Mahkeme : Sulh Ceza Mahkemesi
Suç : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
Hükümler : a) Tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri
b) Mahkûmiyet
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :
18.11.2011 tarihinde sanığın yokluğunda verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine ilişkin kararın, sanığın mahkemece bilinen en son adresi olan "...stanbul" adresi yerine, soruşturma aşamasında beyan ettiği "...... .../İstanbul" adresine 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21. maddesine göre yapılan tebligatın aynı yasanın 10. maddesine göre usulsüz olduğundan, 18.11.2011 tarihli kararın kesinleşmediği, buna bağlı olarak sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine uymaması nedeniyle yapılan yargılama sonucu verilen 02.05.2013 tarihli mahkûmiyet hükmünün hukuki değerinin bulunmadığı ve sanığın 06.05.2013 tarihli temyiz dilekçesinin 18.11.2011 tarihli tedavi ve denetimli serbestlik kararına yönelik öğrenme üzerine ve süresinde verildiği kabul edilmiştir.
Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alma, kabul etme veya bulundurma suçundan dolayı, 5237 sayılı TCK'nın 191. maddesinin 2. fıkrası gereğince verilen “tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına” ilişkin kararlar, sözü edilen fıkraya 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile eklenen son cümleye göre, durma kararı niteliğinde olup, itiraz kanun yoluna tabi bulunması nedeniyle, itirazla ilgili gerekli kararın yetkili ve görevli itiraz merciince verilmesi için, dosyanın incelenmeksizin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na İADESİNE, 11.10.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy