığı gerekçesiyle verilen 23.09.2010 tarihli, 2010/1505 esas ve 2010/1151 karar sayılı mahkûmiyet hükmünün hukukî değer taşımadığı ve sanığın 23.09.2010 tarihli temyiz dilekçesinin 17.07.2008 tarihli karara yönelik ve süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 20.03.2012 tarihli ve 2011/785-2012/101 sayılı kararında açıklandığı üzere; “kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alma, kabul etme veya bulundurma” suçundan dolayı, TCK'nın 191. maddesinin 2. fıkrası gereğince verilen “tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına” ilişkin kararın, sözü edilen fıkraya 6217 sayılı Kanunla eklenen cümlenin yürürlüğe girdiği 14.04.2011 tarihinden önce ya da sonra verilip verilmediğine bakılmaksızın, temyiz değil itiraz kanun yoluna tabi olması nedeniyle, itirazla ilgili gerekli kararın yetkili ve görevli itiraz merciince verilmesi için, dosyanın incelenmeksizin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na İADESİNE, 18.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy