Mahkeme : İSTANBUL 11. Ağır Ceza Mahkemesi
Karar Tarihi- Numarası : 23.11.2012 - 2010/258 esas ve 2012/353 karar
Suç : a) Suç işlemek için kurulan örgüt faaliyeti çerçevesinde
uyuşturucu madde ticareti yapma
Hükümler : 1) Mahkûmiyet: (Uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan
Temyiz incelemesi, müdafiinin isteği üzerine sanık ... hakkında duruşmalı, hükmolunan cezanın süresine göre, 5320 sayılı Kanun'un 8/1, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 318. ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 299. maddeleri uyarınca müdafiinin duruşma isteğinin reddine karar verilerek sanık ... .... ve duruşma isteğinde bulunmayan diğer sanıklar hakkında duruşmasız olarak yapıldı.
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :
.... plakalı aracın müsaderesine ilişkin gerekçeli kararın kayıt malikine tebliğ
edilmediği anlaşıldığından, bu aracın müsaderesine ilişkin hüküm inceleme dışında tutulmuştur.
A) Sanıklar ..., ... ve ..... .... hakkında "suç işlemek için kurulan örgüte üye olma" suçundan; sanık ... hakkında ise "uyuşturucu madde ticareti yapma" suçundan verilen beraat hükümlerinin incelenmesi:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA, oybirliğiyle,
B) Sanıklar ..., ... ve ... hakkında "uyuşturucu madde ticareti yapma" suçundan verilen mahkûmiyet hükümlerinin incelenmesi:
Yargılama sürecindeki işlemlerin yasaya uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; sanıkların yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA, sanıklar ...., .... ve ....yönünden Üye ... ve Üye ...'ın ek gerekçeleri ve oybirliğiyle; hükmolunan hapis cezasının miktarı ile tutuklama tarihine göre sanık ... hakkındaki salıverme isteğinin reddine, oybirliğiyle,
C) Sanık ... hakkında "uyuşturucu madde ticareti yapma" suçundan verilen mahkûmiyet hükmünün incelenmesi:
Yargılama sürecindeki işlemlerin yasaya uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipi ile aşağıda belirtilen dışında yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Diğer sanık ...'un kimliği ve adresi ile suçla ilgisini açıklayarak, bu sanığın suçunun ortaya çıkmasına ve yakalanmasına yardım eden sanık hakkında etkin pişmanlıkla ilgili TCK'nın 192. maddesinin 3. fıkrasının uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı, sanık ve müdafinin temyiz itirazları ile sanık müdafiinin duruşmadaki sözlü savunması bu nedenle yerinde olduğundan, hükmün BOZULMASINA, Üye ... ve Üye ...'ın ek gerekçesi ve oybirliğiyle,
D) Sanık ... .... hakkında "uyuşturucu madde ticareti yapma" suçundan verilen mahkûmiyet hükmünün incelenmesi:
Yargılama sürecindeki işlemlerin yasaya uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipi ile aşağıda belirtilenler dışında yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Suç konusu 14208 gram eroinin miktarına bağlı olarak önemi ve değeri ile TCK'nın 61. maddesindeki ölçütler ve 3. maddesindeki orantılılık ilkesi gereğince, temel cezaların alt sınır daha fazla aşılarak belirlenmesi gerekirken, 7 yıl hapis ve 700 gün adli para cezası olarak eksik tayin edilmesi,
2- Sanığın, suçu tanımlayan TCK'nın 188. maddesinin 3. fıkrasında seçimlik olarak sayılan hareketlerden herhangi birini gerçekleştirdiğine, bu bağlamda suç konusu uyuşturucu maddenin temini, yüklenmesi, paketlenmesi, taşınması gibi bir fiile katıldığına ya da uyuşturucu maddeye ortak olduğuna ilişkin kuşkuyu aşan delil bulunmadığı; sabit olan fiilinin hakkındaki kamu davası ayrılan sanık ... ... .... tarafından uyuşturucu madde alımı için gönderilen parayı diğer sanık ...'a teslim etmek ve Mehmet ... ile .... arasında telefon irtibatını sağlamaktan ibaret olduğu, böylece suçun işlenmesine yardım etttiği dikkate alınarak, sanık hakkında TCK'nın 39. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, hükmün BOZULMASINA, CMUK'nın 326. maddesinin son fıkrası uyarınca sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, oybirliğiyle;
13.11.2014 tarihinde karar verildi.
TEFHİM TUTANAĞI: 13.11.2014 tarihinde saat:14.00'de verilen bu karar Yargıtay Cumhuriyet savcısı Akın Çakın'ın katılımıyla ve duruşmada savunmasını yapmış bulunan sanık ... müdafii Avukat ...'nın yokluğunda 13.11.2014 tarihinde yöntemine uygun biçimde, açık olarak okunup anlatıldı.
(Ek Ger.) (Ek Ger.)
EK GEREKÇE
(Sanıklar ...., ...., ....ve Adnan hakkında)
Sanıklara hükmolunan temel cezanın, yakalanan 14.208 gram eroinin miktarına göre üst sınır veya üst sınıra yakın olarak tayini gerekmektedir. Zira, Dairemizin emsal uygulamalarına göre; 2013/8850 (18 kilo eroin), 2013/4817 (31 kilo eroin), 2013/5712 (53 kilo eroin) sayılı kararlarında; “Temel cezanın üst sınırdan belirlenmemesi suretiyle eksik ceza tayini” eleştirisi yapılmak suretiyle mahkûmiyet kararları onanmıştır.
YARGITAY'IN KURULUŞ AMACI VE GÖREVİ, yasaların Türkiye genelinde hukuka uygun olarak uygulanıp uygulanmadığını denetlemek, içtihatları ile ülkede yasaların ve hukuk kurallarının uygulanmasındaki birliği sağlamak, eşitlik ilkesini gerçekleştirmektir. Bu işlevin yerine getirilmemesi, hukuk kurallarının Türkiye genelinde farklı uygulanmasına yol açar ki, bu durum, eşitlik ilkesine, hak ve adalet duygusuna da uygun değildir. Aynı eylem nedeniyle değişik mahkemelerde yargılanan sanıklara farklı cezalar verilmesi, Anayasanın 10. ve TCK'nın 3. maddelerinde yer alan eşitlik ilkesine aykırı olduğu gibi, hukuk devleti ilkesi ile de bağdaşmamaktadır, ayrıca hak ve adalet duygusunu da inciteceğinde kuşku yoktur. Aynı hukuki durumda bulunanlardan “bir kısmına aynı hakkın tanınması bir kısmına ise tanınmaması”, hiçbir şekilde kabul edilemez.
Ceza tayini sırasında, sanığın lehine yanılgılı uygulama yapılması durumunda izlenecek yöntem; Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 14.06.2011 tarih ve 48-128 sayılı kararında açıklanmıştır. CMUK'nın 320. maddesinde; Yargıtay’ca yapılacak temyiz incelemesinde, hükmü etkileyecek derecede yasaya aykırılıkların saptanması halinde, bu konuda istem olmasa dahi bu hususun inceleneceği, aynı Yasanın 326. maddesinin son fıkrasında ise; hükmün sanık lehine temyiz edilmesi halinde, yeniden verilen hükümde, evvelki hükümle tayin edilmiş cezadan daha ağır bir cezaya hükmolunamayacağı belirtilmiştir. Bu itibarla, sanığa verilecek temel cezada artırma yapılması gerekiyorsa; bu kural gereği olarak her iki hükümdeki verilen sonuç cezalar karşılaştırılacak, yenisi eskisinden daha ağır olmayacaktır.
TEMEL CEZANIN BELİRLENMESİNDE; suç konusu uyuşturucunun gram ağırlığı esas alınarak Dairemizin yerleşmiş uygulamalarına göre, yakalanan eroin 40 gram ise 5-6 yıl, 800 gram-2 kilo ise 7- 8 yıl hapis, 2-6 kilo ise 8-10 yıl hapis, 6-15 KİLO İSE 11-13 YIL, 15 kilodan fazla olması durumunda ise 13-15 yıl aralığında hapis cezası verilmesi gerekmektedir. Yani, suç konusunun 15 kilo eroin olması durumunda, mahalli mahkemelerce üst sınırdan verilen 15 yıl hapis cezalarının onandığı dikkate alındığında; somut olayda ele geçen eroin miktarı ile işlenen suçun ağırlığına göre, ülkemizde uygulama birliğinin sağlanması ve adil ceza verilmesi açısından sanıklara da üst sınırdan ceza verilmesi gerektiğinin kabulü gerekmektedir.
Diğer uyuşturucu maddelerden farklı olarak eroinin tek kullanımlık doz miktarının 0,02 gram olduğu ve ikinci kullanımdan sonra bağımlılık yaptığı, yüzde bir ihtimalle bile tedavi olanağının bulunmadığı da bilimsel bir gerçektir. Matematiksel olarak; 14.208 gram 710 bin doz elde edileceği, dolayısıyla bu suçlara katılan sanıkların belirtilen doz sayılarındaki insanlara eroin kullanmaları için ortam hazırladıkları gözden uzak tutulmamalıdır. Bir kişinin 1 yıllık eroin kullanım miktarı en fazla 36 gramdır. Yine, suça konu eroin 395 kişinin 1 yıllık eroin tüketim miktarı olduğu dikkate alındığında bu miktarların ne kadar vahim olduğu ortadadır.
SONUÇ İTİBARİYLE; sanıkların eylemleri nedeniyle TCK'nın 188/3. maddesi uyarınca temel cezanın, üst sınıra yakın olarak en az 14 yıl hapis cezası olarak verilmesi gerektiği halde, sanık ...'a 10 yıl diğer sanıklara ise 9 yıl olarak eksik ceza verilmiş olması hususu;
1- Sanıklar ...., .... ve ....hakkında; verilen mahkûmiyet kararlarına yönelik karşı temyiz olmaması nedeniyle, eleştiri konusu yapılmalıdır.
2- TCK'nın 192. maddesinin uygulanması ile ilgili lehine bozma kararı verilen sanık ... hakkında ise; temel cezanın eksik tayin edilmesi durumu da aleyhe bozma nedeni olarak belirtilmeli ve CMUK'nın 326. maddesi uyarınca kazanılmış hakkın saklı tutulmasına karar verilmelidir.
Dolayısıyla, Dairemizin istikrarlı uygulamaları doğrultusunda temel cezanın eksik belirlenmesi ile ilgili bu durumun belirtilmesi gerektiği düşüncesindeyiz. 13.11.2014
Full & Egal Universal Law Academy