Mahkeme : Ağır Ceza Mahkemesi
Suçlar : a) Suç işlemek amacıyla örgüt kurma (sanık ... hakkında)
b) Suç işlemek amacıyla kurulmuş olan örgüte üye olma (sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında)
c) Suç işlemek amacıyla teşkil edilmiş örgütün faaliyeti çerçevesinde uyuşturucu madde ticareti yapma (tüm sanıklar hakkında)
Hükümler : Mahkûmiyet:
a) Sanık ... hakkında "suç işlemek amacıyla örgüt kurma" ve "suç işlemek amacıyla teşkil edilmiş örgütün faaliyeti çerçevesinde zincirleme olarak uyuşturucu madde ticareti yapma" suçlarından,
b) Sanıklar ... ve ... hakkında "suç işlemek için kurulan örgüte üye olma" ve "suç işlemek amacıyla teşkil edilmiş örgüt faaliyeti çerçevesinde zincirleme olarak uyuşturucu madde ticareti yapma" suçlarından,
c) Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında "suç işlemek için kurulan örgüte üye olma" ve "suç işlemek amacıyla teşkil edilmiş örgütün faaliyeti çerçevesinde uyuşturucu madde ticareti yapma" suçlarından,
d) Sanık ... hakkında "suç işlemek amacıyla teşkil edilmiş örgütün faaliyeti çerçevesinde uyuşturucu madde ticareti yapma" suçundan,
Temyiz incelemesi; müdafilerinin isteği üzerine sanıklar ..., ... ve ... hakkında duruşmalı olarak; yöntemine uygun davetiye tebliğine rağmen müdafii duruşmaya gelmeyen sanık ... ile hükmolunan hapis cezasının süresine göre, 5320 sayılı Kanun'un 8/1, 1412 sayılı CMUK'nın 318 ve 5271 sayılı CMK'nın 299. maddeleri uyarınca müdafiinin duruşmalı inceleme isteğinin reddine karar verilerek sanık ... ve duruşmalı inceleme isteği olmayan diğer sanıklar hakkında ise duruşmasız olarak yapıldı.
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :
A) Sanık ... hakkında;
1- "Suç işlemek amacıyla örgüt kurma" suçundan verilen mahkûmiyet hükmünün incelenmesi:
Yargılama sürecindeki işlemlerin yasaya uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, oybirliğiyle,
2- "Suç işlemek için teşkil edilmiş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde zincirleme olarak uyuşturucu madde ticareti yapma" suçundan verilen mahkûmiyet hükmünün incelenmesi:
Yargılama sürecindeki işlemlerin yasaya uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından; sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
a) Sanığın sabit olan 30.04.2008 tarihli olayla ilgili olarak "suç işlemek için teşkil edilmiş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde uyuşturucu madde ticareti yapma" suçundan dolayı, suç konusu 112082 gram eroinin miktarına bağlı olarak önemi ve değeri dikkate alınarak, TCK'nın 61. maddesindeki ölçütler ve 3. maddesindeki orantılılık ilkesi gereğince temel hapis cezasının üst sınırdan veya üst sınıra yakın olarak belirlenmesi gerektiğinin dikkate alınmaması,
b) 29.06.2008 tarihinde Edirne Kapıkule sınır kapısında ele geçirilen uyuşturucu maddeyle ilgili sanık hakkında açılmış dava bulunmadığı gözetilmeden, bu suçun da hükme esas alınması,
c) 16.09.2008 tarihinde işlenen suçla ilgili "15.09.2008 tarihli ve TİP.F.01.TK. 317801738 tape kayıt numaralı, aynı tarihli ve TİP. F. 01.TK. 317305907 tape kayıt numaralı, 12.09.2008 tarihli ve TİP.F. 01.TK.316201503 tape kayıt numaralı telefon konuşmalarının kendisine ait olmadığına ilişkin sanığın savunması karşısında, ses kayıtlarının getirtilip dinletilerek sanıktan seslerin kendisine ait olup olmadığının sorulması, kendisine ait olmadığını söylediği takdirde sanığın ses örnekleri alınarak belirtilen konuşmalardaki seslerin sanığa ait olup olmadığı konusunda Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi'ne veya uzman bir kurum ya da kuruluşa ses analizi yaptırılarak rapor alınması, sonucuna göre sanık hakkında TCK'nın 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ile hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları ile sanık müdafiinin duruşmadaki sözlü savunması bu nedenle yerinde olduğundan, resen de temyize tabi olan hükmün BOZULMASINA; 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesinin 1. fıkrası ve CMUK’nun 326. maddesinin 2. fıkrası uyarınca sonuç ceza yönünden sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, üye ...'ın karşı oyu ve oyçokluğuyla; tutuklama koşullarında değişiklik bulunmaması ve tutuklama tarihine göre, sanık hakkındaki salıverilme isteğinin reddine, Başkan Vekili ... ile Üye ...'ın karşı oyu ve oyçokluğuyla,
B) Sanık ... hakkında:
1- "Suç işlemek amacıyla kurulmuş olan örgüte üye olma" suçundan verilen mahkûmiyet hükmünün incelenmesi:
Yargılama sürecindeki işlemlerin yasaya uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, oybirliğiyle;
2- "Suç işlemek için teşkil edilmiş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde zincirleme olarak uyuşturucu madde ticareti yapma" suçundan verilen mahkûmiyet hükmünün incelenmesi:
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, anlaşıldığından; yerinde görülmeyen diğer itirazların reddine, ancak;
a) Zincirleme suç kapsamındaki suçlardan miktar olarak daha fazla olan 30.04.2008 tarihli suçun maddi konusunu oluşturan 112.082 gram eroinin miktarına bağlı olarak önemi ve değeri dikkate alınarak, TCK'nın 61. maddesindeki ölçütler ve 3. maddesindeki orantılılık ilkesi gereğince temel hapis cezasının üst sınırdan veya üst sınıra yakın olarak belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
b) Sanık tarafından infaz kurumu aracılığı ile 21.08.2014 tarihli yazı ekinde gönderilen dilekçede, 30.04.2008 ve 16.09.2008 tarihli suçlarla ilgisi olduğunu belirttiği ... hakkında bu suçlarla ilgili olarak açılan ve hükümle birlikte tefrik edilen davanın Edirne 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nde 2014/194 esas sayı ile derdest olduğu ve ...'nın sorgusunun yapıldığı bildirildiğinden; ...'ün sorgusu yapılmış ve hakkındaki dava derdest ise bu dava ile birleştirilmesi, sonuçlanmış ve hüküm kesinleşmiş ise dosyasının getirtilerek bu dosya içine konulması, sonucuna göre tüm deliller birlikte tartışılarak sanık hakkında TCK’nın 192. maddesinin 3. fıkrasında öngörülen etkin pişmanlık hükmünün uygulanıp uygulanmayacağının belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ile hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları ile sanık müdafiinin duruşmadaki sözlü savunması bu nedenle yerinde olduğundan, resen de temyize tabi olan hükmün BOZULMASINA, 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesinin 1. fıkrası ve CMUK’nın 326. maddesinin 2. fıkrası uyarınca sonuç ceza yönünden sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, Üye ...'ın karşı oyu ve oyçokluğuyla; tutuklama koşullarında bir değişiklik bulunmaması ve tutuklama tarihine göre, sanık hakkındaki salıverilme isteğinin reddine, Başkan Vekili ... ile Üye ...'ın karşı oyu ve oyçokluğuyla,
C) Sanık ... hakkında:
1- "Suç işlemek amacıyla kurulmuş olan örgüte üye olma" suçundan verilen mahkûmiyet hükmünün incelenmesi:
Sanığın, diğer sanıklar ..., ... ve ... tarafından oluşturulan örgüte üye olduğuna ilişkin, kuşkuyu aşan kesin ve yeterli delil bulunmadığı gözetilmeden, sanık hakkında bu suçtan beraat yerine mahkûmiyet hükmü kurulması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, hükmün BOZULMASINA, Üye ...'ın karşı oyu ve oyçokluğuyla,
2- "Suç işlemek için teşkil edilmiş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde uyuşturucu madde ticareti yapma" suçundan verilen mahkûmiyet hükmünün incelenmesi:
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı anlaşıldığından; yerinde görülmeyen diğer itirazların reddine, ancak;
a) Suç konusu 112.082 gram eroinin miktarına bağlı olarak önemi ve değeri dikkate alınarak, TCK'nın 61. maddesindeki ölçütler ve 3. maddesindeki orantılılık ilkesi gereğince temel hapis cezasının üst sınırdan veya üst sınıra yakın olarak belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
b) "Suç işlemek amacıyla kurulmuş olan örgüte üye olma" suçuyla ilgili bozma nedenine ve atılı suçu diğer sanıklar tarafından oluşturulan örgütün faaliyeti çerçevesinde işlediğinin sabit olmamasına göre, koşulları bulunmadığı halde sanığın cezasının TCK‘nın 188. maddesinin 5. fıkrası uyarınca artırılması ve sanık hakkında aynı Kanun'un 58. maddesinin uygulanması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, resen de temyize tabi olan hükmün BOZULMASINA, 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesinin 1. fıkrası ve CMUK’nun 326. maddesinin 2. fıkrası uyarınca sonuç ceza yönünden sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, Üye ...'ın karşı oyu ve oyçokluğuyla,
D) Sanık ... hakkında:
1- "Suç işlemek amacıyla kurulmuş olan örgüte üye olma" suçundan verilen mahkûmiyet hükmünün incelenmesi:
Sanığın, diğer sanıklar ..., ... ve ... tarafından oluşturulan örgüte üye olduğuna ilişkin kuşkuyu aşan kesin ve yeterli delil bulunmadığı gözetilmeden, sanık hakkında bu suçtan beraat yerine mahkûmiyet hükmü kurulması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, hükmün BOZULMASINA, Üye ...'ın karşı oyu ve oyçokluğuyla,
2- "Suç işlemek için teşkil edilmiş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde uyuşturucu madde ticareti yapma" suçundan verilen mahkûmiyet hükmünün incelenmesi:
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı anlaşıldığından; yerinde görülmeyen diğer itirazların reddine, ancak;
a) Suç konusu 112.082 gram eroinin miktarına bağlı olarak önemi ve değeri dikkate alınarak, TCK'nın 61. maddesindeki ölçütler ve 3. maddesindeki orantılılık ilkesi gereğince temel hapis cezasının üst sınıra yakın olarak belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
b) "Suç işlemek amacıyla kurulmuş olan örgüte üye olma" suçuyla ilgili bozma nedenine ve atılı suçu diğer sanıklar tarafından oluşturulan örgütün faaliyeti çerçevesinde işlediğinin sabit olmamasına göre, koşulları bulunmadığı halde sanığın cezasının TCK‘nın 188. maddesinin 5. fıkrası uyarınca artırılması ve sanık hakkında aynı Kanun'un 58. maddesinin uygulanması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, hükmün BOZULMASINA, 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesinin 1. fıkrası ve CMUK’nın 326. maddesinin 2. fıkrası uyarınca sonuç ceza yönünden sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, Üye ...'ın karşı oyu ve oyçokluğuyla,
E) Sanık ... hakkında:
1- "Suç işlemek amacıyla kurulmuş olan örgüte üye olma" suçundan verilen mahkûmiyet hükmünün incelenmesi:
Yargılama sürecindeki işlemlerin yasaya uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, oybirliğiyle,
2- "Suç işlemek için teşkil edilmiş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde zincirleme olarak uyuşturucu madde ticareti yapma" suçundan verilen mahkûmiyet hükmünün incelenmesi:
Zincirleme suç kapsamındaki suçlardan miktar olarak daha fazla olan 30.04.2008 tarihli suçun maddi konusunu oluşturan 112.082 gram eroinin miktarına bağlı olarak önemi ve değeri dikkate alınarak, TCK'nın 61. maddesindeki ölçütler ve 3. maddesindeki orantılılık ilkesi gereğince temel hapis cezasının üst sınırdan veya üst sınıra yakın olarak belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni sayılmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin yasaya uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eylemlere uyan suç tipi ile eleştiri dışında yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazları ile sanık müdafiinin duruşmadaki sözlü savunmasının reddiyle, resen de temyize tabi olan hükmün ONANMASINA, oybirliğiyle,
F) Sanık ... hakkında;
1- "Suç işlemek amacıyla kurulmuş olan örgüte üye olma" suçundan verilen mahkûmiyet hükmünün incelenmesi:
Sanığın, diğer sanıklar ..., ... ve ... tarafından oluşturulan örgüte üye olduğuna ilişkin, kuşkuyu aşan kesin ve yeterli delil bulunmadığı gözetilmeden, sanık hakkında bu suçtan beraat yerine mahkûmiyet hükmü kurulması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, hükmün BOZULMASINA, Üye ...'ın karşı oyu ve oyçokluğuyla,
2- "Suç işlemek için teşkil edilmiş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde uyuşturucu madde ticareti yapma" suçundan verilen mahkûmiyet hükmünün incelenmesi:
1- 16.09.2008 tarihinde sanığın yakalandığı .... adresinde bulunan işyerinde ele geçirilen ve emanete alınan pres makinası, kalıplar ve kurşun saç levhalar üzerinde uyuşturucu madde kalıntısı veya bulaşığı olup olmadığı konusunda Adli Tıp Kurumu'ndan veya uzman bir kurum ya da kuruluştan rapor alınarak, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ile hüküm kurulması,
2- Kabule göre; "suç işlemek amacıyla kurulmuş olan örgüte üye olma" suçuyla ilgili bozma nedenine ve atılı suçu diğer sanıklar tarafından oluşturulan örgütün faaliyeti çerçevesinde işlediğinin sabit olmamasına göre, koşulları bulunmadığı halde sanığın cezasının TCK‘nın 188. maddesinin 5. fıkrası uyarınca artırılması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, hükmün BOZULMASINA, Üye ...'ın karşı oyu ve oyçokluğuyla,
G) Sanık ... hakkında "suç işlemek için teşkil edilmiş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde uyuşturucu madde ticareti yapma" suçundan verilen mahkûmiyet hükmünün incelenmesi:
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı anlaşıldığından; yerinde görülmeyen diğer itirazların reddine, ancak;
1- Suç konusu 73.703 gram eroinin miktarına bağlı olarak önemi ve değeri dikkate alınarak, TCK'nın 61. maddesindeki ölçütler ve 3. maddesindeki orantılılık ilkesi gereğince temel hapis cezasının üst sınırdan veya üst sınıra yakın olarak belirlenmesi gerektiğinin dikkate alınmaması,
2- Atılı suçu diğer sanıklar tarafından oluşturulan örgütün faaliyeti çerçevesinde işlediğinin sabit olmadığı gözetilmeden, sanığın cezasının TCK‘nın 188. maddesinin 5. fıkrası uyarınca artırılması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, hükmün BOZULMASINA, 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesinin 1. fıkrası ve CMUK’nın 326. maddesinin 2. fıkrası uyarınca sonuç ceza yönünden sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, üye ...'ın karşı oyu ve oyçokluğuyla,
H) Sanık ... hakkında:
1- "Suç işlemek amacıyla kurulmuş olan örgüte üye olma" suçundan verilen mahkûmiyet hükmünün incelenmesi:
Sanığın, diğer sanıklar ..., ... ve ... tarafından oluşturulan örgüte üye olduğuna ilişkin kuşkuyu aşan kesin ve yeterli delil bulunmadığı gözetilmeden, sanık hakkında bu suçtan beraat yerine mahkûmiyet hükmü kurulması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, hükmün BOZULMASINA, Üye ...'ın karşı oyu ve oyçokluğuyla,
2- "Suç işlemek için teşkil edilmiş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde uyuşturucu madde ticareti yapma" suçundan verilen mahkûmiyet hükmünün incelenmesi:
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı anlaşıldığından; yerinde görülmeyen diğer itirazların reddine, ancak;
a) Suç konusu 112.082 gram eroinin miktarına bağlı olarak önemi ve değeri dikkate alınarak, TCK'nın 61. maddesindeki ölçütler ve 3. maddesindeki orantılılık ilkesi gereğince temel hapis cezasının üst sınırdan veya üst sınıra yakın olarak belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
b) "Suç işlemek amacıyla kurulmuş olan örgüte üye olma" suçuyla ilgili bozma nedenine ve atılı suçu diğer sanıklar tarafından oluşturulan örgütün faaliyeti çerçevesinde işlediğinin sabit olmamasına göre, koşulları bulunmadığı halde sanığın cezasının TCK‘nın 188. maddesinin 5. fıkrası uyarınca artırılması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları ile duruşmadaki sözlü savunması bu nedenle yerinde olduğundan, hükmün BOZULMASINA, 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesinin 1. fıkrası ve CMUK’nın 326. maddesinin 2. fıkrası uyarınca sonuç ceza yönünden sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, Üye ...'ın karşı oyu ve oyçokluğuyla,
25.09.2014 tarihinde karar verildi.
TEFHİM TUTANAĞI : 25.09.2014 tarihinde saat: 09.30'da verilen bu karar Yargıtay Cumhuriyet savcısı ...'nin katılımıyla ve duruşmada savunmasını yapmış bulunan sanık ... müdafileri Avukat ... İlhan ve Avukat ... , sanık ... müdafii ....'ın yüzlerine karşı, sanık ... müdafii Avukat Dr. ... ve Sanık ... müdafii Avukat ...'in yokluklarında 25.09.2014 tarihinde yöntemine uygun biçimde, açık olarak okunup anlatıldı.
KARŞI OY GEREKÇESİ
(Sanıklar ... ve ...'ın salıverilmeleri gerektiğine ilişkin)
1- Avrupa İnsan Haklarını ve Temel Hürriyetleri Koruma Sözleşmesi (AİHS)'nin başlangıç bölümü ve 53. maddesi hükümlerine göre;
a) AİHS insan haklarını ve temel özgürlükleri asgari ölçüde koruyan bir sözleşmedir. Zamanla koruma sınırlarının genişletilmesi amaçlanmıştır.
b) AİHS'ye taraf olan devletler, iç hukuklarında insan haklarını ve temel özgürlükleri daha fazla koruyacak düzenlemeler yapabilirler veya bu konuda başka bir sözleşmeyi kabul edebilirler. AİHS'nin hiçbir hükmü, bu nitelikteki düzenlemelere aykırı düşecek şekilde yorumlanamaz. Başka bir anlatımla, AİHS'ye taraf olan devletlerin, iç hukuklarında veya kabul ettikleri başka bir sözleşmede yer alan insan haklarını ve temel özgürlükleri daha fazla koruyan hükümlerin, AİHS'ye aykırılığı ileri sürülemez.
2- AİHS'nin 5. maddesine göre, tutuklu bulunan herkesin, makûl bir süre içinde serbest bırakılmaya hakkı vardır. Tutukluluk, makûl süreden fazla olamaz.
3- Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, AİHS'nin 5. maddesindeki tutuklulukta geçecek “makûl süre” kavramını yorumlarken, bu sürenin ilk derece mahkemesinin mahkûmiyet hükmünden sonraki aşamayı kapsamadığını kabul etmiştir. Ancak AİHS'nin başlangıç bölümü ile 53. maddesine göre, sözleşmeye taraf olan devletler kendi yasalarında sanığın özgürlüğünü daha fazla koruyucu hükümlere yer verebilirler. Bu nitelikteki hükümlerin AİHS'ye aykırılığı ileri sürülemez.
4- CMK'nın 2, 102 ve 104. maddeleri ile CGTİHK'nın 4. maddesine göre;
a) İddianamenin kabulünden, hükmün kesinleşmesine kadar geçen evre, kovuşturma evresidir.
b) Suç şüphesi altında bulunan kişinin, iddianamenin kabulünden, hükmün kesinleşmesine kadar geçen evredeki sıfatı sanıktır.
c) Sanığın, hakkındaki mahkûmiyet hükmünün kesinleşmesinden, hükmün infaz edildiği tarihe kadar geçen evredeki sıfatı ise hükümlüdür.
d) CMK'nın 102. maddesinde düzenlenen azami tutukluluk sürelerine, hükmün kesinleşmesine kadar geçen süreler de dahildir.
5- Diğer yandan, aynı dava içinde birden fazla suç nedeniyle tutuklama kararı verilmiş olması durumunda da, tutuklamayla ilgili azami süre bir kez uygulanır. (Anayasa Mahkemesi'nin 21.11.2013 tarihli 2012/1303 Bireysel Numaralı, 02.07.2013 tarihli 2012/1137 Bireysel Numaralı ve 03.04.2014 tarihli 2013/2056 Bireysel Numaralı kararları da bu doğrultudadır)
6- Somut olayda, sanık ... 16.09.2008 tarihinden, sanık ... ise 24.04.2009 tarihinden beri tutukludur. Tutukluluk için öngörülen azami 5 yıllık süre her her iki sanık yönünden çoktan aşılmıştır.
7- Azami tutukluluk süreleri dolmuş olduğundan;
a) Sanık ...'ın “suç işlemek için teşkil edilmiş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde uyuşturucu madde ticareti yapma” suçundan,
b) Sanık ...'in ise, “suç işlemek amacıyla kurulmuş olan örgüte üye olma”
ve “suç işlemek için teşkil edilmiş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde uyuşturucu madde ticareti yapma” suçlarından
Salıverilmeleri gerektiği kanısını taşıdığımızdan, çoğunluğun aksi görüşüne katılmıyoruz. 25.09.2014
KARŞI OY GEREKÇESİ;
(Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında)
Bozma kararında tespit edilen hukuka aykırılıklar bozmayı gerektirmez. Bu hususlar, eleştiri konusu yapıldıktan sonra Mahkemece verilen mahkûmiyet hükümlerinin onanması gerekir.
Bozma kararında, “a) TCK'nın 61. maddesindeki ölçütler ve 3. maddesindeki orantılılık ilkesi gereğince temel hapis cezasının üst sınırdan veya üst sınıra yakın olarak belirlenmesi gerektiği halde eksik ceza verilmesi, b) TCK'nın 43. maddesiyle cezanın artırılması, c) TCK'nın 188/5. maddesinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayini” hususları belirtilmiştir.
Somut olayda; yakalanan eroin miktarı, suç tarihleri ve sanıkların suçlara iştiraki konularında çoğunlukla aramızda herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır. 30.04.2008 tarihli suça sanık ... hariç tüm sanıkların iştirak ettiği, 30.06.2008 tarihli suça sanıklar ... (hakkında dava açılmamış olsa bile her zaman dava açılabileceği), ... ve ...'ın iştirak ettiği, 16.09.2008 tarihli suça sanıklar ..., ... ve ...'ın iştirak ettiği sabit olup, 1.olayda 112 kilo eroin, 2.olayda 31 kilo eroin, 3.olayda 73 kilo eroin ele geçirilmiştir.
Diğer uyuşturucu maddelerden farklı olarak eroinin tek kullanımlık doz miktarının 0,02 gram olduğu ve ikinci kullanımdan sonra bağımlılık yaptığı, yüzde bir ihtimalle bile tedavi olanağının bulunmadığı da bilimsel bir gerçektir. Matematiksel olarak; 112 kilo eroinden, 5,5 milyon doz, 31 kilo eroinden 1,5 milyon doz, 73 kilo eroinden 3,5 milyon doz elde edileceği, dolayısıyla bu suçlara katılan sanıkların belirtilen doz sayılarındaki insanlara eroin kullanmaları için ortam hazırladıkları gözden uzak tutulmamalıdır. Bir kişinin 1 yıllık eroin kullanım miktarı en fazla 36 gramdır. Yine, 112 kilo 3.000 kişinin, 31 kilo 840 kişinin, 73 kilo 2.000 kişinin 1 yıllık eroin tüketim miktarı olduğu esas alınsa bile, bu miktarların ne kadar vahim olduğu ortadadır.
TEMEL CEZANIN BELİRLENMESİNDE; Türkiye genelinde yakalanan uyuşturucuların ortalama gram ağırlıkları esas alınarak yapılan değerlendirmeler sonucunda, Dairemizin yerleşmiş uygulamalarına göre; suç konusu eroin 1 kilo ise 6- 9 yıl aralığında, 5 kilo ise 7-11 yıl aralığında, 15 kilo olması durumunda ise 11-15 yıl aralığında hapis cezası verilmesi gerektiği konusunda fikir birliği vardır. Yani, 15 kilo eroin için mahalli mahkemece üst sınırdan verilen 15 yıl hapis cezalarının onandığı dikkate alındığında; somut olayda işlenen suçların ağırlığına göre adil ceza verilmesi ve ülkemizde uygulama birliğinin sağlanması açısından sanıklara da üst sınırdan ceza verilmesinin hakkaniyete uygun olacağı açıkça ortadadır.
Şu iki nokta dikkate alındığında, onama kararı verilmesi gerektiği anlaşılacaktır.
1- Yakalanan eroin miktarına göre, temel cezanın, üst sınırdan tayini gerekmektedir. Bozma kararında, değinilen “üst sınıra yakın” ifadesine katılmıyorum. Zira, Dairemizin 2013/4817 (31 kilo eroin), 2013/5712 (53 kilo eroin), 2013/8850 (18 kilo eroin) sayılı emsal kararlarında da belirtildiği üzere, “temel cezanın üst sınırdan belirlenmemesi suretiyle eksik ceza verildiği” eleştirisi yapılmak suretiyle mahkûmiyet kararları onanmıştır.
2- Örgüt lideri sanık ... hakkında, TCK'nın 220/5. maddesinin açık hükmüne göre TCK'nın 43. maddesinin uygulanması doğrudur, soruşturulacak bir eksiklik bulunmamaktadır.
SONUÇ İTİBARİYLE; TCK'nın 188/3. maddesi uyarınca üst sınırdan 15 yıl hapis cezası verilmesi gerektiği halde, eksik ceza verilmesi hususu eleştirilmek suretiyle onama kararı verilmelidir. Çünkü, temel ceza olarak; sanık ...'a 10 yıl, sanık ...'e 9 yıl, sanık ...'ya 8 yıl, sanıklar ..., ..., ... ve ...'na 6 yıl hapis cezası verilmiştir. Bu sanıklara üst sınırdan ceza verilmesi gerektiği gözetildiği takdirde; bozma kararında uygulanması istenen TCK'nın ilgili maddelerine göre alacakları sonuç cezalar aşağıda gösterilmiştir. (Sanık ... için, eksik soruşturma konusu yapılan 192. madde uygulansa bile yine eksik ceza verildiği görülmektedir.)
SANIKLAR Hükmolunan maddeler ve sonuç ceza Bozmaya göre verilecek son ceza
1-... 188/3-4-5,43,62 22 yıl 12 ay 188/3-4-5, 43,62 36 yıl 18 ay
2-... 188/3-4-5,43,62 22 yıl 6 ay 188/3-4-5,43,192,62 24 yıl 12 ay
3-... 188/3-4-5,62 15 yıl 188/3-4,62 18 yıl 9 ay
4-... 188/3-4-5,39,62 5 yıl 7 ay 188/3-4,39,62 9 yıl 4,5 ay
5-... 188/3-4-5,39,62 5 yıl 7 ay 188/3-4,39,62 9 yıl 4,5 ay
6-... 188/3-4-5,62 11 yıl 3 ay 188/3-4,62 18 yıl 9 ay
7-... 188/3-4-5,62 11 yıl 3 ay 188/3-4,62 18 yıl 9 ay
Dolayısıyla, sanıklara mahkemece verilen sonuç cezalara göre eksik ceza verildiği vurgulanmak suretiyle eleştiri yapılmalı ve TCK'nın 188/5. maddesi uygulamasının hükümden çıkarılması suretiyle düzeltilerek onama kararı verilmesi gerektiği düşüncesindeyim. 25.09.2014
Full & Egal Universal Law Academy