Mahkeme :OSMANİYE 1. Ağır Ceza Mahkemesi
Karar Tarihi- Numarası :20/12/2012 – 2011/238 esas ve 2012/301 karar
Suç : Uyuşturucu madde ticareti yapma
Hükümler : a) Sanık ... hakkında; değişen suç vasfına göre kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına,
b) Sanık ... hakkında; beraat
c) Diğer sanıklar hakkında; mahkûmiyet
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :
A) Sanık ... hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin karara yönelik kanun yolu isteğinin incelenmesi:
Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alma, kabul etme veya bulundurma suçundan dolayı, 5237 sayılı TCK'nın 191. maddesinin 2. fıkrası gereğince verilen “tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına” ilişkin kararlar, sözü edilen fıkraya 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile eklenen son cümleye göre, durma kararı niteliğinde olup itiraz kanun yoluna tabi olması nedeniyle, itirazla ilgili gerekli kararın yetkili ve görevli itiraz merciince verilmesi için, dosyanın incelenmeksizin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na İADESİNE,
B) Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan mahkûmiyet hükümlerine yönelik temyiz isteklerinin incelenmesi:
Hükümlerin temyiz edilmelerinden sonra;
a) Sanık ...'ın, tutuklu bulunduğu ceza infaz kurumundan gönderdiği 16.08.2013, 11.11.2013, 19.12.2013, 16.01.2014, 03.03.2014, 04.04.2014, 06.06.2014, 04.07.2014, 05.09.2014, 21.09.2014, 08.10.2014, 10.10.2014, 17.10.2014 ve 31.10.2014 tarihli dilekçelerindeki “dosyanın onaylanması” istekleri ve 16.07.2014 tarihinde ceza infaz kurumunca alınan beyanıyla,
b) Sanık ... müdafiinin, 22.02.2013 tarihli “temyiz isteğinden vazgeçtiklerine” ilişkin dilekçesiyle,
c) Sanık ...'in, tutuklu bulunduğu ceza infaz kurumundan gönderdiği 04.03.2014, 12.03.2014 ve 14.04.2014 tarihli dilekçelerindeki “dosyanın onaylanması” istekleri ve 30.04.2014 tarihinde ceza infaz kurumunca alınan beyanıyla,
d) Sanık ...'un, tutuklu bulunduğu ceza infaz kurumundan gönderdiği 05.12.2013, 16.01.2014 ve 04.08.2014 tarihli dilekçelerindeki “dosyanın onaylanması” isteklerinin temyiz isteğinden vazgeçme niteliğinde olması nedeniyle,
e) Sanık ...'in, tutuklu bulunduğu ceza infaz kurumundan gönderdiği 08.02.2013 tarihli dilekçesindeki “cezasının onaylanması” istekleri ve sanık müdafiinin 04.03.2013 tarihli “temyiz isteğinden vazgeçtiklerine” ilişkin dilekçesiyle,
f) Sanık ... müdafiinin, 22.03.2013 tarihli “temyiz isteğinden vazgeçtiklerine” ilişkin dilekçesiyle,
g) Sanık ...'nin, tutuklu bulunduğu ceza infaz kurumundan gönderdiği 21.12.2012 ve 20.02.2013 tarihli dilekçelerindeki “dosyanın onaylanması” istekleri ve sanık müdafiinin 22.03.2013 tarihli “temyiz isteğinden vazgeçtiklerine” ilişkin dilekçesiyle,
Temyiz isteklerinden vazgeçtikleri anlaşıldığından; hükümlerin İNCELENMESİNE YER OLMADIĞINA,
C) Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan mahkûmiyet hükümlerinin incelenmesi:
Sanık ... müdafiinin, temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğinin, hükmedilen hapis cezasının süresine göre, 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 8/1, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 318 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 299. maddeleri uyarınca reddine karar verilerek, duruşmasız olarak inceleme yapılmıştır.
Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu birden fazla işlediği anlaşılan sanık ... hakkında hükmolunan cezanın, 5237 sayılı TCK'nın 43/1. maddesi uyarınca artırılması gerektiğinin gözetilmemesi, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç tipi ile sanık ... hakkındaki hükümle ilgili eleştiri dışında yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; sanık ... ve müdafii ile sanıklar ..., ..., ..., ... müdafileri ve sanıklar ..., ..., ... ile ...'ın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA,
D) Sanık ... hakkındaki beraat hükmünün avukatlık ücreti yönünden incelenmesi:
1136 sayılı Kanun’un 168. ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13. maddesinin 5. fıkrası uyarınca, beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık lehine maktu avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan hükmün CMUK'nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA; ancak; bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun‘un 322. maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; sanık hakkındaki beraat kararına ilişkin hüküm fıkrasının sonuna “Sanığın kendisini vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre 2.400 TL vekalet ücretinin hazineden alınarak sanık ...'a verilmesine” ibaresinin eklenmesi suretiyle, hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
E) Sanık ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün incelenmesi :
Sanığın savunması ile müdafiinin beyanları ve temyiz dilekçesinde sanığın şizofreni hastası olduğunu, bu hususta araştırma yapılmadığını belirtmesi, sanık müdafii tarafından dosyaya ibraz edilen, Osmaniye Devlet Hastanesi Başhekimliği tarafından düzenlenen 25.11.2009 muayene tarihli ve 12815-09 protokol defter numaralı raporda, sanığa “F28-organik olmayan psikotik bozukluklar, diğer; Şizofreni, Şizoaffektif Bozukluk, Sanırsal Bozukluk, Atipik Psikoz, Şizofreniform Bozukluk, Bipolar Mizac Bozukluğu” tanısı konulduğunun anlaşılması karşısında, TCK'nın 32. maddesi gereğince sanığın suç tarihinde işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayıp algılamadığı veya bu fiille ilgili davranışlarını yönlendirme yeteneğinin önemli derecede azalıp azalmadığı, yüklenen suç yönünden cezai ehliyetinin bulunup bulunmadığı araştırılıp, hukuki durumunun buna göre yeniden değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeyerek, eksik araştırma ile hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde olduğundan, diğer yönleri incelenmeksizin hükmün BOZULMASINA,
17/11/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.