Mahkeme : Sulh Ceza Mahkemesi
Suç : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
Hüküm : Tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :
Sanık ...'in yokluğunda verilen 05/06/2008 tarihli, 2007/361 esas ve 2008/552 karar sayılı hükmün, “Adresin kapalı olması sebebiyle tespit edilen yeni adresinde muhatabın dayısı ... imzasına” 25.07.2008 tarihinde tebliğ edildiği, ancak sanık ile dayısı olduğunu beyan eden ...'in aynı konutta birlikte ikamet edip etmediklerinin açıkça belirtilmemesi sebebiyle tebligat usulüne uygun olmadığından hükmün kesinleşmediği, bu nedenle 21/12/2010 tarihli, 2010/863 esas 2010/1125 karar sayılı hükmün hukukî değer taşımadığı ve sanığın 21/12/2010 tarihli temyiz dilekçesinin 05/06/2008 tarihli karara yönelik ve öğrenme tarihine göre süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alma, kabul etme veya bulundurma suçundan dolayı, 5237 sayılı TCK'nın 191. maddesinin 2. fıkrası gereğince verilen “tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına” ilişkin kararlar, sözü edilen fıkraya 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanunun 20. maddesi ile eklenen son cümleye göre, durma kararı niteliğinde olup itiraz kanun yoluna tabi olması nedeniyle, itirazla ilgili gerekli kararın yetkili ve görevli itiraz merciince verilmesi için, dosyanın incelenmeksizin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na İADESİNE, 11/03/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.