Yüksek Adalet Bakanlığı’nın, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan hükümlü ... hakkındaki hükmün infazı aşamasında Zeytinburnu 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nce 21.06.2005 tarihinde 2003/902 esas ve 2004/508 karar sayı ile verilen uyarlama hükmünün kanun yararına bozulmasına ilişkin talebi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 12.06.2013 tarihli ihbar yazısı ekinde dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşıldı.
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
İncelenen dosyadan;
a) Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan hükümlü ... hakkında, Zeytinburnu 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nce 09.07.2004 tarihinde 2003/902 esas ve 2004/508 karar sayı ile 765 sayılı TCK’nın 404. maddesinin 2. fıkrası ve 59. maddesi ile 647 sayılı Kanun'un 4. maddesi uyarınca, 3.467.100.000 TL ağır para cezasına hükmolunduğu,
b) 01.06.2005 tarihinde 5237 sayılı TCK'nın yürürlüğe girmesi nedeniyle aynı Mahkeme tarafından duruşmasız olarak yapılan inceleme sonucu uyarlama yapılarak, 21.06.2005 tarihinde 2003/902 esas ve 2004/508 karar sayı ile 5237 sayılı TCK’nın hürriyeti bağlayıcı ceza açısından lehe düzenleme getirmediği gerekçesiyle, hükümlü hakkında ilk hükümle verilen adli para cezasının aynen infazına ve ayrıca 5237 sayılı TCK’nın 191/2. maddesi uyarınca tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği,
c) 21.06.2005 tarihli uyarlama hükmünün Cumhuriyet savcısınca temyiz edilmesi üzerine, Dairemizce 05.07.2010 tarihinde 2008/14608 esas ve 2010/17125 karar sayı ile; “Sanığın yokluğunda verilen infaza konu 09.07.2004 tarihli ilk hükmün Tebligat Kanunu’nun 35. maddesine aykırı olarak, sanığın duruşma aşamasında bildirdiği bilinen en son adresinden ayrılıp ayrılmadığı gerekli adres araştırmaları yapılarak saptanmaksızın, doğrudan kapıya asma usulüyle tebliğ edilmiş olması ve sanığın usulsüz bu tebligattan haberdar olup olmadığının belirlenememesi; dolayısıyla, hükmün kesinleşmediği anlaşılmakta olup; kesinleşmeyen söz konusu hükme ilişkin infaz işlemlerinin ve bu aşamada verilen 21.06.2005 tarihli ek kararın konusu bulunmadığından, hukuki geçerlilikten yoksun, böylelikle “yok” hükmünde olmaları karşısında; o yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun’un 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddeleri uyarınca REDDİNE, 09.07.2004 tarihli ilk hükmün, yasa yolu, mercii, başvuru şekli, süresi, sürenin başlangıcı da belirtilerek sanığa tebliği için gerekli işlemlerin mahkemesince yapılmasına” şeklinde karar verildiği,
d) 09.07.2004 tarihli hükmün, hükümlü ...'a usulüne uygun şekilde 15.03.2013 tarihinde tebliğ edildiği ve temyiz edilmeksizin kesinleştiği
Anlaşılmıştır.
Kanun yararına bozma talebi ve ihbar yazısında, «Dosya kapsamına göre, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7/2. maddesi ile 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 9/3. maddesindeki “Lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir.” şeklindeki düzenleme ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27/12/2005 tarihli ve 2005/3-162-173 sayılı kararına nazaran, lehe kanunun tespit edilip, uygulanması, herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmasını, delil toplanmasını, takdir hakkının kullanılmasını gerektiriyorsa ya da Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 18/11/2005 tarihli ve 2005/2691-3395 sayılı ve Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 13/10/2005 tarihli ve 2005/10431-12718 sayılı ilâmlarına nazaran, cezanın paraya veya tedbire çevrilmesi veya ertelenmesi hususunda mahkemece takdir hakkının kullanılması ve cezanın kişiselleştirilmesine ilişkin bir hükmün uygulanması imkanı sonraki kanun ile doğmuşsa, hükümde değişiklik yargılamasının duruşmalı yapılmasının zorunlu olduğu gözetilmeden dosya üzerinden karar verilmesinde isabet görülmemiştir.» denilerek, Zeytinburnu 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 21.06.2005 tarihli uyarlama hükmünün bozulması istenmiştir.
Dairemizin 05.07.2010 tarihli 2008/14608 esas ve 2010/17125 karar sayılı kararında belirtildiği üzere, 21.06.2005 tarihli uyarlama hükmünün 09.07.2004 tarihli asıl hükmün kesinleşmesinden önce verilmesi nedeniyle hukuki geçerlilikten yoksun olması, bu durumda 09.07.2004 tarihli mahkûmiyet hükmünün sonradan kesinleşmesi üzerine uyarlama konusunda yeni bir karar verilmesinin gerekli olması nedeniyle; hukuki sonuç doğurmayan Zeytinburnu 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 21.06.2005 tarihli uyarlama hükmüne yönelik kanun yararına bozma isteğinin REDDİNE, dosyanın adı geçen Mahkemeye iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderilmesine, 01.07.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.