Mahkeme : DİYARBAKIR (KAPATILAN) 10. Ağır Ceza Mahkemesi
Suçlar : a) Uyuşturucu madde ticareti yapma
b) Nitelikli hırsızlık
Hüküm : Mahkûmiyet
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :
Temyiz incelemesi, sanıkların müdafilerinin isteği üzerine duruşmalı olarak yapılmıştır.
A) Sanıklar hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan hükümlerin incelenmesi:
Suçun işleniş biçimi, suç konusu uyuşturucu ve uyarıcı maddelerin miktarına bağlı olarak önem ve değerine göre, sanıklar hakkında tayin edilen temel hapis cezasının alt sınır aşılarak tayin edilmesi yerinde ise de, TCK'nın 3/1. maddesindeki “orantılılık” ilkesi ile 61. maddesindeki ölçütlere aykırı olarak, temel hapis cezasının üst sınır veya üst sınıra yakın belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi karşı temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin yasaya uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipleri ile eleştiri dışında yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; sanıkların müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazları ile duruşmadaki sözlü savunmalarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA, hükmolunan hapis cezasının miktarı ve tutuklama tarihine göre sanıkların müdafilerinin salıverme isteklerinin reddine, oybirliğiyle,
B) Sanıklar hakkında nitelikli hırsızlık suçundan kurulan hükümlerin incelenmesi:
Yargılama sürecindeki işlemlerin yasaya uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipleri ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği
./..
anlaşıldığından; sanıkların müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA, hükmolunan hapis cezasının miktarı ve tutuklama tarihine göre sanıkların müdafilerinin salıverme isteklerinin reddine, nitelikli hırsızlık suçundan kurulan hükümler yönünden ve sanıkların salıverilmesi gerektiğine ilişkin Başkan vekili ... ve Üye ...'ün karşı oyları ve oyçokluğuyla,
12.03.2015 tarihinde karar verildi.
TEFHİM TUTANAĞI: 12.03.2015 tarihinde saat:14.30'da verilen bu karar Yargıtay Cumhuriyet savcısı Nazım Akbaba'nın katılımıyla ve duruşmada savunmasını yapmış bulunan sanık ... müdafii Avukat Ömer Hakan Baştımar ve sanıklar ... ve ... müdafii Avukat Hakan Kökver'in yüzlerine karşı 12.03.2015 tarihinde yöntemine uygun biçimde, açık olarak okunup anlatıldı.
KARŞI OY GEREKÇESİ
(Her iki sanık hakkında "nitelikli hırsızlık" suçundan kurulan hükümlerle ilgili)
A) TARTIŞMANIN KONUSU:
Adliye emanet eşya deposunda bulunan uyuşturucu maddeleri götürüp sattıkları kabul edilen sanıklar Burhan ve Mücahit hakkında hem "nitelikli hırsızlık" hem de "uyuşturucu madde ticareti yapma" suçlarından ayrı ayrı mahkûmiyet hükmü kurulması doğru mudur? Başka bir ifadeyle, sanıkların sadece daha ağır sonuç doğuran "uyuşturucu madde ticareti yapma" dışında, ayrıca "nitelikli hırsızlık" suçundan da cezalandırılmaları "fikri içtima" kuralına aykırı mıdır?
B) SANIKLAR HAKKINDAKİ İDDİA, KURULAN HÜKÜMLER VE DAİREMİZİN KARARI:
Özel bir şirketin adliyedeki temizlik işçisi olan sanıkların, adliye emanetinde bulunan uyuşturucu maddeyi (eroini) götürüp sattıkları ileri sürülerek, sanıklar hakkında hem TCK'nın 142. maddesinde tanımlanan "nitelikli hırsızlık" hem de 188. maddesinin 3. fıkrasında düzenlenen "uyuşturucu madde ticareti yapma" suçundan dava açılmıştır.
Yerel Mahkeme tarafından, fikri içtima kuralı tartışılmadan, sanıklar hakkında her iki suçtan ayrı ayrı mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.
Hükümler sanıkların müdafii tarafından temyiz edilmiştir.
Dairemiz tarafından, "uyuşturucu madde ticareti yapma" suçundan verilen hükümler oybirliğiyle; "nitelikli hırsızlık" suçundan verilen hükümler ise oyçokluğuyla onanmıştır.
./..
C) UYUŞTURUCU MADDE TİCARETİ YAPMA SUÇUNDAN CEZALANDIRILAN SANIKLARIN, AYRICA NİTELİKLİ HIRSIZLIK SUÇUNDAN DA CEZALANDIRILMALARININ FİKRİ İÇTİMA KURALINA AYKIRI OLUP OLMADIĞI:
1- Fikri içtima kuralı:
TCK'nın 44. maddesinde "fikri içtima" kuralı düzenlenmiş ve "işlediği bir fiil ile birden fazla farklı suçun oluşmasına sebebiyet veren kişi, bunlardan en ağır cezayı gerektiren suçtan dolayı cezalandırılır." denmiştir.
2- Fikri içtimanın koşulları:
a) Fiil tek olmalıdır.
Bir fiil birden çok hareketten meydana gelebilir. Hareketlerin çokluğu fiilin de çok olduğunu göstermez.
b) Tek olan fiil sonucu, birden fazla farklı suç oluşmalıdır.
c) Her suç yönünden kovuşturma koşulu gerçekleşmelidir.
d) Suçlardan her biri başlı başına cezalandırılabilir olmalıdır.
e) İhlâl edilen normlara ilişkin suçların yapıları (tipleri) farklı olmalıdır.
Bir suçun basit biçimi ile ağırlaşmış biçimi farklı yapıda değil, aynı yapıda sayılır. Bu durumda fikri içtima değil görünüşte içtima gerçekleşir; faile ağırlaşmış suça ilişkin norm özel norm olarak uygulanır.
f) İhlâl edilen normlar arasında görünüşte içtima durumu olmamalıdır.
Görünüşte içtima durumu varsa, buna ilişkin kurallar uygulanır.
3- Fikri içtima durumunda verilecek ceza:
Fikri içtima durumunda sanık, en ağır cezayı gerektiren suçtan dolayı cezalandırılır. Daha ağır cezayı gerektiren suç belirlenirken, soyut ceza değil, somut olayda suçu ve cezayı etkileyen tüm nedenlere göre hesaplanacak somut ceza esas alınır.
D) SANIKLARIN SOMUT OLAYDAKİ FİİLLERİ VE HUKUKÎ DURUMLARI:
1- Sanıkların fiili, adliye emanetindeki eşyayı (eroini) götürüp satmaktan ibarettir. Suçun maddi konusunun uyuşturucu madde olması ya da bu maddeyi bulunduğu yerden alıp götürmelerinden sonra satmaları fiilin çokluğunu göstermez. Bu durumda birden fazla hareketten oluşan tek fiil söz konusudur.
Sanıkların tek olan bu fiili TCK'nın 188. maddesinin 3. fıkrasında tanımlanan "uyuşturucu madde satma" ve 142. maddesinin 1. fıkrasında düzenlenen "nitelikli hırsızlık" olmak üzere iki ayrı suçu oluşturmakta; dolayısıyla TCK'nın iki ayrı hükmünü ihlal etmektedir. Bu nedenle somut olayda TCK'nın 44. maddesinde öngörülen "fikrî içtima" gerçekleşmiştir.
"Fikrî içtima" nedeniyle, sanıkların sadece daha ağır cezayı gerektiren "uyuşturucu madde ticareti yapma" suçundan cezalandırılmaları ile yetinilmesi gerekirken, ayrıca "nitelikli hırsızlık" suçundan da cezalandırılmaları yasaya aykırıdır.
E) SONUÇ:
Sanıklar hakkında "nitelikli hırsızlık" suçundan kurulan hükümlerin bozulması ve bu suç yönünden sanıkların salıverilmeleri gerektiği kanısını taşıdığımızdan, çoğunluğun onama görüşüne katılmıyoruz. 12.03.2015
Full & Egal Universal Law Academy